• 16 Eylül 2013, Pazartesi 9:14
KenanÖzkaya

Kenan Özkaya

YANDIN SEN HURİYE TEYZE…
 Yıllar önceki bir yazımda emekli memur Rıfkı Bey'in kırk yıllık eşi Huriye Hanım teyzeyi sizlerle tanıştırmıştım.
Huriye Hanım mütevazı bir emekli eşi.
Hatırladınız mı bilmem. Hani elinde Pazar çantasıyla pazara gidip pek bir şey almadan “Evdeki hesap çarşıya uymadı, sağlık olsun na'palım?” deyip gerisin geriye evine dönen hanım teyzemiz…
İşte aynı teyzemiz Huriye Hanım geçtiğimiz gün bu sefer bir market alışverişi yapmak ister. Evinden çıkarak büyük marketlerden birinde alır soluğu.
Ne ararsan vardır markette.
Rıfkı Bey, aslında çok öfkelidir. Bu ay gelen elektrik, telefon ve su faturaları ile banyoya ve mutfağa aldığı iki tüpün zamlı şekilde cebine olumsuz yansıması onu çileden çıkarmıştır zaten. Ama ev tamtakır durumdadır.
Ne sebze ne meyve ne bakliyat ne de et vardır evde.
Kasabın yanına zaten yaklaşamamaktadır.
Kilogramı 25 liradan et almak ona son derece dokunmaktadır.
Balıklar ateş pahasıdır. Bir palamut balığı bir gün 7 lira bir gün 9-10 lira olunca balık satanlara da öfkelenmiştir.
Kilogramı 25 liraya kıyma, tanesi 9 liraya palamut alacak kadar babayiğit olamamıştır Rıfkı Bey.
Adı üstünde bir cıbıl emeklidir o. Bari biraz sebze, meyve, zeytin, peynir, tereyağ, sıvı yağ, pirinç, mercimek, kurufasulye alayım der.
Eli boş dönerse Rıfkıcığım kızar bana diye söylenir içinden.
Huriye Teyze gerine gerine gittiği marketten eğile eğile çıkacağını nereden bilebilirdi ki?
Önce katı maddeleri alıp çantaya dolduracağım diye düşünür. 
Aman yarabbi! Pirinç, mercimek, kuru fasulye bir anda 15 lirayı çoktan geçmişti.
Daha peynir, zeytin, sıvı yağ, tereyağ…
Nolacak şimdi?
Rıfkı Bey'in verdiği 100 lira bir anda bitecek ve cıscıbıl kalacaklardı.
Huriye teyze  güya uyanıklık yapacak ve marketten artıracağı parayı yan cebindeki cüzdanına koyacaktı.
Tereyağ 22 lira, peynir 14 lira, sıvı yağın iki litreliği 12 lira, zeytin 12 lira…
Off anam!
Yandık, diye bağırmış farkında olmadan.
Markettekiler ona bakınca anlamış Huriye Teyze birden bağırdığını.
Daha sebze…meyve…
Onlara şöyle bir bakmış.
Pas geçmiş. Akşam pazarına gider döküntüleri ucuza alırım demiş.
Ne şans tüpgazın ikisi de aynı anda bittiği için markete gelmeden 160 lirayı tüpe vermemişler miydi?
Marketteki fiyatlar Huriye teyzenin küçük dilini yutmasına yetti.
Rıfkı'nın verdiği yüz liranın yanına bir yüzlük daha lazımdı.
Bir an kahretti Huriye Teyze.
Önce “Yandım!” diye bir kez daha bağırdı ve hızla çıktı kasaya aldıklarının parasını öfkeyle ödeyerek marketten.
Hızlı adımlarla yürümeye başladı evine doğru.
İçinden,ülkenin ekonomisini en yüksek seviyeye getiren sloganı söyleyerek dişlerini gıcırdata gıcırdata:
“Durmak yok, yola devam.” diye diye  evine gitti.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık