• 24 Ağustos 2017, Perşembe 10:08
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

BÜTÜN AŞKLAR TATLI BAŞLAR

Türkiye’yi 15 yıldır kesintisiz yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi kuruluşunun 16. yılını kutladı. O günden bugüne köprünün altından ne sular geçti!

Bugünkü Adalet ve Kalkınma Partisi’yle o günkü Adalet ve Kalkınma Partisi aynı parti olamaz. Kurucularından tutun da parti uygulamalarına kadar hiçbir şey eskisi gibi kalamadı. Zaman içinde çok şey değişti.

Bunu kendileri de söylüyorlar zaman zaman; metal yorgunluğu ve iktidar zafiyeti olarak dile getiriyorlar. Ya da iktidar yıpranmışlığı… Adalet ve Kalkınma Partisi taraftarı olmayanlar da ilk dört yılın çok başarılı olduğunu kabul ediyorlar.

Oyların yüzde 35 ini almışlardı ama yüzde 100 ün umuduydular. Bugün öyle mi?

Bakmayın sandıktan çıkan oyların yüzdesine, hukuk devletinde yasal sonuçlara saygı duyulur ama demokrasilerde her şey sandık değildir.

Türkiye’nin darbe yapılacak konuma gelmesi az şey mi? O gün Türkiye’nin belli bölgelerinde olağan üstü hal vardı ve bunu kaldırmışlardı; Bugün Ülkenin tamamında olağan üstü hal var ve ne zaman kalkacağını kimse bilmiyor.

Bir ülkede darbeye teşebbüs etmek en büyük suçtur ancak o ülkenin darbe yapmaya elverişli hale gelmiş olması da başlı başına konuşulması gereken bir konudur. Bu cesareti ve gücü nereden bulabiliyorlar!

Bütün aşklar tatlı başlar denir ya; bu da tatlı başlamıştı ancak bugün o ekip yok. O anlayış da yok. O gün hiçbir komşumuzla kavgalı değilken bugün kavgalı olmadığımız komşumuz kalmadı. O gün AB ile sıkı fıkıyken bugün geldiğimiz nokta ortada.

Tatlı başlayan aşk zaman içinde örselenmiş olacak ki birileri bir yorgunluktan söz edebiliyor. Yeniden bir nikâh tazelemek sonucu düzeltmeye yeter mi bilinmiyor.

İlk dört yılın özelliği ne olabilir diyebilirsiniz. Şu olabilir, devlet yapısı bu kadar siyasallaşmamıştı. Köklü devlet geleneğini koruyan bir yapı vardı. Her birimde farklı siyasi görüşten insanlar çalışıyordu. Devlet birimlerinde bir oto kontrol sistemi vardı.

Mesela Cumhurbaşkanı farklı bir siyasi görünüm içindeydi. Bu bile bir oto kontroldü. Cumhurbaşkanından geçemeyecek yasalar torbaya konulmuyordu. Kamu personeli sınavında sorular sızdırılmıyor ve devlette siyasileşmeye gidilemiyordu.

O günlerin devlet geleneği daha oturmuştu.

Her şey zamanla değişti. Devlette oto kontrol sistemi ortadan kaldırıldı. Yapılan yanlışlara müdahale edecek personel kalmadı. Bu yanlışları eleştirecek medya kalmadı.

Sendikalar, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve dernekler de siyasallaştı. Bunlar öncelikle iktidarların keyif aldığı gelişmelerdir, ancak gün gelir yarattığınız canavar sizi de yemeye kalkacaktır. Nitekim yaşayarak gördük bunları.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ilk yıllarda yaptığı ve takdir toplayan uygulamalara takiye diyenler de olmuştu. Aslında gerçek yönetim şekilleri bu değil diyorlardı. Halka şirin görünmek için böyle yapıyorlar deniliyordu.

O görüşü savunanların ne kadar gerçekçi olduğunu halkın takdirine bırakmak en doğrusu olsa da Türkiye insanının yarısı bugünkü uygulamaları onaylanmıyorlar, bu kesin.

Keşke hep o ilk günkü heyecanımızı koruyabilseydik. O günkü kadar saygılı ve hoşgörülü olabilseydik. Keşke sıradanlaşmasaydık. Tarihe mal olmuş geçmiş siyasi partilerin içine düştüğü kısır döngüleri aşabilseydik.

Keşke eleştirileri dikkate alarak bu kadar ön yargılı olmasaydık. Her şeyi bildiğimizi zannederek farklı görüşlerin de gerçeklerine bu kadar soğuk durmasaydık. Siyaset vefasız bir süreçtir, dün alkışladığımız isimlere bu gün aynı yakınlıkta duramıyoruz.

Yönetimlerin gerçekten gelip geçici bir uğraş olduğu gerçeğini göremiyoruz.

İşte kocaman 16 yılı geride bırakmış bir siyasi partide dünden bugüne kimlerin kalabildiğine bakmanız bu gerçeği görmenize yetecektir.

Tabi isterseniz!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık