• 08 Ocak 2012, Pazar 9:10
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

BÜYÜYEN BÜYÜYOR
Türkiye ekonomisi 2011 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 8.2 büyüdü.  Dünyada Çin'den sonra en yüksek büyüme ülkemizde gerçekleşti. Dünya'da Çin'den sonra büyümede ikinciyiz.
Bu büyüme dolayısıyla halka da yansıyacaktır. Yani basit ve sıradan bir bakışla bu büyümeden bireysel anlamda herkese bir şeyler düşecektir.
Mesela asgari ücret de bu oranda artacaktır. Memur ve diğer çalışanların ücretleri de bu oranda artacaktır. Sıradan insanların da ekonomik girdileri bu oranda büyüyecektir.
Ancak halka sorduğumuzda bu büyümenin kendilerine yansımadığını söylüyorlar.
Ortada bir sorun var gibi… Aslında ülke ekonomisinin bu düzeyde büyümesini sağlayanlara sorarsanız bir sorun yok. Onların da büyümenin halka yansımadığını iddia edenlere verilecek cevapları var.
Bir, büyüme halka yansıyor ama halkın bir algılama sorunu var. Yani bireylerin de ekonomileri büyüyor ama onlar bunu algılayamıyorlar.
İki; bireylerin gelirleri rakamsal olarak artmasa da alım güçlerinde oluşan reel artışlarla aslında onlar da büyüyor. Mesela bir asgari ücretlinin aldığı ücret rakamsal olarak değişmese de o rakamsal değerle aldığı ekmek sayısında artış olacağı için ekonomik olarak büyümüş oluyor.
Kolay bir hesap değil mi? İşin inceliği hesap yapmayı bilmekten geçiyor. Bu zamanda hesap kitap yapmasını bilmezsen büyüdüğünü fark edemezsin.
Bu memur için de böyle emekli içimde… Onlar da hesap kitap yapmasını bilecekler. Yoksa yıllarca ekonomik olarak büyüdüklerinin farkına varamadan büyümenin halka yansımadığı sabit fikirlerinden kurtulamayacaklar.
Peki, bu herkes için böyle mi? Genelde böyle ama rakamsal olarak da büyüyenler az değil. Mesela emekli milletvekilleri bir gecede yüzde 100 büyümüşler. Onlar hem rakamsal olarak büyüdüler hem de algısal olarak!...
Algısal büyümeyi yukarıda özetle açıkladık, rakamsal büyümeleri de şöyle oldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanmış ve bir gecede, dört siyasi partinin oy birliğiyle, üzerinde hiç konuşma yapılmadan emekli milletvekili maaşlarını ek ödemelerle birlikte 7 bin 700 liraya büyütmüş.
Büyüme dediğin böyle olmalı; dedik ya hem rakamsal hem de algısal!...
Kimsenin büyümesinde gözümüz yok ancak mesela bir grup düşük gelirli emekli, maaşlarında küçük rakamsal iyileştirmeler yapacağı umuduyla İntibak Yasasının Meclisten geçmesini bekliyor.
Hani hazır eliniz değmişken şunu da bir gece dört partinin oy birliğiyle Meclisten geçiriverseniz! Biraz da onlar büyüyüverse olmaz mı? Siz işin rakamsal yanını halledin algısal boyutunu zaman içinde onlar halledebilirler diye düşünüyorum.
Rakamsal olarak büyümeyince algısal büyümenin gerçekleşmesi daha zor oluyor.
İşin mizah yanı bir yana açıklanan yüzde 8. 2 lik büyümeden asgari ücretle çalışan, sabit gelirli işçi ve memurla emekli rakamsal anlamda bir büyüme göremeyecekse bu büyüme onu ne kadar ilgilendirecektir?
Şehir meydanlarında ve parklarda dalları aşağıya doğru büyüyen adını bilmediğim süs bitkileri vardır. Yaprakları dut ağacı yaprağına benzer. Büyük bir ihtimalle genleriyle oynanarak dallarının aşağıya doğru büyümesi sağlanmıştır.
Ne zaman ülke ekonomisinin büyüdüğüyle ilgili rakamları görsem, ne zaman birileri kişi başına düşen milli gelirin arttığını söylese hep o ağacı hatırlarım. Gövdesi yukarıya doğru büyürken dalları aşağıya doğru büyüyen o ağaç gelir gözümün önüne…
Bir de aşağıya doğra yürüyen merdivende yukarıya çıkmak için basamakları geçmeye çalışanlarları görür gibi olurum.
Bu da bir algılama sorunu olsa gerek!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık