• 10 Ağustos 2015, Pazartesi 9:40
KenanÖzkaya

Kenan Özkaya

SİZ KİMLERE YANARSINIZ
Delikanlılık dönemlerimizde ne anlamlı ve duygulu şarkılar söylerdik.
Ayın pasparlak olduğu gecelerde yalıya iner, şavkının denizin üstüne vurduğu anlar da hep birlikte “Mehtaplı gecelerde hep seni andım” şarkısını mırıldanır, keyfin tadına varmaya çalışırdık.
Çerkez'de kayalıkların üzerinde,  paslı tenekelerde pişirdiğimiz midyelere iştahla sarılırken tam karşımızda heybetiyle bizlere göz kırpan adaya bakar “Ada sahillerinde bekliyorum” şarkısının tatlı nağmeleriyle coşar denizin derinliklerine kayalıklardan baş üstü dalardık.
“Adanın yeşil çamları” ile “Akasyalar açarken” şarkıları dostluk ve arkadaşlığımızın en güzel tanıkları olurdu.
Biz Yeniyol'dan hep birlikte giderdik Çerkez'e yüzmeye. Yaz mevsiminde ikinci adresimizdi. Yeniyol'un toy devrimcileri hep  oradaydık. Sonra da akşam Gemilerçekeği'ndeki Kurtuluş Parkı'nda…
Aramızda öyle küfürlü falan konuşmazdık. Arkadaşlarımızın anası ve bacısı, bizim anamız bacımız sayılırdı.
Kız için kavga yapmak haddimize mi düşmüştü.
Zaten utangaç delikanlılardık. Kızları uzaktan da görsek yüzümüz kızarırdı.
Mahallemizin yaşlı teyzelerimizin ekmeğini, gazını, tuzunu almak ve onlara yardımcı olmak için birbirimize yarış ederdik.
Büyüklerimize yardımcı olmak, o yıllardaki şarkıların gerçekçi sözleri gibi, insan olmanın da bir gereğiydi.
Hani, şarkılar söylerdik ya…
İşte o şarkılara eklenen en can alıcı sözler, hep gecenin belli saatlerinden sonra ortaya çıkardı.
Mican, Sokakbaşı Meyhane, Kale Bayırı Düzü, dilimizin vazgeçilmez nağmeleri olurdu.
Şair Can Akengin'den şiirler okur, onun:
Diledin dünya çattın
Yoktan bizi yarattın
Bunlar belki de iyi
Fakat niçin sevgiyi 
Senden büyük yarattın  
dizelerini yorumlamaya çabalar, sevginin üstünlüğünü yüreğimize yerleştirirdik.
Ahmet Arif'in: “Hasretinden prangalar eskittim” şiiriyle Nazım'ın: “Memleketim” şiirini genç beynimizle ezberlemeye çalışırdık.
Berkant'tan Samanyolu, Cem Karaca'dan Ben bir ceviz ağacıyım ve Tamirci çırağı, Barış Manço'dan Kol düğmeleri, Selda Bağcan'dan Mapushane güneş doğmuyor, Zülfü'den Hiroşima'yı dinlerdik can kulağı ile.
Ne Tarkan'dan Şıkıdım, ne Yonca Evcimik'ten Bandır Bandır Ye Beni saçmalıkları yoktu bizim dünyamızda.
Sonra, okurduk da…
Darağacığında “Üç Fidan” bizleri günlerce ağlatmış, “Hababam Sınıfı” ve “Sakıncalı Piyade” aylarca güldürmüştü.
“Demir Ökçe” ve “Ekmeğimi Kazanırken” yıllarca düşündürmüştü.
Vatanımızı sonsuz sever, ulusal marşımızı hafta sonu okul paydosunda öyle laf olsun diye söylemezdik.
Atatürk Türkiye'sinin çocukları olduğumuzu inkar edip ulusal kurtuluş savaşımızın yiğit önderine hainlik yapmazdık.
Dostu, arkadaşlığı beyinlerimize yazardık.
Yüreğimize yerleştirirdik.
Ya sizler, bugünün genç insanları…
Delikanlıları…
Genç kızları…
Sizler, şarkıları nasıl söyler, şiirlere nasıl tat verirsiniz?
Sizler hangi kitapla güler, hangi kitapla düşünür ve ağlarsınız?
Hangi şiirleri okur, hangi şairlere hasret duyarsınız?
Ya da bizler gibi kimlere yanarsınız? 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık