• 25 Eylül 2017, Pazartesi 9:03
KenanÖzkaya

Kenan Özkaya

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
 Çerkez'deki kayalıklar biz Yeniyol gençlerinin ikinci adresiydi. Önce, güneşi içer sonra martılarla türkümüzü söylerdik.
Hasretinden prangalar eskitir, dertlerimizi şaha kaldırır, Allah'a bir sitem yollardık.
Soluksuz deniz diplerinde midyeler çıkarır paslı tenekeler üzerinde kızaracak o sert kabuğun tırnaklarımızla açılacak şeklini düşlerdik.
Çerkez de güzeldi, oradan Giresun'un doğu yakasını batısından set gibi ayıran Kale'yi seyretmek de...
İçtiğimiz güneş, bizi ikindi saatlerinde gölgede bırakırdı. Akşamın esintisi yavaştan üflemeye başlardı omzumuzu boynumuza doğru.
Ve kızgınlığı esmerleşmiş kayalara şaplatarak kuruttuğumuz donlarımızı giyerek mahallemize doğru yola koyulurduk.
* * *
Ben Hacıhüseyin Mahallesi çocuğuyum. Evlerin suları sık sık kesildiğinde Poyraz Çeşmesiyle Tulumbalı Çeşmede ibriklere su doldurma sırasına girer annelerimize yardım ederdik.
Poyraz Çeşmesinin hemen üst köşesinde Fatma Teyzelerin evi vardı. Hemen yanı başında da Bekir Tamer amcaların ya da çocukluğumuzun harika teyzesi Sebahat Teyzelerin evi...
Hamza Abi bateri çalardı. Küçük kardeşi Yusuf da yıllar sonra iyi bir baterist oldu. Mediha Abla ki biz o yıllarda onu Tülin Abla diye bilirdik, öyle kibar öyle romantik bir ablamızdı ki mahallenin genç kızları o yıllarda sanıyorum onu örnek alırlardı.
Bugün halaa tüm hanımefendiliğiyle Tülin Ablam hem resim yapmaya hem şiir yazmaya devam etmekte ve genç insanlara örnek olmakta.
Bekir Tamer Amca...Sen ne beyefendi bir insandın öyle...Sanki Sebahat Teyze evin erkeği sen hatırladığım kadarıyla naif bireyiydin.
Tarık Abi sokağımızın örnek kişisi, kardeşi Tayfur aynı yaşta arkadaşımızdı. Birlikte futbol maçları yapar birlikte Ayten ablanın bahçesinden portakal, mandalina çalardık. Kardeşi Turgut küçüktü bizden. Ömürleri fazla olmadı Tayfur ve Turgutun. Nur içinde yatsınlar.
Yolun karşı tarafında Bandilli Hasanın evi vardı. Güner Abi daha ağırbaşlı Topal Taner Abi daha hareketli ve yaramaz gelirdi bana. Ama abilerimizdi. Hem korkar hem saygı duyardık onlara ..
Ahh o tulumbalı Çeşme ve karşısındaki heybetli dut ağacı...Babamın teyzesi Ayşe teyzemin evi ve evin meyve bahçesi ..
Dut ağacına iri kıyım biri çıkar tüm sokakta yaşayanlar tenteyi ağacın altına gerer ve patır patır tenteye düşen bal tadındaki dutları hayranlıkla seyre dalardık.
Güzel günlerdi ..Arar olduk o yılları...Komşulukları...Sevgiyi...Saygıyı arar olduk...Bahçeli evlerden sıyrılıp apartman insanları olduk.
Çok arayacağız ama nafile...
Giden yıllar bir daha geri gelmeyecek.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık