• 12 Temmuz 2019, Cuma 17:16
MustafaOnur Ustaoğlu

Mustafa Onur Ustaoğlu

ALİ EFENDİ

Meşhur bir yemek vardır ya Pancar Çorbası.
Pek de severim. Bir saha bir kentin hayatında ne kadar yer edebilir? Ali Efendi Düzü'nden paletlerini yeni taktığım bisikletimle gelir hızlıca dedemlerde oturur yemek yerdim. Orada hep pancar çorbası olurdu.Ata her zaman değerlidir. Sırtını çeviren bir evlat inkar edip anne babadan ne kadar uzağa gidebilir? Sorular sadece tanıma bir kolaylık. Duygular kalemi sarıp kanına girip yoklamakta. Korkuyorum, öyle yazmaktan ki; ya yetersiz kalırsa sözcükler?
Oradan geçmiş bir nesil ne der?
Okulun yapılacağı çiti çocuklarımız okuyacak diye herkleyen kadınlar her şeyi talan, güzellikleri yalan eden bizleri affedebilecek mi...Mahsulümüz hep gözyaşı olarak kalacak belki...Neyse.
Annemin öğretmenlik yıllarında ellerimi tuttuğu kireç ve toprağın ahengine karışmış müsamere seyirlerini bir resimle anımsadım.Varım beş altı yaşlarında.
Sıra sıra abiler ablalar bir oyunlar bir oyunlar...Kenarlarda peştemalli teyzeler, kavuklu amcalar.
Evet geçmişti adım.Lakin hafıza bilahere izin vermiyordu unutmaya bazı şeyleri...Siz değişiyorsunuz etraf değişiyor, dünya değişiyor, lakin yaşananlar aynı.Degişmiyor ki değişenin sizdeki yeri.
Ben ilk sigaramı, beni büyüteceğini zannederek Ali Efendi Düzü'nde, okulun arkasında içtim. Futbol topuna lastiğimle ilk orada dokundum. Bir formam vardı Bierhoff yazılı. Guaj boya ile isim yazdığım yok mu o işte.Bazen param oldu bazen olmadı.Olmayanı da dostlarla var edip beraber tükettik.Bugün yürüdüğüm yolu kendime orada seçtim.İdeallerin de her şeyi her zaman tutacak diye bir şey yok ya.Çoğu olmadı zaten.
En çok da sen...
Elini ilk orada tutmuştum.Çocuk gözlerindeki çıkarsızlıktı bendeki özlemin tefsiri.Ogün yeminle adımı bile unutmuştum.Zehra Hoca sorunca "Hasan" demişim.Hoca ve sınıf bir saat bana güldü.
Müsamerelerden sonra başımızı okşayan yaşlılarımız, derslerden sonra bizimle "evladım" diye konuşan öğretmenlerimizi mumla arar olduk.Bir kısmının mekanı cennet olsun.
Zaman mı bükülmüş?Yoksa yaşamayan ağaçlarda yapraklar mı dökülmüş anlamadım.
Ey gidi kolasına maçlar yaptığımız arka saha. Az mı yırtılmış şortumu akşamdan heyecanla yamadım.
Yok dostlar yok.Evimizdeki LCD-LED'ler Susam Sokağı programı yayınlanan bir tüplü tv etmedi.
O yıllarda oynanan maçların, yaşanan günlerin tadı hala damakta gitmedi.
Asım Dayı' nın çitinde top arıyor gibi arıyoruz bugün birbirimizi.Çok yakınız ama bulamıyoruz.Daha doğrusu bulmamız için uzaktaki birinin tarif etmesi gerekiyor.
Bak artık Ali Efendi'nin yerinde koca bir halı saha var. Suni çimin altında gizli kaldı nice siyah önlüklü duygular ve anılar... 
Her şeyi boşverdim de aklımda kaldı, pancar çorbası. Bir de darı ekmeği...Aylar oldu yiyemediklerim.
Unutmadan o yayla pancarına doğranan ipte asılı kırmızı biber kadar da yaktı canımı; yüzüne karşı diyemediklerim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık