• 28 Haziran 2013, Cuma 9:36
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

DEMOKRASİYİ SANDIKLA SINIRLAMAK
 Son günlerde yaşanan olaylar üzerine yapılan bazı yorumlardan yeni bir demokrasi tanımıyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. 
Sandık demokrasisi! Her şey sandıkta belli olurmuş. Onun dışındakilerin demokrasiyle alakası yokmuş.
Evet, demokrasilerde sandık kutsaldır ama demokrasi sandıkla sınırlanamaz. 
Demokrasilerde seçmen kanaatini sandıkta ortaya koyar ama gerektiğinde yasal sınırlar içinde başka yol ve yöntemlerle de düşüncelerini dile getirir.
Demokrasilerde her şey sandıksa diğer yöntemlere neden ihtiyaç duyulmuş olabilir ki?
Kaldı ki her sandık kurulan sistemin adı da demokrasi değildir.
Tarihe diktatör olarak geçen liderler de gerektiğinde halkın önüne sandığı koymuşlar ancak her seferinde kazanan hep kendileri olmuştur.
Mesela, bugün yenilemeye çalıştığımız anayasamız da kurulan sandıklarda halkın oylarıyla kabul edilmiş hukuki bir metindir. Sırf sandık kuruldu diye o yönetimimi demokratik bir idare olarak tanımlayabilir miyiz?
O zaman neden orasını burasını çekiştiriyoruz 1982 Anayasası'nın? İşte milli irade! Sandıksa sandık, halksa halk! Sandık sonuçlarına saygılı olacaksak bu anayasa değişikliğine neden ihtiyaç var?
Şimdi o sonuçların nasıl alındığını biliyoruz diyeceklerdir. Her sandık kurulduğunda benzer uygulamaların dolaylı ya da direkt olarak nasıl hayata geçirildiğini de biliyoruz. 
Öyleyse her şey sandık demek değildir. Onlar yaptı biz yapmadık sözü de doğru değildir.   
Peki, sandık sonuçlarını bu kadar önemsiyorsak neden sandıktan çıkan milletvekilleri hapiste? O sonuçları tanımıyor muyuz? O milli irade değimliydi? 
Efendim o yargının işiymiş! Demek ki adları ne olursa olsun sandıktan daha önemli kavramlar varmış. Bunlar da demokrasinin unsurları olmalı!
Sandık sonuçlarına saygılıysak, milli iradeyi bu kadar çok önemsiyorsak tutuklu vekilleri cezaevlerinden çıkarmak zorundayız. 
Yargı bırakmıyormuş: Hayır, gerekli yasal düzenlemeler yapıldığında milli iradeyle sandıktan çıkan vekiller cezaevlerinden de çıkabilirler. Bunun için küçük bir yasa değişikliği derhal yapılabilir. 
Bazı konularda ve bazı kişilerle ilgili bu tür yasaların yapıldığını herkes biliyor. Bu konuda neden yapılmasın!
Demokrasi yoruma açık bir rejimdir ama bu kadar da olmamalı! Herkes her istediğinde kendince yorumlar yapmamalı. Burada bütünlüğü sağlamak için başka değerlere de ihtiyaç duyulmalı. 
Sandığı mı baz alıyorsunuz, seçim sonuçlarını mı kriter kabul ediyorsun, milli iradeyi mi önemsiyorsunuz?  Ölçünüzün tartınız ne olduğunu bilmek durumundayız. Ölçünüz tartınız buysa cezaevlerindeki seçilmiş vekillerin Mecliste bulunmalarını sağlayınız. 
Bir yandan “ işte sonuçlar” diyerek seçin sandıklarını masaya koyarken, halk bizi seçti derken öte yandan yine halkların seçtiği vekillerin onları seçen halk adına mecliste çalışmalarını kolaylaştıracak düzenlemeler yapmazsanız o sandığın da o iradenin de bir hükmü kalmayacaktır. 
Bu olumsuz çelişki ortada durdukça, herkesin kendi demokrasi anlayışı sürdükçe sandıktan çıkan kim olursa olsun ülkenin sorunları çözülemeyecektir. 
Keşke hükümet görevde kaldığı süre içinde demokrasiyle ilgili kavram ve kurumları kendi yorumundan çok evrensel demokrasi anlayışına yaklaştıracak yöntemleri uygulamaya koyabilseydi.
Sandık halkın önüne çok kolay geliyor da demokrasi o kadar kolay gelemiyor. Sandıktan çıkan her sonuç da milli iradeyi yansıtmaya yetmiyor.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık