• 30 Eylül 2014, Salı 9:45
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

DENİZİN SABRI MI TAŞTI?
 Bazıları ilk defa oluyormuş gibi telaşlandılar geçen hafta meydana gelen deniz taşkınıyla birlikte. Oysa bu Giresun'un sık sık yaşadığı felaketlerden en sonuncusuydu.
Öyle ki gazetelere, televizyonlara haber oldu Giresun'da denizin sahil yolunu kapatması. Boy boy fotoğraflar ve tekrar tekrar gösterilen görüntüler… Açıklamalar, demeçler, görüşler, eleştiriler, uyarılar, dilekler ve temenniler.
Konuşulanlar, yazılanlar ve diğerleri. Zaten hep böyle olmuştur. Gazete manşetleri, haber bültenleri ve köşe yazıları… Birkaç gün daha gündemde ya kalır ya kalmaz. 
Bir dahaki felakete kadar adını anmayız denizin ve deniz taşkınlarının. Çünkü geçmişte hep böyle oldu.
Hafızamız bizi yanıltmıyorsa ve doğru kaynaklara ulaşabilmişsek 1999 yılında da benzer bir deniz taşkını yaşandı Giresun'da. Liman sahasında bulunan TMO'ya ait siloları sahil yoluna savurmuştu Karadeniz. Hemen hemen aynı noktalardan şehre giriş yapmıştı azgın dalgalar. 
Yine haber olmuştu gazetelere, televizyonlara radyolara… Fotoğrafların, görüntülerin bugünkünden farkı yoktu. Tabi söylenenlerin de. 
Yine açıklamalar yapılmıştı, demeçler verilmişti, öngörüler sıralanmıştı, eleştiriler olmuştu, öneriler getirilmişti, görüşler öne sürülmüş karşıt düşünceler dile getirilmişti.
O günlerde sahil yolu henüz yapılmamıştı. Hep limanın yerinin yanlış seçildiği vurgulanmıştı. Bugün neredeyse tüm kabahati sahil yoluna yükleyerek rahatlamış durumdayız. 
Sahil yolu yapılırken denizin doldurulduğu bir gerçek ancak tek suçlunun bu olduğunu söylemek o kadar kolay olmamalı. İşte 1999 yılında yaşanan deniz taşkını ve sonuçları… O zaman sahil yolu falan yapılmamıştı. Sonuç hemen hemen aynı. 
Başka bir neden olmalı. 
1999 yılında yaşanan felaketten sonra önerilenlere bakıldığında yolla ilgili tek kelime geçmiyor. Giresun için yeni bir liman sahası oluşturulmalı deniliyor. Oluşturulmuş mu? Hayır. Yol da tuzu biberi olmuş.
Kaç hükümet geçmiş o günden bu yana, kaç başbakan kaç cumhurbaşkanı değişmiş. Kaç belediye başkanı görev yapmış Giresun'da 1999 dan bu yana! Farklı siyasi görüşler farklı mesleklerden yöneticiler… Kaç vali gelmiş gitmiş Giresun'a o günden bu yana. Kaç milletvekili gitmiş Ankara'ya Giresun'u temsil etmek için. 
Hepsi demeç vermiş, hepsi açıklamalarda bulunmuş ve hepsi görüş getirmiş. Hepsi öneri sunmuş, hepsi fikir öne sürmüş. 
Ama hiçbirisi icraat yapmamış.
Limanın yerimi yanlış? Değiştirin efendim! Karayolu projesi mi yanlış? Düzeltin efendim! Demeç vermekle olmuyor. Ne yapılması gerekiyorsa onu yapın. 
Bu manzaradan memnunuz diyorsanız, biz denizle iç içe yaşamak istiyoruz diyorsanız yaşayın ama bu yaşantıyı da biraz sevimli hale getirin. Herkes açıklama yapıyor. Açıklama zenginiyiz hamdolsun.
Herkes görüş bildiriyor maşallah, peki bu sorunu kim çözecek?
Belli ki açıklama yapmakla kabaran deniz dalgası geri durmuyor. Dursaydı zaten bugüne kadar dururdu. Daha somut bir şeyler yapmak durumundayız.
Karadeniz sahil yolunun Giresun şehir geçişi değişmeliymiş.
Buyurun sayın iktidar partisinin il yönetimi, sayın vekillerimiz, sayın bakanımız iş size düşüyor. Koyun ağırlığınızı da görelim. Ankara'yı öyle bir sallayın ki şaşıralım!
Sayın muhalefet siz de destek verin iktidara ve bu işin üstesinden gelelim.
Bir daha deniz kabardığında Giresun seller sular içinde kalmasın. Her deniz taşkınında Giresun suyla boğuşmasın, ilimiz gazetelere televizyonlara bu görüntülerle haber olmasın,

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık