• 15 Mayıs 2014, Perşembe 9:57
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

BAHÇELERİ NE ZAMAN YENİLİYORUZ?
 Üretim yapılan her sektörde öncelikli amaç ürün artırımına gitmektir. Dolayısıyla fazla üretim fazla kazanç demektir. Bu, fındık üretiminde de böyledir. 
Fındık üreticisi de üretimini artırmak için elinden geleni yapmak zorundadır. Bahçesinin bakımını, gübrelemesini, ilaçlamasını yapmak durumundadır. Bunları yaparak daha fazla üretim elde etmeye çalışır. 
Ancak üretimin artırılmasına yönelik çok önemli bir sorunumuz var. Bu sorunu da bireysel girişimlerle aşmak mümkün değil. Burada bir devlet politikasının devreye girmesi gerekiyor. Hükümetin, dolayısıyla bakanlığın bu alanda bir çalışma yapması kaçınılmazdır.
Sorun fındık bahçelerimizin yaşlı oluşu… İlimizde ya da bölgemizde fındık bahçelerimiz ekonomik ömürlerini tamamlamış durumdalar. Buna bağlı olarak da verimden düşmüşler. Ne kadar hizmet ederseniz edin aldığınız üründe bir artış ortaya çıkmıyor.
Fındık dallarının ekonomik ömrü 60- 70 yıl. Yaşlı dallardan verim almak her geçen yıl daha da güçleşiyor. Yine fındık bitkisinin kök yaşı da bu kadar… Bu yaştan sonra fındık dalları verimli olamıyor.
Bizim yöremizde fındık dikim alanlarının yaşı verimlilik dönemlerinin çok üzerinde. Ekonomik yaşlarını ikiye katlamışlar. Belki 150 yıllık 200 yıllık fındık dikim alanları var. Bunların gençleştirilmesi gerekiyor. 
Gençleştirme derken sökülüp yeniden dikelecek.
Bu yeniden dikimde zirai yöntemlerin uygulanması da söz konusu olacaktır. Daha verimli türlerden tutunda dikim alanlarının düzenlenmesine, fındık ocaklarının aralıklarına kadar her şey olması gereken ölçü ve ölçeklerde olacaktır.
Ancak bu büyük bir projedir ve bahçe sahiplerinin kişisel imkânlarıyla gerçekleştireceği bir çalışma değildir. Burada bir devlet politikasının uygulanması gerekmektedir.
Çayda olduğu gibi yani!
Bölgemizde yetiştirilen çayla ilgili olarak bu uygulama devlet desteğiyle yapılmaktadır. Çay bitkisinin de ekonomik ömrü nerdeyse fındık kadar. Yani 60 yıl kadar! Bu yaştan sonra çaylıklarda verim azalıyor.
Devlet bu anlamda bir projeyi hayata geçiriyor. Yaşlanan çaylıklarda verimi artırmak için kesim yapıyor. 
Sonra da;  kesilen çaylıklarda oluşan ürün kaybının parasal karşılığını üreticiye ödüyor.
Konuyla ilgili olarak 2004 yılında bir Bakanlar Kurulu Kararı çıkartılmış. Her yıl çay bahçelerinin 1/7 si kesilecek. Yani 7 yılda tüm bahçe kesilmiş olacak. Son bölüm kesildiğinde ilk kesilen bölüm ürün verecek konuma gelecek.
Kesilen her bölüm için de devlet çay üreticisine ödeme yapacak. Bunun da hesabını şöyle yapıyorlar: Dekar başına 1 ton yaş çay üretildiği kabul ediliyor, bunun 1/7 si alınıyor, onun da yüzde 70 i hesaplanarak o yılki yaş çay yaprağı fiyatı üzerinden parası ödeniyor.
Bu uygulama fındıkta da yapılabilir. Böyle bir proje dâhilinde fındık bahçelerinde söküm yapılıp yeniden dikilmesi yoluna gidilebilir. Söküm dolayısıyla ortaya çıkan ürün kaybı da devler tarafından karşılanabilir. 
Genel bir kabul gerçekleşirse tabi ki ayrıntıları üzerinde çalışmalar yapılacaktır. Ancak devlet desteği olmaksızın bu uygulamanın yapılması mümkün değildir. Üreticilerin tek tek bu işle baş etmesi imkânsızdır.   
Bakanlığın ve hükümetin bu konuda bir çalışma yapması ve yaşlı fındık bahçelerinin gençleştirilmesinin sağlanması zorunlu bir durumdur. Yoksa üreticinin yaşlı bahçelere yapacağı hizmetin karşılığını alma beklentisi bir hayalden öteye geçmeyecektir. 
O zaman hemen soralım: bahçeleri ne zaman gençleştiriyoruz?

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık