• 22 Nisan 2012, Pazar 9:53
MustafaOnur Ustaoğlu

Mustafa Onur Ustaoğlu

BİR MÜCADELE ÖYKÜSÜ: "GÜCESPOR"
Günlerden Pazar. Ercan Abi ile laf lafı açıyor. Şirin mi şirin bir ilçede tek bir problem etrafında dönüyor kelimeler. Sinirler geriliyor, uğraşımlar ve çabalar ardı ardına sonuçsuz kalıyor. Cehalet her yerde olduğu kadar burada da var. Fakat  bu, cehalete karşı verilen savaşın bir başka türlüsü… Bir başka azim öyküsü…
 Ercan Abi yıllardır her karşılaşmamızda dile getirir Gücespor'u. O zamanlar kurulmamış, fikri bile suç gibi bir şeydir. Uzun yıllar kafa patlattığımız, Fikir Babası Ercan Abi olan Gücespor nihayet kuruldu. Ama nasıl… İlçe Kaymakamı Musa Evin, Rıfat Bal, Adnan Kara ve diğerlerinin vermiş olduğu kıyasıya mücadele sonrası. Güceli vatandaşlardan bazılarının yardım parası olarak 1 ya da 0.5 TL uzattığı bir dönemde hem de… Okulun arkasındaki toprak sahada, futbol topu bulamayıp ortaklaşa alınan plastik toplarla, kara lastiklerin krampon yapıldığı, imkansızlık içinde büyüyen gençlerin hikayesidir; Gücespor. Ya da ilçenin en zenginlerinin “Bize ne getirisi olacak” diyerek sırt çevirdiği, kazanılan üç-beş başarıdan sonra “Benim de payım var diyerek” akbaba misali hisse istediği bir takımdır, Gücespor. Cehalete karşı savaş açmış, kültürel-sosyal ve sportif faaliyetleri yaşam biçimi, ilçenin tek kurtuluşu olarak görmüş bir avuç cesur insanın var olma savaşıdır, perde arkasındaki gerçek.
 Takım için yapılan “Bana para kazandıracaksa yardım ederim.” Sözleri de cehaletin boyutlarını gözler önüne seren bir diğer bakış açısı. Amatör 2. Küme'de mücadele eden ekip; ilk maçta Darıköy'ü, ikinci maçta Doğankent'i, üçüncü maçta Görele Kuşdilispor'u geçerek grubun favorilerinden Altunsu ile de deplasmanda berabere kaldı.
Takımın aldığı galibiyetler ve güzel performansı sonrası taraftar kitlesi de artmaya başladı. Artan taraftar kitlesi oyuncular üzerinde moral açısından oldukça etkili oluyor. 12. Kişinin saha kenarında nasıl bir motivasyon sağladığını aktif olarak oynadığım dönemlerden bilirim. Geçen hafta Gücespor - Akınspor maçına gittik. Maalesef farklı bir skorla kaybetti, Güce. Ancak bir de ne görelim, o yardım yapmayan ve yardım yapmamışken utanmadan bir de takımı eleştiren herkes maçta. Hem de mağlubiyet sonrası çok ağır eleştirilerde bulunuyorlar, hakaret ediyorlar oyuncularımıza.
 İnsaf…Yazık… İşte sen bu güçlüklerin arasından sıyrılmış gelmiş bu çocuklara sahip çıkmayacaksın, sonra oturup eleştireceksin. Yok öyle yağma… Bir de işin diğer bir boyutu tamam destek vermiyor olabilirsin ama zarar da verme bari. Çünkü bu takımda okulundan maçlara izin alıp gelenler, ailesinin izin vermemesine rağmen bu cehalet savaşında ben de olmak istiyorum diyerek evden kaçan oyuncular var. Bu takımın arkasında müteahhitler, iş adamları yok… Bu takımın arkasında bir cehalet mücadelesi, yokluk içerisinde var olma savaşına dair bir azim öyküsü var. Ve ben toplumun kınadığı, hor gördüğü kara lastikli çocukların onurlu mücadelesinde onlarla bir arada olmaktan, onlarla birlikte cehalete karşı savaşmaktan  gurur duyuyorum.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık