• 15 Mart 2012, Perşembe 9:57
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

EĞİTİM REFORMUNUN RANT BOYUTU
 Eğitim alanında yapılmak istenilen değişiklikler bir karmaşa yumağı mı yoksa bir reform mu? Televizyonlarda yapılan tartışmalara bakıldığında, yazılanlar okunduğunda işin içinden çıkmakta zorlanıyor insan…
Osmanlı'nın son dönemlerinde Maarif Nazırı'nın “ Şu okullar ve talebeler olmasa maarifi çok güzel idare edeceğim” dediğini söylerler. Bugünkü karmaşaya ve tartışmalara bakıldığında Milli Eğitim Bakanı'nın da aynı şeyleri düşünebileceği geliyor insanın aklına…
Hükümet samimi olduğunu öne sürüyor. Her şeyi ülkemizin geleceği olan çocuklarımız için yaptıklarını söylüyor.  Ancak satır aralarına sıkıştırılan bazı söylemler hükümetin niyetinden farklı anlamlar çıkarılmasına neden olabiliyor.
O söylemlerin ne olduğunu herkes bildiği için onlara girmiyoruz. 
Ancak eğitim sistemiyle bu kadar da oynanmaz ki! Bunun neresi “ Milli eğitim?” 
Eğitim reformu denilmesine rağmen gerçekte eğitimde bazı değişikliler yapılması olarak değerlendirebileceğimiz çalışmalara bakıldığında bazı maddeler hükümetin hiç de samimi olmadığını düşündürüyor.
Genelde tartışılan başlıkların dışında bu işin bir de rant boyutu var. Bu yönü hiç konuşulmuyor. 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 13. maddesine bakıldığında bu işin rant boyutu ortaya çıkıyor.
Bu maddeye göre, Fatih Projesi olarak tanıtılan okullara tablet bilgisayar ve akıllı tahta verilmesiyle ilgili alımlar kamu ihale yasası kapsamından çıkartılıyor. 
Yani; Milli Eğitim Bakanlığı okullar için alacağı akıllı tahtaları ve öğrencilere vereceği tablet bilgisayarları ihaleye çıkmadan satın almak istiyor. Bunun eğitim reformuyla ne alakası olabilir?
Bazı kaynaklar bu alım satımın 8 ila 9.5 Milyar TL arasında bir rakam olduğunu öne sürüyorlar. Devlet 8 ila 9.5 Milyar liralık alım yapacak ama bunun için ihale açılmayacak. 
Peki, nasıl olacak? Bu dev pastayı paylaşacak olan firmalar istedikleri fiyattan devlete satış yapacaklar. Belli ki birilerine rant sağlanacak.
Ve bu yöntemle mal almanın yolunu açmak için kanuna geçici bir madde konulacak. Bu da eğitim reformunun bir parçası olarak aynı paket içerisinde kanunlaşacak.
Şimdi samimi olalım, devlet alım yapacağı diğer malzemelerde ihaleye çıkacak ancak tablet bilgisayar alımında ihaleye gerek olmayacak. Öyleyse bu dev pastayı kimler paylaşacak? 
Diyelim ki böyle bir niyetiniz var; bunu neden bu kanunun eteğine yamama ihtiyacı duyuyorsunuz? Bugün tartışılan konuların arasında kimsenin dikkatini çekmeden bu maddeyi de geçiririz diye düşünmüş olmalısınız! 
Oysa bunun için de bir gecede bir maddelik kanun yapabilirsiniz!
Böyle her kanunu arkadan dolanarak geçirmeye çalıştığınız ortaya çıkınca muhalefet ve diğer karşı gruplar gerçekten iyi niyetle de getirdiğiniz önerilere kuşkuyla bakıyorlar ve ülkenin ihtiyacı olan uzlaşma ortamı bir türlü oluşmuyor.
Bizim uzlaşıya ihtiyacımız yok, sayısal üstünlüğümüzle istediğimiz her kanunu çıkarabiliriz diyorsanız o zaman da bu tartışma ortamını yaratmadan sayısal üstünlüğünüzle her şeyi halledin. 8 ila 9.5 milyarlık malzeme alımını da istediğiniz firmaya verin. 
İnsanların kafasını karıştırmanın kime ne yararı var?
Hem eğitim reformu gerçekleşmiş olur hem de bu projenin rantı istenilen ölçekte değerlendirilmiş olur. 
Bir de devletin başka alımlarında da kamu ihale yasası dışına çıkılmasının önü açılır.  
    

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık