• 14 Ağustos 2013, Çarşamba 9:41
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

DEVRİLME KORKUSU
 Türkiye terörden ve darbelerden çok çekti. Son yıllarda sıkça karşımıza çıkan her eylemi terör ve hükümeti devirmeye teşebbüs olarak algılaması bundan olmalı. 
Ancak kantarın topunu biraz fazla kaçırmıyor muyuz?
Nedir bu devrilme korkusu? Devrilmek o kadar kolay mı?
Devrilme korkusunu dayanakları güçlü olmayanların yaşayabileceğini düşünüyorum. Yoksa hükümet dayanaklarının o kadar güçlü olmadığını mı düşünüyor? Sizi ayakta tutan destekleriniz sağlamsa her devirmeye teşebbüs edene güler geçersiniz. 
Yüzde 50 nin üzerinde seçmen desteği olan bir hükümetin bazı münferit olaylarla devrilmesi mümkün mü? 
Yoksa hükümet bu desteği kaybettiğini ve bazı münferit olayların da katkısıyla devrilebileceğini mi düşünmeye başladı? 
Desteğiniz sağlamsa neden devrilesiniz ki!
Siyasi hayatını cumhurbaşkanı olarak noktalayan Sayın Demirel “ Sokaklar yürümekle aşınmaz “ dememiş miydi?
Geçen hafta hükümeti oluşturan Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in açıklamaları ülkede gündem oluşturdu.
Mehmet Ali Şahin'e göre Gezi Parkı eylemcileri müebbet hapis cezasına çarptırılmalıymış. Gerekçesi de “ Hükümet devirmeyi amaçlamak…”
Başkası dese güler geçersiniz ancak Mehmet Ali Şahin söyleyince bir durup düşünmek gerek. Mehmet Ali Şahin bir hukukçu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmiş. 
Siyasete girdikten sonra da önemli görevlerde bulunmuş. 29.08. 2007- 01. 05. 2009 tarihleri arasında adalet bakanlığı yapmış bir isim. Onun için Türkiye Mehmet Ali Şahin'in bu görüşünü ciddiye almış olmalı.
Ciddiye almış olmalı derken önümüzdeki günleri görmek gerek ancak ülkemizde sıradan olayların bile terör eylemi gibi değerlendirildiğini, sıradan suçların bile terör suçuymuş gibi mütalaa edildiğini biliyoruz. 
Çoğu konuda olduğu gibi bu anlamda da bir kavram kargaşası yaşanıyor ülkemizde. Neyin terör suçu olduğu neyin olmadığı konusunda onlarca yorum var. 
Neyin hükümet devirmeye teşebbüs olduğu neyin olmadığı konusunda da öyle.
Evet, yasalarımıza göre hükümeti devirmeye teşebbüs etmek müebbet hapis cezasını gerektiriyor ancak hangi eylemlerin hükümeti devirmeye teşebbüs olduğu kavramı çok net değil. 
Bunun üzerine bir de devrilme korkusu eklenince genişletin çemberi genişletebildiğiniz kadar.
Aslında yasalar bazı şeyleri korumaya yetmiyor. 
Yetmediğinden olacak ki sık sık değiştirme ihtiyacı duyuluyor. Mesela terörle mücadele için çıkartılan “ Özel Yetkili Mahkemeler” yasayı çıkaran, yasanın çıkartılması için meclis görüşmelerinde şiddetle savunan aynı siyasi parti tarafından kaldırıldı. 
Kendi yaptığı yasayı kendisi kaldıran bir siyasi yapı… Bugün önündeki yasalara göre Gezi Parkı eylemcilerini müebbet hapis istemiyle yargılamak isteyenler yarın bu düşüncelerinden vazgeçebilirler. 
Öyleyse devrilmemek için yasalara değil de farklı toplumsal değerlere dayanmak gerek. Devrilmeyi yasalarla önleyemezsiniz. Ayakta kalmayı sağlayan dengeleri ellemediğiniz sürece korkmayın devrilmezsiniz. 
Ne zaman o dengelerle oynamaya kalkarsınız, o zaman değil yasalar hiçbir şey devrilmenizin önüne geçemez. 
O dengelerde bir dengesizlik mi ortaya çıktı da aylar sonra böyle bir telaş baş gösterdi? 
 İnsan işte! Her şeyi düşünüyor.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık