• 18 Ocak 2013, Cuma 9:28
MustafaAyhan

Mustafa Ayhan

AÇIK HAKSIZLIK: ÖYP (REDHACK de olmasa…)
Bu yazıyı yazmazsam, tarihe karşı büyük bir sorumsuzluk olacaktı… Her kim akademisyense veya akademisyen adayıysa,  bu yazıya bir göz atsın… 
ÖYP, açılımı, Öğretim Görevlisi Yetiştirme Programı… Çok güzel… ilk bakışta, “vay be, Türkiye akademisyen yetişsin diye program bile yapmış” dedirtir ama… bu sistem, tıpkı KPSS'nin birçok yönü gibi, liyakati ölçmeyen, akademisyenlik mesleği ile hiçbir anabilim dalı bağlamında uzaktan yakından alakası olmayan bir sistem çünkü bu sistem, ALES adıyla bilinen sınavı baz alıyor. ALES de eski ÖSS gibi bir sınav. Ufak tefek farklar mevcut elbette ama dediğim gibi hiçbir anabilim dalıyla, yüksek lisans veya doktora düzeyinde ilgisi yok, lise düzeyinde ilgisi var. Burada şu soru sorulabilir: “Bu sınav var diye mi haksızlık var?” Cevap: Hayır… ama bu sınava giriş hakkı üniversite mezunlarına (lisans) açık olduğu için, araştırma görevlisi alımı yapılırken, bir lisans mezunu, yüksek lisans mezunu veya doktora öğrencisi ile denk tutulup, ALES puanıyla atanabiliyor. Peki, eyyyy (kimi hatırlattı?) YÖK, bu yüksek lisans, hele ki tezli yüksek lisans neden yapılır? Eğer akademisyenlik yolunda atılan ilk adım yüksek lisans ise, hangi hakla lisans mezunuyla yüksek lisans mezununu denk görebilirsin? Hele ki kaliteli bir üniversitenin yüksek lisans öğrencisi, onlarca sunum yapmış, yüzlerce kitap okumuşken, bu kadar çalışma ve faaliyetten hiçbirini yapmamış olan veya henüz yapmamış olan lisans mezunuyla diğerini nasıl eşitlersin? Evet, lisansta da çok araştırmacı, okuma aşkıyla yanan insanlar var ama o zaman sen herkesi, liyakati ölçen bir sınavla, bir değerlendirme sistemiyle elemeye sokmalısın ki adaletli olasın! Ayrıca ÖYP kapsamında ataması yapılanlara da öğrenim ve donanım durumlarına göre çeşitli masraflar yapılıyor: İngilizcesi hiç olmayana (ki bu da saçmalık) yurt içi kurs, belli düzeyde olana yurt dışı kurs imkânı gibi masraflar bunlar. Peki daha az masraf edeceğin yüksek lisans veya doktora mezunu, doktora öğrencisi varken, hangi akıla hizmetle bunu yapıyorsun? Bu soruların hangi biri yanıtlanabilir? Elbette tutarlı cevap bekliyoruz… Ama tutarlılık bizim ülkemizde hiç olmadı! Ondan sonra RedHack gelir, senin yolsuzluklarını, çiftlik haline gelmiş üniversitelerinin yediği haltları ortaya koyar, sen de mecbur kalırsın bu durumu soruşturmaya! Ne güzel ülke yahu! Bilgisayar korsanları, adaletin sağlanmasına katkıda bulunuyor. Gülsek mi ağlasak mı? 
Bu haksızlığın eski versiyonu da üniversitedeki hocalara çok yetki veren bir sistemdi. Mesela, bir hoca, herhangi bir nedenle asistanı yapmak istediği öğrencisini, kolayca aldırtıyordu kadroya. O zaman da birçok haksızlık yapıldı. O zaman da dürüst insanlar hariç, hiç kimse liyakate bakmadı. Atatürkçü hocalar, Atatürkçüleri, diğer cenahtakiler de kendi gibi düşünenleri alırdı, şimdi ise komple haksızlık yapılıyor. Biri çıksa da bu süreci Danıştay'a götürse! Bakalım orası ne der bu işe? İşin daha da enteresanı, gerçek entelektüel akademisyenler bile bu işe sessiz kalıyorlar! TV ekranlarından eksik olmayan akademisyenler, bu işe el atmalılar. Bu bir vicdan meselesidir ve ileride öyle bir zaman gelecek ki bir ilkokulda öğretmen bile olamayacak olan vatandaş, üniversitede bölüm başkanı konumunda olacak! Yine de kimsenin hakkını yememek adına, ÖYP ile de bu mesleğin hakkını verecek kişiler atanmıştır demeliyim; elbette her bozuk saat de günde iki kere doğru zamanı gösterir… Başka ne denebilir ki?

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık