• 17 Nisan 2015, Cuma 9:29
NihatÖztürk

Nihat Öztürk

2050 YILINDA GİRESUN (2)
 İstanbul Bahçelievler'de faaliyet gösteren İstanbul Giresunlular Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği bugünden 2050 yılının Giresun'unu görmeye çalışan bir etkinlik düzenledi. 
Dereleri, Yaylaları, Ormanları ve Denizi ile 2050'de Giresun konulu bir panel gerçekleştirdiler. Panele ilgi oldukça fazlaydı. Bilim adamları çeşitli öngörüler kapsayan bildiriler sundular. 
İşin doğrusu, bu panelin Giresun'da yapılmasıydı. Çünkü bu konularda karar verici yerel yönetimler Giresun'dalar. Biz panelin Giresun'da tekrarlanmasını istiyoruz.
Bu yıl 29. yaşına ulaşan Giresun Dergisi bu panele genişçe yer verdi. Bildirilerin tamamını yayınlaması mümkün olmasa da önemli satır başlarına sayfalarında yer verdi. Bütün bildirilerin bir kitap olarak basılması ise bir başka beklentimiz.
Geçen yazımızda bu panelde öne çıkan bazı konuları yazmış: Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksek Okulu Müdür Yardımcısı Yard. Doç. Dr. İlkay Öztürk'ün sunumunu bir sonraki yazımıza bırakacağımızı ifade etmiştik. 
İlkay Öztürk HES'lerin bir anda nereden çıktığını açıkladı öncelikle ve Küresel Isınma Protokolüne dikkat çekti. Ülkeler arasında emisyon ticareti yapıldığı bilgisnii paylaştı katılımcılarla.
Dünyada içilebilir su oranı yüzde 1.  Ve bu kaynaklar hızla tükeniyor. Öte yandan bu sular Türkiye'de borulara hapsediliyor. 
Trabzon'da 124, Giresun'da 84, Rize' de 70, Ordu'da 46, Gümüşhane'de 28, Artvin'de 17, Samsun'da 4 adet HES var. HES sayısının fazla olması elektriğin fazla üretileceği anlamına gelmiyor. Bu akarsuyun debisiyle ilgili…
Peki nereden çıktı bu HES'ler? 5-6 yıl öncesine kadar kimse bilmiyordu.
Bütün sorun küresel ısınmayla ilgili. Yani sera gazları… Sera gazları atmosferde bir tabaka oluşturuyor ve bu tabakaya çarpan güneş ışınları yeryüzüne dönüş yaparak küresel ısınmaya neden oluyor. 
Bu gazları atmosfere kimler bırakıyor?  Gelişmiş ülkeler. 
Küresel ısınmanın tehlikeli boyutlara ulaştığını gören 181 ülke 2005 yılında Japonya'nın Kyoto kentinde bir protokol imzaladılar. Türkiye bu protokolü 2009 da imzaladı. 
Her ülke atmosfere saldığı sera gazını düşürecek. Her ülkenin atmosferi ne kadar kirlettiği hesaplandı. Atmosferi çok kirleten ülkeler az kirleten ülkelerden onların kirletim hakkını satın almaya başladı. Kırk milyar euroluk bir pazar oluşmuş. 
Atmosferi daha fazla kirleten ülkeler az kirleten ülkelere; Sen bana atmosferi kirletme hakkını ver ben de sana yenilenebilir enerji yatırımı yapayım dediler. İşte bu yenilenebilir enerji yatırımı dedikleri HES olarak karşımıza çıktı. 
Çevreye verdiği zararlar görülüyor ancak suların kullanım hakkı üzerinde çok durulmuyor. Asıl tehlike burada.
Özetleyerek vermeye çalıştığımız bu görüşler Yard. Doç. Dr. İlkay Öztürk'e ait. 
Öztürk, Giresun'un en büyük sorununun HES'ler olduğuna özellikle vurgu yapıyor.
Şimdi İstanbul Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği'ne düşen bir görev var. Bu paneli Giresun'da tekrarlamak… Çünkü bir iki yazıyla yörede karar vericilere ulaşmanız neredeyse imkânsız. İstanbul'da konuşulanlar İstanbul'da kalmasın. 
Ve mutlaka bir kitap olarak bilim adamlarının görüşleri Giresunlulara ulaştırılsın. 
O panelde iki yazıyla özetlenecek bilgilerin çok üstünde bilimsel görüşler dile getirildi mutlaka… Giresun Dergisi'nin yayıncılık anlayışıyla Giresunluya ulaştırılan görüşler özetin özeti olabilir ancak. 
Bizim ondan yaptığımız alıntı ne kadar kapsamlı olabilir ki!
Dernek yönetimine ve tebliğleriyle Giresunluları aydınlatanlara teşekkürlerimizi sunuyoruz.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık