• 06 Temmuz 2018, Cuma 9:28
MustafaAyhan

Mustafa Ayhan

HAVALİMANI ÇIKMAZI
Yeşilgiresun'da haber olduğunda bir an şaşırmıştım ama sonra, yahu burası Türkiye normaldir dedim. Ordulu taksiciler, Giresunlu taksicileri havalimanına sokmuyormuş. 
Giresun Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı İbrahim Çeltik de haklı olarak, eğer bu havalimanı Giresun'un da değilse, tabelasına Giresun adı yazılmasın demiş, az bile söylemiş.
Yahu bu havalimanı, sadece Ordu'nun veya sadece Giresun'un yolcu potansiyeli için yapılabilir miydi? İsviçre mi burası? Senelerce Trabzon ve Samsun'a çalıştığımız yetince ve yolcu potansiyelinde hemfikir olununca devletimiz en sonunda lütfetti ve bu havalimanını iki şehre kazandırmış oldu. Şimdi idari olarak cevap hazırdır: Efendim, havalimanı Ordu ili sınırları içinde bulunuyor, bu nedenle Giresunlu taksiciler yolcu almak maksatlı gelemez. Peki bu yönde bir ayet mi var? İki şehrin Valisi bir araya gelse, aralarında bir mutabakat imzalasa bu mesele çözülemez mi?
Bu kadar basit bir sorunu çözememek değil de çözmemek söz konusudur diye düşünüyorum. Zaten bu problemle aynı zemine oturan birçok yeni kriz çıkarılabilir… 
Mesela Ordu'nun martıları, Giresun kara sularında avlanmamalı; bizim martılara yazık değil mi? Onların ekmeğini neden Ordulu martı yesin ki? Tersi de doğru elbette. Ordu'nun resmi makamlarına çağrımdır, lütfen martılarınıza ve bilumum mahlûkatınıza sınırları öğretiniz. Mesela martıların kanatlarına mor şeritler çizebilir ve böylece ayrım yapılmasını kolaylaştırabilirsiniz. Ayrıca derelerinize de söyleyin, yukarı doğru akmaya kalkmasın, anında şikâyet ederiz. Anarşist dereye hayır!
Kaçak Olan Her Şeye “Barış” Gelsin
Sanırım iki-üç yazı öncesiydi, devletin borçları affetmesine değinmiştim. Yine aynı doğrultuda bir af daha geleceğini biliyorduk: İmar Barışı. Bu barış, bizim yaylalardaki kaçak yapıları da kapsıyormuş. Şimdi hepinize nispet olsun diye, affınıza sığınarak, şöyle okkalı bir oh çekmek istiyorum: Ohhhhhhhhhhhhhh! Nasılmış? Tapusunu alamadığı için kendi yerine ev yapmaktan imtina edenler, devletin kuralına uymayı boynuna borç bilenler… Hoop, size diyorum… Nasılmış? Çözebildiniz mi devletin sistemini? Bununla beraber bir itirafta bulunmak istiyorum… Hani kayıkla 25-30 dakikada gidilen, Karadeniz'in yaşanabilir tek adası diye bilinen, 40 dönüm bir yer var, hah işte Giresun Ada'sı… Aslında orası benim! Kaçak bir iki kilise yapmış zamanında atalarım, iki de şarap fıçımız var hatta… O gün, bu gün ailecek sır gibi saklıyorduk. Şimdi orayı bana bırakmanız lazım. Hiç bozulmaca yok, öyle barışa, böyle itiraf gider.
Benim Adayım “Koç”
Malum, seçim geride kaldı, birçok kişi aynı fikirde, o yüzden tekrara düşmemek adına bilinenlere değinmiyorum. Bir örnek vererek, Türkiye seçmeninin neye dikkat edeceğini kendimce anlatayım… Bütün Fenerbahçeliler, Kongre'den sonra şu espriyi yaptı: Ali Koç Cumhurbaşkanı adayı olsa, kesinlikle 20 milyon alır. Elbette Sayın Ali Koç da bu tür esprileri ve bunların yanı sıra ortaya atılan asılsız iddiaları duymuş ve asla böyle bir şeyin mümkün olmadığını ve olmayacağını ifade etmişti. Benim daha çarpıcı bir fikrim var: Fenerbahçe basketbol takımı Koç'u Obradoviç, bir dahaki genel seçimde herhangi bir yerden milletvekili adayı olsun, sonucu birlikte görelim… Kendisi, tüm Türkiye'de gıpta edilen bir takım yarattı; her finali yüksek ihtimalle kaybetmesiyle ünlü Fenerbahçeyi Euroleauge şampiyonu yaptı. Birçok basket severin gönlünde taht kurdu. Öte yandan olaya şöyle de bakınız: Sonuçta o da “Koç”…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık