• 08 Ağustos 2018, Çarşamba 9:14
MustafaOnur Ustaoğlu

Mustafa Onur Ustaoğlu

ALİ
 İşaret parmağının ucunda top olmuştu kaza sonrası tırnağı...
Radyolardaki müzikler haykırıyordu gelen Gücük Ayı.
Bir demli çayını hatırlarım meydandaki Sarı Ahmet'in kahvehanesinin önünde, bir de yaralı parmağıyla kavradığı; sol elinden düşürmediği tütün sarma sigarayı...
İlkokul çağlarında çocuktum; elim ayağım yaramazlıktan bilakis toprak, kum. Evden fırsat olunca oyuna kaçar, akşamüstü bi uğrardım yanına. Aralarda beraber çarşıya veya bahçeye giderdik.” Koşma oğlum, terlersin, hasta olursun” derdi. Belli edemese de bizi çok severdi. Onun kimseye eyvallahı olmadı, kimseye tepeden bakmadı. Bir ara sular kesildi ilçede bir hafta filan akmadı. Kendi evine su alırken çeşmeden komşularına da almıştı. Kimi yaşlıydı, biliyordum, kimi de yorulmasın dedi sanırım ,içinden. Hava soğuk, mevsim kıştı. Üzerindeki yeşil ceketini çok üşüdüğünü gördüğü arkadaşı Cebrik'e verdi.” Bana bişey olmaz, yürüsene sen” dedi. Kuvvetli bir tahsil hayatı yoktu lakin davranışları on okul bitirmiş çoğu adamda bulunmazdı. Yaylada komşusuyla tartışan eşinin ardından gidip :”Size kötü bi şey dediyse kusura bakmayın” diyebilecek kaç erkek vardır acaba?
Ramazan'da yapılan yemeklerden komşulara da götürüp verin ,”olan vardır, olmayan vardır” derdi.
Bir gün kazara namazını bozmasına neden olacak bir şey yaptım o anlık refleksle beni itti. Ama sonra bana artık eskisi gibi olmadığını, kendini tutamadığını söyledi, torunu olan benden helallik istedi.
Nam-ı diğer dedem Ustaoğlu Ali, yaşadığı coğrafyaya “insan” damgası vurmuş nadir biridir özünde. Evet ünü şanı ünvanı meziyeti yoktu. Ama onun herkesin karşısına yaptıklarıyla dikilecek büyük bir insan yanı vardı.
Son zamanları geldi de aklıma. Kurban Bayramı için bir kuzu aldı. Yetiştirdi. Aylarını verdi. Hayvan ona o kadar alıştı ki; onu kahvehaneye kadar takip ettiği bile oldu. O koyunu kesemeden hastalanınca koyun yemeden içmeden kesildi.
Bilmeyenlere ibret bir hayvan kıymet bildi.
Ne bir insana kötü söz söyledi, ne de bir gönül kırdı. Hastane odasına getirilen meyve sularını, hediye ve yemekleri yan odadaki ihtiyaç sahiplerine dağıttırdı.
Evci çıktığım gün söyleyemediler bana ölüm haberini. Çok hasta deyip geçiştirdiler. Evin önündeki kalabalıktan anladım.
Evet, yıllar geçti. Benzeri çok az insan saydım. Empati yapabilmenin sadece okumuş kişilere ait bir özellik olduğunu ben de düşünebilirdim. Tabi ki; Ali Dedemi ve arkadaşlarını tanımamış olsaydım. Mekanınız cennet olsun inşallah.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık