• 10 Ocak 2019, Perşembe 17:21
MustafaAyhan

Mustafa Ayhan

“Talan” Is Coming

Son birkaç yıldır Kümbet'e ve Kulakkaya'ya artmakta olan ilgi dikkate değer nitelikte. Artık kış aylarında da rağbet olduğunu duyuyoruz veya kendimiz tecrübe ediyoruz. İnşa edilen oteller, restaurantlar ve iyi sayılabilecek yollar sayesinde kış mevsiminin zorlu şartları aşılabiliyor ve böylece oralarda ticarî hayat da canlanmış oluyor. Bunun olumsuz tarafı ise bundan belli yozlaşmanın ve yıkımın başlayacak olduğudur. Nedir meramım, aktarayım.
Bizim ülkemizde, öncesinde pek bilinmeyen, ilgi görmeyen, günümüzün revaçta deyimiyle rantabl olmayan herhangi bir yer popüler olmaya başlayınca talana maruz kalır. Kimse alınmasın, biz talanı seviyoruz. Sosyal medyada resim paylaşmak söz konusuysa, hepimiz hedonist olup çıkıyoruz! Bu hedonizmi fırsat bilen diğer tacir hedonistler vesilesiyle tren yolculuğundan bile karaborsa bilet kotarmamız bunun mükemmel bir örneğini teşkil etmektedir ve bunu yapanlar, yaylaları es mi geçer dersiniz? Şahsım adına, buna inanmak çok zor. Eminim bundan sonrasında daha fazla otel ve restaurant, yanına da mümkün olursa kayak merkezi veya benzeri bir tesis, teleferikler, villalar, şunlar bunlar derken hızlı bir betonlaşma görülecektir. Dolayısıyla garibanların yayla keyfi ellerinden alınmış olacaktır. Tabii yaylalarda belli ölçüde bir talan zaten vardı ve devlet bu işe el atınca yer yerinden oynadı…  Akabinde imar barışı kapsamına alınan yerli-yersiz veya haklı - haksız tüm yapıların resmî tapusu alınabildi. Belki bu kapsamla gerçekten hakkını alanlar oldu ama hazıra konanlar da olmadı dersek bize gülerler. Kendimizi kandırmayalım!
Yukarıda çizmeye çalıştığım resme en isabetli örneği teşkil eden yer Uzungöl'dür. Anlatılanlara göre betonarme bir yapıya kavuşmuş ve yaz aylarında İstanbul'la kıyas götüren bir trafik yoğunluğu yaşanıyormuş. Bizim yaylalarda neden olmasın? Bence el ele verirsek başarabiliriz. Yeter ki birileri para kazanabilsin, varsın ölçüsüz büyüyelim… On beş sene sonra yıkmaya kalkarız, o zaman da devlet ve mülk sahipleri arasında mahkeme söz konusu olacaktır; temiz yirmi seneye çözeriz. Yirmi sene idare edemez miyiz? Darılmayınız ama Ada'ya balıkçı motorlarının müşteri götürmesini yasaklayanlara ne yapabildik? “Tur motoru var, sen gidemezsin” denmişti! Konular o kadar birbirine bağlı ve o kadar tiksindirici ki! Giresun merkez ile Ada arasındaki hattı, Üsküdar- Eminönü hattı misali yoğun sanan sayın yetkililer böyle bir karar almışlardı. Yoksa başka nasıl izah edilebilir?
Şimdi tekrar şu yaylalara dönelim… Diyorum ki zaten Alçakbel'de masalar kiralık olmuş, henüz giriş ücreti yok ama olacaktır… Kümbet'de yazın ve hatta sonbahar 'da park sorunu ortaya çıkmış, Arap kardeşlerimiz buraları kendi yaylası gibi kullanmaya başlamış, her yerimiz önce yumurtaya sonra Suriyeliye bandırılmış… 
E bunun sonu nereye çıkabilir ki? Hababam Sınıfın'da öğrencilerin tünel kazıp okuldan kaçmaya çalışırken, tünelin ucunun Mahmut Hoca'nın odasına çıkmasında olduğu gibi; o anda Kemal Sunal dönüp arkadaşlarına ne diyor? İşte tam da öyle bir yere çıkacak yolumuz. Umarım yanılırım; ama not just winter but also talan is coming- 1.


 1- Bu cümleyi İngilizce yazma nedenim, popüler bir repliğe mizahî bir göndermedir ve bununla beraber bütün okurlarımızı dikkate alarak bunun Türkçesini vermeyi görev biliyorum: “Sadece kış değil, talan da geliyor.”


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık