• 06 Mart 2012, Salı 9:36
KenanÖzkaya

Kenan Özkaya

HİÇBİR ŞEY GİRESUN DEĞİL
Birkaç aydır İstanbuldayım.Çok sevdiğim dersane arkadaşlarımdan,öğrencilerimden istemeden de olsa, zorunluluktan doğan bir ayrılığın hüznünü yaşıyorum.
Zormuş 56 yaşından sonra İstanbullu olmak.Çok zormuş.  
Anasından ayrılan emzikli bebenin hüznü,yalnızlığı gibi bir şeymiş. Ne etini yiyebiliyorum ne ekmeğini...Ne de pancarla peziğini...
İnanın tadı tuzu yok hiçbir yiyeceğin.Eşim rahatsızlanmasa,tedavi görmese burada yüzünü bile görmek istemezdim İstanbulun.Dağdan şehire inenlerin İstanbula aşık olması çok doğal...İlk kez insan içine çıkan kişiler oldukları için.
Halbuki ben...Ben,her gün dostluğun,arkadaşlığın doruğa çıktığı küçük bir sahil şehrinin insanı olmaktan o kadar mutluydum ki...
Allah kahretsin kötü hastalık,seni...
Sen olmasan ben yine sevdiğim arkadaşlarımla Kasap Ali'nin orada mangala eti koyacak, piyazın ve ızgara köftenin dereyle dansına eşlik edecek ve bir kaç duble Yeşil İzmir rakısının bardağı saran beyazlığında balık olacaktık. Ah hastalık...Nereden çıktın sen? Arkadan vurdun beni..Eşimi halsiz bıraktın beni de Giresunsuz...
Buradaki yapaylıklar girdabında bocalayıp durmaktayım. Eşim için ...Onun sağlığı için...
Bilim Dersanesinin güzel insanları yok.Denizdeki esmer kayaları yalayan dalgalar çok uzak.
Ya çığlık atan martılar...Onlar çok yükseklerde.
Ne Ayşe Teyzenin bakraç yoğurdu ne İlyas Dayının şişe sütü...
Ne de Hacı'nın Yeniyol'daki Afta Market önünde sattığı iri mezgitler...
Hiçbir şey Giresun değil bu şehirde.İstanbulun taşı toprağı altın maltın değil bana...
İstanbul kozmopolit...İstanbul yapay...
Giresunun adı yok burada.Üzülüyorum bu yüzden.
Her yer Trabzon...Adamlar boşuna dememişler... Bize her yer Trabzon ..diye.
Ekmekçi tabelasına yazmış...Trabzon Ekmeği...
Pideci, pidesinin adını koymuş...Trabzon Pidesi...
Ama hiçbiri Trabzon değil..Aldatmaca.
Adını kullanıyorlar Trabzonun.Bu da şehir olarak onları keyiflendiiriyor belli ki...
Giresunun adı sanı yok.Adamlar kadayıfa bile ad bulmuşlar...Urfa Kadayıfı...
Biz övünüp duralım. Padar Kardeşim Giresun'da kadayıfını satmayı sürdürsün, buralarda adı bile yok.
Ah ulan Engin ...Alacağın olsun...
Gelince bi duble fazla içeceğim Kasap Alinin orada sana inat.
Ah ulan Nevzat...Görürsün gününü. Sana daha fazla otogaz yaktırmak için Erimez'e değil Kulakkaya'ya çek arabayı...diyeceğim.
Teoman Dede...Sen etütteyken dersine girip bu adam Ortadoğu ve Balkanların en iyi Türkçecisi...diyeceğim.
İlhan Cinel abime Erimezde Hakkı Dayının orada rastlayıp daha çok takalak yapacağım.
Bu arada onun da rahatsızlanmasına çok üzüldüğümü söylemeden geçemeyeceğim.İyi olacak ve bu düşlerimiz gerçekleşecek.
Merkez Bilim Dersanesinde Adem Hocamın ısmarladığı demli çaydan bi kaç tane içeceğim.
Alaeddin Hocanın Fenerbahçe muhabbetlerine daha çok katılacağım.Volkan Hocayı Beşiktaş yüzünden daha çok kızdıracağım facebookta.
Abdullah Bey'in pazar yumurtalısından daha çok banacak,daha çok tereyağlı olsun ...diyeceğim.Uğur'un palavralarını benimle ilgili Antalyadaki askerlik anılarını sabaha kadar dinleyeceğim.
Genç arkadaşlarım İrfan'a, Emre'ye, Akif'e, Erkan'a, Mehmet'e, Barbaros'a, Sercan'a, Göksal'a daha çok iddaa tiyosu vereceğim.
Veeeee...Dede'ye kanser olmaması için cigarayı bıraktırmak için elimden geleni ardıma koymayacağım.
Gerçekten Giresunun adı yok ze Giresun hiçbir şey değil burada.
Çünkü sizler yoksunuz.
Çünkü torunum sevgili dedesi Halil Hocam yok...Gelince Kuzey üzerine daha çok planlar yapacağım onunla.
Sağlıcakla kalın, dostça kalın.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık