• 11 Nisan 2012, Çarşamba 10:02
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

DARBECİLERİ YARGILARKEN
 Darbe yapanları yargılayıp ve mahkûm ederken darbecilerin yaptığı Anayasa ve diğer yasalarla yine darbecilerin önümüze koyduğu kurum ve kuruluşları ne yapacağız. Darbe yapanların mahkûm olması o kurum ve kuruluşlarla bugün siyasi hayatımıza yön veren Anayasa ve ülkeyi idare ettiğimiz yasaların da tartışmaya açılması anlamına gelmez mi?
Bu yasalara dayanılarak yapılan uygulamaların da meşruluğu tartışması ortaya çıkmaz mı? Darbeciler suçlu bulunurlarsa suçluların yaptığı yasalar ve yine suçluların oluşturduğu kurumların hukuki tanımları nasıl açıklanacak? 
Yapanları suçlu yasalarla ülke yönetmek suça iştirak etmek değil mi?
Yasaları yapanlar suçlu, yasalar ve kurumlar masum mu denilecek?
Türk hukuk sistemi dünya hukuk tarihine böyle geçecek herhalde! Bir yanda darbe yapanları yargılarken bir yanda o darbeyi yapanların hazırladığı Anayasa ve yasalarla yönetilmeye devam edilen ülke!... 
Darbecilerin kurduğu kurum ve kuruluşların etkin olarak ülke yönetiminde yer aldığı ancak bu kurumları kuranların suçlu oldukları hukuken kesinleşmiş bir ülke! 
Mesela darbeciler yargılanacak ancak darbecilerin kurduğu YÖK masum bir kurum olarak varlığını sürdürecek! Yine darbecilerin getirdiği ülke barajı darbecileri yargılayan yönetimler tarafından korunacak!
Darbeyi yapan iki general yargılanacak ancak suça iştirak eden diğer personel yargılanmayacak! İki kişiyle darbe yapmak suçu işlemişler herhalde!
Yasalarımıza göre darbe yapmak suçtur, bu suçu işleyenler elbette yargılansın ama bu suç örgütünün silah zoruyla ortaya koyduğu Anayasa ve yasalarla birlikte yine bu suç örgütünün ön seçimiyle oluşturulan meclisten başlayarak devamında kurulan meclisler ve onların çıkardığı yasalar da yok sayılsın! 
Böyle bir mantık yürütmek gerekmez mi? 
Biz yasaları, kurum ve kuruluşları meşru sayacağız ama bir darbe sonucu onları oluşturanları suçlu ilan edeceğiz! Suçlu ilan ettiğimiz bir grubun çıkardığı suça dayalı yasalarla ülke yönetmek herhalde dünyada sadece bize has bir özellik olsa gerek.
Sen darbe yaptın seni suçlu ilan ediyorum ama senin suç işleyerek yaptığın yasalar, kurum ve kuruluşları meşru sayıyorum. Türkiye şu anda bu noktada!
Ülkemizde gündem 12 Eylül 1980 askeri darbesini yapanların yargılanmasına kilitlenmiş durumda. Her yerde bu konu var. Herkes bunu konuşuyor. Bu yazı yayınlandığında mahkeme bir ara karar vermiş olacaktır ancak konu gerçekten içinden çıkılmaz karmaşık bir süreci içermektedir.
Hukukçuların belki de bu açmazla ilgili farklı görüş ve yorumları vardır ancak sıradan birisi olarak sırf darbeyi yapan ve hayatta kalan iki generalin suçlu bulunmasıyla onların oluşturduğu devlet yönetim sisteminin masum sayılmasını anlamakta zorluk çekiyorum. 
Darbe sonrası yapılan ve halk oylamasıyla kabul edilen Anayasa'nın hukuki tanımı ne olacak? Daha sonra Cumhurbaşkanı da olan ve şu anda yargılaması yapılan generalin Cumhurbaşkanlığı geri mi alınacak? Aldığı devlet ödenekleri geri mi istenecek? 
Darbeci generaller suçlu bulunduğunda YÖK ve uyguladığı kararlar yürürlükten kalkacak mı? Ülke barajı nedeniyle yüzde 36 oyla parlamentonun yüzde 65 ini oluşturan seçim sonuçlarına ne diyeceğiz? 
Sizi bilmiyorum ama ben bu işten bir şey anlamadım. Yukarıdaki sorulara benzer yüzlerce soru var aklımda. Biz sadece darbeci isimleri yargılar ve suçlu ilan ederiz, yaptıkları yasaları ve ortaya koydukları kurum ve kuruluşları bunun dışında tutarız diyorsanız o sadece sizin basit hukuk anlayışınız olarak kalır. 
Ülkeyi böyle bir hukuk anlayışıyla yönetmeye devam ederceğiz diyorsanız o da hukuk anlayışının iyice basite indirgenmesi olarak tarihin tozlu raflarındaki yerini alır.
Bekleyip görelim mi demeli onu da bilmiyorum!       

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık