• 21 Şubat 2012, Salı 9:13
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

BAŞBAKAN'I DİNLEMİYORLAR
Keşap'ın Küçükgeriş köyünde zor şartlar altında yaşayan 13 kişilik ailenin yaşam koşullarından kimsenin haberi yoktu görüntüleri internette yayınlanmadan önce.
Oysa bazı kişi, kurum ve kuruluşların haberi olması gerekirdi.
Ailenin kötü yaşam koşulları internette yayınlanınca konu yerel gazetelerde haber oldu ve Giresun Valisi Dursun Ali Şahin'in harekete geçmesiyle daha önce haberi olması gereken kişi, kurum ve kuruluşlar da 13 kişilik aileyle ilgili olarak harekete geçtiler.
Yine yerel gazetelerin haberlerine göre Vali Dursun Ali Şahin'in talimatıyla Keşap Kaymakamı, İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı yöneticileri ve Sosyal Politikalar İl Müdürü köye giderek aileyle görüştüler ve dramın ortadan kaldırılması için bir çalışma başlattılar.
Geç kalınmış bir çalışma!... O görüntüler yayınlanmasaydı, ailenin zor yaşam koşulları haber olmasaydı bu çalışma başlatılmayacaktı.
Bu konunun Başbakan'ı dinlemekle ne ilgisi var ki yazımızın başlığını Başbakan'ı Dinlemiyorlar olarak koyduk?
Hani; Hazreti Ömer'in “ Dicle kıyısında bir kurt bir kuzuyu yerse ilahi adalet bunun hesabını Halife Ömer'den sorar ” deyişi değil konumuz! Başbakan bu anlamda sorumluğu kaymakamlara ve valilere çoktan devretti.
Tam tarihini hatırlamıyorum ama Başbakan'ın söylediklerini hatırlıyorum:
Başbakan kaymakamlara ve valilere; “ Benim insanların onurludur, ihtiyaçlarını kimseye söylemezler. Eksiklerini dile getirmek için sizin kapınızı çalmazlar. Siz gidip onları bulacaksınız. Hatta malzeme götürdüğünüz arabaların şoför mahalline oturup ihtiyaçlarını kapılarına kadar götüreceksiniz” demişti.
Demek ki Başbakan'ı dinlememişler!
Dinlememişler ki Keşap'ın Küçükgeriş köyünde yaşayan bu aileden bırakınız kapılarına kadar yardım malzemesi götürmeyi haberleri bile olmamış. Yaşananlara bakınca insan böyle düşünmekten kendisini alamıyor. 
Başbakan da dinlenilmediği biliyor olmalı ki 8 Şubat 2012 tarihinde Ankara'da 81 ilin valileriyle yaptığı toplantıda konuyu yeniden gündeme getirdi.
Başbakan'ın konuyla ilgili “ Bizim valilerimizin şehirdeki her haneden haberi olacak. Yeri gelecek hanımlarınızı yanınıza alacaksınız, tabi beyiniz de olabilir; kapı kapı dolaşacaksınız. Kapıları çalmak suretiyle elinizde paketinizle ziyaretinizi yapacaksınız” dediği gazetelere yansıdı.
Yine gazete haberlerinden derlediğimiz bilgilere göre Başbakan “ Haberdar olmadığınız bir sorun olmayacak” dedi valilere… “ Kimin bacası tütüyor kimin bacası tütmüyor göreceksiniz ” diye uyarılarda bulundu.
Bu konuşma iller için valilere, ilçeler için de kaymakamlara yapıldı.
Yapıldı ancak daha önce de yapılmıştı.
Keşap'ın Küçükgeriş köyünde yaşayan ailenin yaşam gerçekleriyle bu anlamda ilgilenildiğini söyleyebilir miyiz? Ya da ilgilenilmiş olsaydı bu görüntüler ortaya çıkar mıydı?
Peki, bunun gibi yokluk içinde zor şartlarda yaşayan başka aileler olup olmadığından haberimiz var mı? Haberdar olmaları gereken kişi, kurum ve kuruluşların haberi var mı?
O aileler gerçekten onurları nedeniyle zorlu yaşam koşullarını dile getiremiyorlarsa onlardan nasıl haberdar olacağız?
İşte Başbakan bu anlamda vali ve kaymakamlara bir görev veriyor.  Ne yapacaklarını bir kere daha açık bir dille anlatıyor. Başbakan'ı dinlemek veya dinlememek onlara kalmış Sözlerinin dinlenip dinlenilmediği de Başbakan'ın sorunu!
O insanlar zaten yaşayıp gidiyorlar, buna ne kadar yaşamak denilirse… 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık