• 06 Temmuz 2017, Perşembe 9:14
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

ÇADIR DEVLETİ
 Siyasetçilerin siyasi kültürümüze yeni kazandırdığı bir kavram çadır devleti…
Muz cumhuriyeti deyiminin yerini almaya aday görünüyor bu gidişle.
Eskiden siyasiler “Türkiye biz muz cumhuriyeti değildir” derlerdi, şimdi ise “Türkiye bir çadır devleti değildir” diyorlar.
İkisinin arasında önemli bir fark var mı bilinmiyor. Maksat yenilik olsun! Her ikisini de aynı anlamda kullanıyorlar çünkü.
Belki de Türkçenin zenginleşmesine hizmet etmek için türettiler çadır devleti kavramını. Ya da muz cumhuriyeti Eski Türkiye'yi temsil ediyor, çadır devleti Yeni Türkiye'yi… Belki de bizim hiç bilmediğimiz çok özel anlamları var, kim bilir!
Muz cumhuriyeti daha eski bir kavram olduğu için anlamının tanımı biraz daha belirginleşmiş. Ne anlama geldiği aşağı yukarı belli.
Muz cumhuriyeti; uluslararası politikada siyasi açıdan istikrarsız, ekonomik açıdan birkaç tarımsal ürününün üretimine ve ihracatına bağımlı, genellikle yolsuzluklarla iç içe ve küçük seçkinler grubunun yönettiği ülkeler için kullanılan siyasi bir terimmiş.
Çadır devletinin de aynı anlama geldiği düşünülse de şimdilik kayıtlara geçirilmiş ve herkes tarafından kabullenilmiş bir tanımı yok. İkisini de yeri geldiğinde benzer anlamlar için kullanıyor siyasiler.
Her ikisi de iyi bir nutuk malzemesidir.
Halk her ikisi de alkışlar.
Biz dünyayı titretiriz anlamında algılanır ya da öyle bir anlam yüklenir her ikisine de.
Çok başarılı bir iç politika söylemidir. Siyasiler bundan çok iyi yararlanırlar.
Millet her ikisinden de “Kafamı kızdırmayın” gibi manalar çıkartır.
Eskiden dış güçlere ve Türkiye'yi hizaya getirmek isteyen ülke ve ülkeler topluluğuna “Türkiye biz muz cumhuriyeti değildir” diyerek göndermelerde bulunurduk. Onlar da mesajı alırlar ve kendilerine çeki düzen verirlerdi. Türkiye üzerindeki karanlık emellerini tehir ederlerdi. Şöyle bir kendilerine gelme ihtiyacı duyarlardı.
Ya! Öyle mi? falan derlerdi. Barış içinde yaşayıp giderdik.
Şimdi de Türkiye üzerinde kirli düşünceleri olan dış mihraklara ve müttefikimiz gibi görünüp de düşmanlarımızla gizli veya açıktan işbirliği yapanlara Türkiye bir çadır devleti değildir diyerek konumumuzu ve gücümüzü belirtmeye çalışıyoruz.
İşe yarıyor mu bilmiyorum. Ortama bakılırsa pek de caydırıcı olmuyor gibi bir görünüm var. Dış güçler bildiklerini okumaya devam ediyorlar.
Mesela biz, Türkiye bir çadır devleti değildir dememize rağmen ABD ülkemize karşı düşmanca hisler besleyen terör örgütlerine silah vermeye devam ediyor.
Bunu nasıl yorumlamak gerek bilmiyorum.
İşe yarıyor mu demiştik ya, elbette işe yaradığı alanlar da var. Ülke genelinde Türkiye'nin bir çadır devleti olmadığı söylemi halka moral oluyor. İnsanlar mutlu oluyorlar, keyif alıyorlar. Yönetimi başarılı buluyorlar.
Somut gelişmeler üzerinden ilerleyelim: Türkiye PYD/ YPG isimli silahlı grupları terör örgütü sayıyor. ABD'nin onlara verdiği silahların bir başka terör örgütüne geçtiğini ve Türkiye'ye karşı kullanıldığını söylüyor.
Bunlarla ilgili çuvallar dolusu belge ve fotoğraf sunuyor ancak ABD o örgüte silah vermeye devam ediyor. Bütün bunlar burnumuzun dibinde oluyor.
Türkiye bu davranışa uluslarası anlaşmalardan ve milletlerarası hukuktan gelen haklarını kullanarak tepki verme yerine, diplomatik tavırlarla bunu engelleme yerine Türkiye bir çadır devleti değildir söylemleriyle halkına mesaj vermekten öteye geçemiyor.
Yapabileceğin bir şey varsa yap Türkiye… Muz cumhuriyeti veya çadır devleti olmadığını bütün dünyaya göster Türkiye…
Ne demişti Ziya Paşa: Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz!





MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık