• 08 Haziran 2016, Çarşamba 8:52
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

ANLAMSIZ SAVAŞ
 Başbakan Binali Yıldırım göreve gelir gelmez Suriye'de dört yıldır devam eden savaşla ilgili çok önemli bir tespitte bulundu. Ve bu savaş için “Anlamsız bir savaş” dedi.
Kurulduğu günden bu yana Adalet ve Kalkınma Partisi'nde çok önemli bir yeri olan Binali Yıldırım'ın bunu daha önce neden söylemediği ve parti politikasını bu doğrultuda oluşturamadığı anlaşılır gibi değil.
O da herhalde baştan Esat'ın bir ayda gideceğini düşünüyordu. Baktı ki dört yıldır direniyor ve gideceği yok o zaman çark etmiş olabilir. 
İşin kötüsü; başladığı günden bu yana bu savaşın anlamsızlığını söyleyenlere kulak asılmamış olması… Bu savaşın anlamsızlığını kimler söylemedi ki!
Anlamsız bir savaşmış; Günaydın efendim…
Bir dönem kardeşimiz olan Esat ne olduysa bir anda zalim oldu… Esat'ın halkına zulmettiğini tartışacak değiliz, asıl sorun Türkiye'yi yönetenlerin tutarsızlığıdır.
Bu anlamsız savaş yüz binlerce Müslüman'ın ölümüne neden olmuş. Yine yüz binlerce Müslüman'ın da muhacir olmasına… İşte muhteşem öngörü dedikleri tablo!
Aslında her savaşın bir anlamı vardır. Suriye savaşı da bu manada anlamsız değildir. 
Savaşın anlamı bugün daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. 
Geçmişten bugüne yaşananları biliyoruz. Bugün yaşananlara bakmak daha doğru olacaktır. Bugün Suriye'nin kuzeyinde bir Kürt bölgesi oluşturuluyor. 
Türkiye'nin terör örgütü dediği bir yapılanmayla ABD Türkiye'nin güneyinde yeni bir Kürt bölgesi yaratmaya çalışıyorlar. Savaşın anlamı bu.
Bu daha önce Irak'ın kuzeyinde yapıldı. Önce Saddam Hüseyin aynı yöntemlerle etkisiz hale getirildi, o bölgeden fiilen uzaklaştırıldı ve demokrasi getireceğiz diye Irak işgal edilerek bugünkü harita ortaya çıkartıldı. 
Şimdi de Suriye'de aynı oyun sahneye konuluyor. Arap Baharı'yla Suriye'ye demokrasi gelecek söylemiyle Esat'ı devirmeye çalıştılar ve Suriye'nin kuzeyini karmaşık bir hale getirerek bugünkü fiili durumu oluşturdular.
Aslında her savaşın öncesinde Türkiye böyle bir Kürt bölgesinin oluşmasını kabul etmiyorum dese de, kırmızıçizgiler ortaya koysa da gelişmelere hep seyirci kalıyor. Hatta bilerek ya da bilmeyerek destek bile oluyor. 
Amerikan askerlerinin Türkiye'den geçmesi için 1 Mart Teskeresi'ni çıkarmaya çalışıyor ya da Esat'ı devirmek isteyenlerle koalisyon kuruyor.
Ortadoğu'da Büyük Kürdistan'ın kurulması için yapılan çalışmalar artık sır değil. Hatta sınırlarını belirleyen haritalar bile her ortamda karşımıza çıkıyor. 
Komşularımızda yaşanan savaş ve ülkemizde devam eden terörist faaliyetler bu projenin bir parçası. Belki uzun yıllar daha da devam edecek. 
O haritalara baktığımızda Kürdistan'ın nasıl kurulacağını rahatlıkla görmekteyiz. 
Irak, İran, Suriye ve Türkiye'den alınacak topraklarla kurulacak bu yeni devlet. 
Projenin Irak ayağı tamam… Kuzey Irak'ta bu oluşum tamamlandı. Şimdi de Suriye'de bu işin savaşları yapılıyor. Denize ulaşacak bir koridor açılacak.
Türkiye'de yaşadığımız terör olayları da bu projenin bir başka ayağı… 
Sayın Yıldırım'ın dediği anlamsızlığın anlamı bu… Burada anlamsız olan Türkiye'nin bu oluşuma kolaylık sağlayacak bir politika izlemesi. Deyim yerindeyse kendi ayağına kurşun sıkıyor. Kuzey Suriye'de bu oluşumun gerçekleşmesi için Esat'la savaşıyor.
Kuzey Suriye işi halledilince sıranın kendisine geleceğini görmüyor.
Bugün Kuzey Suriye'de Türkiye'nin terör örgütü dediği oluşumla omuz omuza savaşan müttefiklerinin yarın ülkemizde terör faaliyetlerinde bulunan bir başka örgütle, onun armasını takarak Türkiye'ye karşı savaşabileceğini hiç hesap etmiyor. 
Sadece Suriye'de olanları kabul edilemez buluyor, sanki kabul eder misiniz diye soran varmış gibi… 
Neleri kabul etmedik ki!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık