• 08 Eylül 2016, Perşembe 8:54
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

7 HAZİRAN SEÇİMİNDE MİLLET NE DEMİŞTİ?
 Darbeyi önledi, demokrasiyi kurtardı dediğiniz bu millet aslında bunlardan daha önemli bir iş yapmıştı 7 Haziran 2015 de yapılan genel seçimde. Bir mesaj vermişti.
O mesajı doğru okusaydınız bu güzelim Türkiye'mizin başına bu işler gelmeyecekti.
Sağ olsun; iktidarından muhalefetine kadar tüm siyasiler bu mesaja kulak asmadılar.
Siyasiler milletin bu mesajına kulak asmadıkları için bugün olağan üstü halle idare edilen, kanun hükmünde kararnamelerle yönetilen bir Türkiye'de yaşıyoruz. 
İktidarı anlıyorum da muhalefeti bir türlü anlayamıyorum. 
Millet 7 Haziran seçimlerinde bugünü gördü ve diyeceğini dedi. Bu ülkenin yönetiminde bir uzlaşıya ihtiyaç var. Bir araya gelmek zorundasınız. Bunun adı siyasi dilde koalisyon olsa da Türkiye'yi birlikte yöneteceksiniz.
Sevgili siyasiler! Bu mesajı anlamadınız mı yoksa anladınız da duymamazlıktan mı geldiniz? Bir yıl sonra birileri silah dayayarak duyurdu size milletin ne dediğini…
Efendim, koalisyon diye bir yönetim mi olurmuş? Tek partili ve istikrarlı bir yönetim ancak ülkeyi ileriye götürebilirmiş. İşte size istikrar! Silahlı kuvvetlerinin bir bölümü darbe yapmaya kalkan, meclisi bombalanan bir Türkiye… Kamu kurumlarının yöneticileri ve kamuda görev yapan görevlilerin darbeci oldukları iddiasıyla açığa alındığı bir ülke…
İstikrar dediğiniz buydu herhalde!
7 Haziran 2015 seçimlerinin ortaya koyduğu tabloyu doğru yorumlasaydık ve milletin verdiği görevleri severek kabul etseydik darbe marbe olmazdı. 
Milletin 7 Haziran 2015 seçimlerinde ortaya koyduğu sandık sonuçlarına yeniden bakacak cesaretiniz varsa buyurun bakalım.
Millet Adalet ve Kalkınma Partisi'ne 258, Cumhuriyet Halk Partisi'ne 132, Milliyetçi Hareket Partisi'ne 80 ve Halkların Demokratik Partisi'ne 80 milletvekili verdi. 
Ve buyurun bu dağılıma göre ülkeyi yönetecek hükümeti oluşturun dedi. 
Bu tabloya göre ülkeyi uzun yıllardır yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi'nin biraz dinlenmesi en doğru mesajdı. Diğer partilerin bir koalisyon oluşturması beklenen bir gerçekti.
Ama iktidar görevi bırakmak istemiyordu muhalefet partilerinden birisi en baştan ben yokum demişti. Seçim sonuçlarını görmek istemiyorlardı, yok sayıyorlardı sanki.
Cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini birinci partiye vermişti doğal olarak ancak hükümet kurulamayıp görev iade edilince Cumhurbaşkanı diğer seçenekleri hiç dikkate almadı ne hikmetse…
Yani ikinci partiye görev verme yerine yetkisini kullanarak ülkeyi yeniden seçime götürdü. Ve ortaya yeni bir tablo çıktı. 
Neden ikinci partiye görev verilmediğini kimse anlayamadı, neden diğer seçenekler denenmeden yeniden seçime gidildiğini kimse açıklayamadı. Yasalar Cumhurbaşkanına bu yetkiyi vermişti ancak millet de bir şey anlatmaya çalışıyordu.
Bugün, milletin 7 Haziran seçimlerinde yapın dediklerini yapıyor siyasiler. Bakın isteyince bir araya gelebiliyorsunuz… Başbakan muhalefetin görüşlerini alabiliyor. Muhalefete siz haklıymışsınız diyebiliyor. 
Rabbim ve milletimiz bizi affetsin diyebiliyorlar.
Ama ne zaman? Ortalık kırılıp döküldükten sonra!
Hani millet, halk, milli irade önemliydi. Halkımız ne derse o olacaktı! 7 Haziran'da konuşan başka bir halk mıydı yoksa? O gün milleti ve halkı hiç de ciddiye almadınız.
O gün bir hükümet değişikliği olsaydı bugün darbe yapmaya teşebbüs edenlerin çoğu muhtemelen önceki hükümetin adamı diye görevden alınmış olacaklardı ve bu kalkışım olmayacaktı.
Ve bu güzelim Türkiye'm bugünleri görmeyecekti. 
Halk her zaman doğruyu yapmıştır; sokağa çıktığı zaman da sandığa gittiği zamanda!
Yeter ki siyasiler milletin verdiği mesajı anlamakta samimi olsunlar.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık