• 15 Ocak 2015, Perşembe 18:15
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

DANANIN KUYRUĞU
 Kısa adı HDP olan Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın danalı- kuyruklu açıklamasını duymayan kaldı mı? Duymayan kalmadıysa bir kere daha yazarak herkese duyuralım öyleyse.
“ Geldiğimiz nokta bu mücadelede dananın kuyruğunun kopacağı noktadır. Dananın kuyruğu kopacaksa; bugün kuyruk değil, dana bizde kalacak.” 
Nasıl yani! Daha önce kuyruk onlardaymış şimdi dana onlarda olacakmış.
Kim bu “ Biz ve Onlar.” 
Kim kiminle neyi bölüşüyor? Dana mı sen de kalacak kuyruk mu? 
Biz ve onlar, dana ve kuyruk! Bu söylemde bir gariplik yok mu? 
Aynı ülkenin insanlarını biz ve onlar diye tanımlamak neyin işareti olabilir?
Ciddiye alınmayacak kadar basit bit söylem midir? Yoksa genel bir görüşün bir iki kelimeyle ifade edilmiş gizemli bir özeti midir?
Bu söylemin sonunda bizim ve onların yaşadığı bölgeler çıkmasın ortaya! Şurası sizin burası bizim gibi… Kardeş kardeş yaşayıp gideceğiz şu üç günlük dünyada. Analar ağlamadan. 
Konuyu çok karmaşık hale getirmemek lazım. Uzun uzun anlatmaya, üzerinde tartışmaya, makaleler yazmaya, tezler üretmeye ne gerek var? Hem bunları halka anlatmak da kolay olmuyor. Biraz basite indirgemek, halkın anlayacağı dille konuşmak gerek.
Dana bize kuyruk onlara! Ya da kuyruk onlara dana bize… Bu noktaya kolay gelinmedi. Bu insanlar dağa piknik yapmaya çıkmadı.
İşin mizahı bir yana; artık karnımızdan konuşmayı bırakmanın zamanı gelmedi mi? Artık danalı kuyruklu sözler sarf etmenin zamanı geçmedi mi? 
Dünyanın terör örgütü diye tanımladığı ve lideri ömür boyu müebbet hapis cezasını çeken suç örgütüyle sözde siyasiler üzerinden resmen görüşüyor muyuz? Görüşüyoruz. Müzakere yapıyor muyuz? Yapıyoruz.
Peki, neyi görüşüyoruz, neyi müzakere ediyoruz? Danayla kuyruğunu mu?
Kim ne istiyor? Kim ne veriyor? Danayı mı istiyor, kuyruğunu mu? 
Danayı veriyor muyuz? Ya da ne kadarını veriyoruz?
Bütün bunları çok önemsediğiniz halkınızla neden paylaşmıyorsunuz? İnsanların aklına kapalı kapılar ardında neler konuşulduğu sorusu geliyor. Kimlere ne söz verildiği dedikodusu yayılıyor ağızdan ağza. Millet olup bitenden haberdar olmak istiyor.
Bu suskunluk daha ne kadar sürecek? Gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada garip garip haberler çıkıyor. Şunlar istenildi, bunlar verildi deniliyor. Özellikle HDP'li vekilleri görüyoruz ekranlarda bu konularla ilgili açıklama yaparken; hükümetin sesi soluğu çıkmıyor. 
Çıkan haberlerle ilgili ne doğruluyorlar ne de yalanlıyorlar. Ya haberleri ciddiye almıyorlar ya da konuşmamak için bir yerlerden talimat alıyorlar. Mesela bu dana ve kuyruğu konusunda ne düşünüyorlar? Dana kimde kalacak, kuyruk kimde? Sus pus durduklarına göre bir bildikleri vardır herhalde.
Mesela şu özerklik meselesi? Şunu birisi açıklasa da analsak, bu özerklik nasıl olacak? Çünkü danaya talip olanlar özerklik olmazsa olmaz diyor. Olabilecek bir şey midir özerklik dedikleri, ne olur birisi anlatsa da anlamaya çalışsak.
Ülke olarak nereye gittiğimizi göremeyecek miyiz? 
Çıktığımız merdivenin bir yere dayanmadığını son basamağa çıkmadan fark edemeyecek miyiz? 2015 yılının ilk ayını da yarıladık. Seçim tarihi kesinleşti. Seçime kavgasız dövüşsüz gireceğimizden kuşkumuz yok. 
Ya seçimden sonrasını gören var mı? Ortada onlarca senaryo dolaşıyor ancak kimse şu dananın kuyruğu gizemini çözecek bir kelam etmiyor. 
Dana kimde kalacak kuyruk kimde? Bütün mesele bu!     

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık