• 03 Nisan 2013, Çarşamba 9:25
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

ASLINDA BARIŞ ÇOK KOLAYDIR
 Aslında barış çok kolaydır.
Savaşı başlatan ve sürdüren nedenleri ortadan kaldırdığınızda barış kendiliğinden ortaya çıkar. Ne kadar kolay değil mi?
Savaşı başlatan ve sürdüren sebepler nasıl ortadan kalkar?
İşte zor olan savaşı başlatan ve sürdüren sebepleri ortadan kaldırmaktır. 
Bu sebepler ortadan kalkmadığı sürece barıştan söz edilemez. Barış sağlanmış gibi görünse de çok basit nedenlerle savaş yeniden başlayabilir.
Savaşı başlatan ve sürdüren nedenler çoğunca savaşı başlatan tarafın savaşı başlatma amacına erişmesiyle ortadan kalkar.
Buna diğer tarafın yenilmesi de denilebilir. Ya da yenilgiyi kabul etmesi… 
Veya savaşı başlatan tarafın taleplerinin siyasi yollarla karşılanması şeklinde de söylenebilir.
Savaşın başlatılması için onlarca gerekçe sayılabilir. 
Ama barışın gelmesi için tek neden yeterlidir; o da savaşı başlatan neden ne ise onu ortadan kaldırmaktır. 
Savaşı başlatmak için başta siyasi ve ekonomik olmak üzere ideolojik ve inanç temelli nedenler gözlenmiştir tarih boyunca. Bunların tümüne günümüzde emperyalist nedenler deniliyor. Ancak emperyalist nedenlerle savaş başlatan hiçbir güç bunun nedenini böyle açıklamıyor. 
Onların kulaklara hoş gelecek, savaşı masum gösterecek zarif ve incelik dolu söylemleri var. Bu söylemlerle başlattıkları savaşı amaçlarına ulaştıklarında barışla bitirebiliyorlar. 
Daha bitmesin mi? Savaşı başlattıkları neden ortadan kalmıştır, maksat hâsıl olmuştur.
Bir taraf yenilmiştir. Ya da savaşı başlatanlar amaçlarına siyasi yollarla ulaşmışlardır.
Taraflardan birinin yenilgiyi kabul etmesi veya direncini kaybederek sahadan silinmesi; savunduğu değerlerin elinden çıkması, uğruna savaştığı idealinin gerçekleşmesi barış için şart mıdır?
Evet, mutlaka şarttır; yoksa bir süre sonra barış yerini tekrar savaşa bırakır. 
Barış ortamının oluşması için savaşan taraflardan birisinin mutlaka bazı değerlerini kaybetmesi, diğer tarafın da bazı kazanımlar elde etmesi gerekir. Bu kaybedilen değerler ve elde edilen kazanımlar savaşı başlatanların baştan koydukları hedeflerle yakından ilgilidir.
Yani barış öncesinde sürdürülen her savaşın bir hedefi vardır. 
Bu hedefler de savaşı başlatan ve sürdüren nedenlerden sayıldığı için hedefe ulaşılması savaşı başlatan ve sürdüren nedenlerin ortadan kalması olarak değerlendirilebilir.
Barış öyle Kafdağı'nın ardında falan değildir. 
Barış savaşı başlatan ve sürdüren nedenlerin bir adım ötesindedir. 
Barışa ulaşmak için savaşı başlatan ve sürdüren nedenlere iyi bakmak gerek. Onların ortadan kalkıp kalmadığını iyi analiz edip, gerçekçi, tarafsız ve duygusallıktan uzak gözlemlerle sonuca değerlendirmek gerek. 
Çok önemsenmesi gereken bir kavram barış; ancak barışı çok önemsiyor olmak tarafların savaş nedenlerinin yanında çok önemsiz bir değer olarak tanımlanabilir. Bu ayrıntı oldukça önemlidir. 
Savaş her zaman bir gerçek, barış her zaman bir düştür. 
Ve hiçbir savaş barış hayaliyle başlatılmaz. Taraflardan birisi kaybetmeden ve diğeri kazanmadan da bu düş gerçek olmaz. Sihirli bir söz de değildir; gel deyince bir yerlerden çıkıp gelmez.  
Ama her şeye rağmen barış aslında çok kolaydır.
Savaşı başlatan ve sürdüren sebeplerin ortadan kalmasıyla gelir barış…
O sebep ve sonuçları iyi görmek gerek!  

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık