• 31 Temmuz 2012, Salı 9:09
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

BİR DE KUZEY SURİYE'MİZ OLDU
Eskilerin deyimiyle tarih tekerrür ediyor. Kuzey Irak nasıl oluşturulduysa Kuzey Suriye de aynı yol ve yöntemlerle oluşturuluyor.
Dünyayı yönetme konusunda durumdan vazife çıkaran bazı ülkelerin yönetimleri bir gece rüyalarında kırk yıllık dostlarının meğer bir diktatör olduğunu gördüler.
Adeta vahiy gelmişçesine o güne kadar fark edemedikleri bir gerçekle karşı karşıya geldiler. Meğer Irak'ı yöneten Saddam bir diktatörmüş.
Dahası Irak'ta demokrasi de yokmuş.
Bu ülkeye demokrasi getirmek için ülkelerini savaşa sokup; yüzlerce şehit verme ve ülke ekonomilerini zora sokma pahasına Irak'a demokrasi getirmeye, diktatörü devirmeye karar verdiler.
Bunun için de Irak'ın komşusu Türkiye'ye ihtiyaçları vardı. Türkiye bu anlamda aktif rol almalıydı. Türkiye'yi yönetenler Saddam'a savaş açanların yanında yer aldı. Fiilen savaşa girmediyse de lojistik destek verdi.
Irak'ın toprak bütünlüğü gibi önemli bir kırmızıçizgisi olsa da,” Irak'ın kuzeyinde bir Kürt oluşumuna izin vermeyiz” dese de bu savaş sonucunda Irak'a demokrasi gelmese de Irak'ın kuzeyinde bir Kürt Özerk Bölgesi oluştu.
Bugün Kuzey Irak Kürt Yönetimi adıyla bölgede Irak'tan fiili olarak bölünmüş bir yapı var.
Türkiye Saddam'a karşı oluşan cephede yer almakla kendisi için olumsuz bir gelişmenin de zeminini hazırlamış oldu.
Bugün Türkiye'ye karşı en acımasız terör eylemlerini gerçekleştiren örgüt Kuzey Irak'ta faaliyet gösteriyor. Kuzey Irak sınırından giriyor ve eylemlerinden sonra tekrar Kuzey Irak'a dönüyor.
Türkiye Kuzey Irak'a giremiyor. Irak savaşında Saddam'a karşı olan Türkiye bu tavrıyla Kuzey Irak'ta bir düşman kazandı. Bugün Saddam olsaydı Kuzey Irak olmayacaktı.
Şimdi yine benzer bir noktadayız.
Yine dünyayı yönetmeyi vazife sayan ülkeler bir gece rüyalarında kırk yıllık dostları Beşar Esad'ın meğer bir diktatör olduğunu gördüler. Adeta vahiy gelmişçesine bir anda Esad'ın bir diktatör olduğunu fark ettiler.
Bir de Suriye'de demokrasi olmadığını anladılar.
Suriye de demokrasi yokmuş. Esad meğer bir diktatörmüş.
Karar verdiler; diktatör devrilmeli ve Suriye'ye demokrasi gelmeli…
Bunun için de Suriye'nin komşusu Türkiye'ye ihtiyaçları var. Bunu da oyuna katmalı. Hatta önemli bir rol vermeli. Gerekirse bu işi ona yaptırmalı.
Türkiye'yi yönetenler derhal Esad karşıtı oluverdiler. Neredeyse savaşın eşiğine gelindi. Bir uçağı düşürüldü Türkiye'nin, ülkesi mülteci akınına uğradı.
Tam bu noktada beklenmedik bir gelişme oldu. Suriye'nin kuzeyinden çekilen Esad'ın askerlerinin yerine, Kürt yerleşim bölgelerine Kuzey Irak yönetimi kendi adamlarını doldurdu. Bu yönetimin başı Kürt örgütlerini toplayarak bir birliktelik oluşturma yolunda önemli bir adım attı.
Bugün Türkiye Esad karşıtı olmakla Kuzey Suriye'de ortaya çıkan oluşumun önünü açmış oldu. Zemin hazırladı… Esad olsaydı Kuzey Suriye'de bunlar olmayacaktı. Artık Türkiye sınırları Kuzey Suriye'den gelecek tehditlerin de hedefi olacak.
Bütün bunlar olurken Türkiye kırmızıçizgilerinden ve Suriye'nin toprak bütünlüğünden söz ediyor. Geç onları anam babam geç!...
Tarih gözlerimizin önünde tekerrür ediyor ve biz seyrediyoruz.  Dahası Ortadoğu'nun önemli bir aktörü olduğumuzu sayıklayarak…Ve gelecek daha önemli gelişmeleri bekleyerek.
Ne demişti Mehmet Akif Ersoy?
“ Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey; Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi? “

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık