• 13 Ekim 2019, Pazar 16:15
MustafaOnur Ustaoğlu

Mustafa Onur Ustaoğlu

PESTİL

Oluktan akan sular giderek azalıyor ya da uzaktan bakınca bana öyle geliyordu.
Keşanının düğümünü açtı, kulağında yuvarlak altın küpe... Yılların yüzüne çizdiği yol haritaları ne çok yaşanmışlık simgeliyordu.
Helvaların kavrulduğu sac ve altında ocaklık ateşinin buğusunda kış vaktiydi. Eşi yıllar evvel ahirete göçmüş, çocuklar farklı yerlerde farklı hayat kavgalarına girişmişti. Zaman da mekan da ona dardı. Kapısının önünde bağdaş kurup izlediği misket oynayan çocuklar onun umudu, mutluluğu olmuştu.
Kınalı eliyle siniyi tuttu bana uzattı. İçerisinde kağıda sarılı pestiller vardı. "Ye oğlum" dedi.
Eviyle yol arası yirmi bilemedin otuz metreydi.
Cefakar, vefakar yöre kadını tasvirlerinin vücut bulmuş son temsilcilerinden biriydi.
Eşlerinin sözlerinden hiç çıkmamış...
Bağ bahçede her gün çalışmış, hayvanlar otlatmış, çocuk bakmış büyütmüş, bir gün olsun isyan etmemiş bıkmamış.
Pestilden cevizlisi pek de lezzetli geldi. Kopardım birkaç parça daha. "Al evine de götür, evdekiler de yesin" lafı bir tek o kuşaklarda kaldı.
Alnından kabaran alınterine aldırmaksızın o yaşta misafirlerinin memnuniyetine çalışıyordu.
Yorganların yünlerini elleriyle ayıklayan, uykusunda bile evlatlarını sayıklayan, komşusunun sofrasının eksiğini kendine dert edinen, sürekli bir meşakkat bulup çalışan çabalayan didinen gerçek kahramanlardı onlar... Hepimiz ne çok şey borçluyuz kimbilir onlara.
Kapısında köstüre bulunan o evler, ocaklık ateşlerinde alevler, sayfanlara serilen darılar, bahçe içine konulmuş kovanlarda arılar, sofralarda kesilen ve siron yapılan yufkalar, kiraz tuzluları... Arasak da bulunmaz.
Pestil, bilmeyenler için söylemeliyim ki, bol vitaminli meyvelerin, ezilmesiyle oluşturulan ve kış vakitlerinde bozulmadan yenilebilsin diye hazırlanan kağıt inceliğinde bir yiyecek.
Evet saydıklarım bir dönemin pek sevilen tatlarıydı. İnsan kavramının karşılığını bir ömürle vermiş, yöremizin sembolü o insanlar da artık çok az... 
Ezilen meyvelerden ziyade o teyzelerimizin, annelerimizin, ninelerimizin hayatlarıydı.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık