• 13 Şubat 2015, Cuma 9:11
MustafaAyhan

Mustafa Ayhan

Bir An Düşünün ki MB Başkanısınız...
 Türkiye'deki politik problemlerin çoğu, tarihsel olarak bir silsile içindedir. Menderes döneminden beri, muhalefet iktidara nasıl yükleniyorsa, hangi ithamlarda bulunuyorsa, bugün aynı stil devam ediyor. İktidarlar da aynı şekilde, kendilerini savunurken, benzer söylemleri, yöntemleri izlemekte ve birçoğumuzun bildiği ve alıştığı gibi bu savunmalar, “biz yapmayız, bizde yanlış olmaz” gibi hukuki ispat yolu seçilmeden, metafizik referanslarla yapılmakta. Artık “politik bünyemiz”  yolsuzluk kelimesine tepki veremez oldu; bunun nedeni de kamuoyunun çoğunluğu tarafından masumiyetin ispat edilmesi gibi bir beklentinin olmamasıdır. Hele ki paralel bir günah keçisi varken zaten AKlanmış oluyorsunuz.
Şimdi böyle bir politik atmosferde, Merkez Bankası Başkanı yerinde olmak ister miydiniz?
Sayın Cumhurbaşkanı'nın, Başbakanlık günlerinden beri ısrarla söylediği “faizleri indirin” öğütlerini dinlese bir dert, dinlemese bir dert! Öğütler dinlenmese ve bir de iktisadi olarak izaha girişilirse, “seni paralelci seni…” deyiverir birileri. Akabinde de zaten iktisadi izaha kulak kapayan iktidar taraftarları, “yuuuhhh” çekecekler ve biraz daha gözden düşeceksiniz. Tersi olsa ve faizler indirilse ve bu gerçekten de gerekli bir hamleyse, bu sefer de “Cumhurbaşkanı'nı dinledin” denilecektir. Düşünün artık hissedilen siyasi baskıyı! Ne diyelim Allah kolaylık versin…
Türkiye'de Aristokrat Sınıf Yok Ama Dizilerde…
Ne zamandır yazacağım ama bir türlü fırsat olmadı. Yazının bütünlüğünü bile riske atarak yazıyorum: Yahu bu TV dizilerini yazanlar, hayal güçlerini başka bir ülkeye kiraladılar mı? Hiç mi farklı bir senaryo çıkarma gayreti olmaz kendisine senarist diyen birinde! Bir konak bulun, buradaki aile de öyle soylu olsun ve bir o kadar ahlaksız, egoist, sadist vs olsun ki izleyenler, bunları yolda görseler boğazlamak istesinler… Bir de bunlarla tezatlık teşkil edecek, terazinin öbür tarafını dengeye getirecek olan “fakir” sınıftan insanları yaratalım. Bunlar çekişsin dursun, zengin aile, bu fakirleri ezsin… Peki Türkiye'de böyle bir sınıf kavgası olsaydı, sol bugünkü halinden daha iyi durumda olmaz mıydı? Hani Sosyal Demokrasiye yakın biri olarak, keşke zenginler böyle vicdansızlıklar yapsalardı da sol duygular, sosyal adalet vb ilkeler halk nezdinde güçlenseydi demeden de edemiyorum… Neyse, tekrar konuya dönersek, bu dizileri oluşturanlar, tabi ki yazabilirler böyle yavan senaryoları ve gerçekle alakası olmak zorunda da değil lakin artık gülünç duruma düşüyorlar. Şundan eminim ki bu furya, 10–15 yıl sonranın komedi unsuru olacak. Aslında bugün de ufku geniş yazarlara, bunları alaya almak için fırsat sunmaktalar. Nasıl ki Gani Müjde'nin senaryosunu yazdığı Arabesk filmi, Yeşilçam'ın temel senaryolarını alaya almak suretiyle başarılı bir yapıt olduysa, bugün de o fırsat önümüzde olabilir.  Örnek olarak, ABD'de Revolution adıyla bir dizi yaptılar ve konusu, bir sebeple dünyada elektriğin kesilmesi gibi bir şeydi. Detaylar önemli değil, mühim olan yaratıcılıkla, özgün bir konu bulup, bunu seyirciye sunabilmek. Ama ölçü önemli: Bizde zombi konusu tutmaz, kimse bunu benimsemez ama “Su” biterse ne olur diyerek, bir şeyler yazılabilir. Bu bir örnek sadece ve daha nicesi de çıkarılır. 
Allah aşkına, sevgili yapımcılar, yönetmenler artık konaklara günlük binlerce lira vermeyi bırakın da stüdyo kurun. Çok eleştirildi, yazıldı çizildi ama Muhteşem Yüzyıl'ı yapanları tebrik etmek gerek zira farklı bir konu bulup, stüdyoyu da kurup, insanlara tam anlamıyla yeni bir dizi sunabildiler. Gerçi ecdadımıza şarap içirdiler diye gürleyenler de oldu ama bu hep olacaktır. Biz böyleyiz, ecdadımız çok önemlidir, kutsaldır ama onların politik ve sosyal olarak nasıl yaşadıklarını, ne yaptıklarını doğru kaynaktan araştırmaya yanaşmayız. Bizde böyle: İşine gelmeyen, kameraNasını da alıp gitsin(!) Kesin kamerası paraleldir bunun…
 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık