• 01 Temmuz 2016, Cuma 8:54
KenanÖzkaya

Kenan Özkaya

ÇARŞI
 Hafta arası, pek “ÇARŞI”ya çıkma fırsatı bulamıyorum. Ara sıra öğretmen evinin üst bahçesinde birkaç duyarlı arkadaşlarımla güncel olayları yorumluyoruz. Sonra da evimin olduğu semte dönüyorum.
Giresunlu olanlar bilirler. Gazi Caddesi'ni Atapark'tan Debboy'a kadar bağlayan ya da işyerlerinin, butik, market ve döner kebap salonlarının bulunduğu yokuşu, biz “ÇARŞI” diye adlandırırız. Gazi Caddesi yerine “Çarşıya çıkıyoruz” deriz.
Çarşı, ne kadar değişmiş. Ne kadar gelişmiş. Biz içinde yaşayanlar, bunun farkına pek varamıyoruz.
Eskinin, bizim çocukluğumuzun çarşısını, birkaç ev de yerinde durmasa tanımamız mümkün olmayacak.
Çarşı, en çok beton yığınlarına teslim olmuş. 
Köylerden kente göç ile birlikte, ihtiyaçların karşılanabilmesi için bu beton yığınlarına teslim olmak, kaçınılmaz bir durum haline gelmiş. Hele DEBBOY…. Çocukluğumun ve unutamadığım anılarımın film şeridi gibi gözümün önünden geçtiği yer.. Eskiden askeri depo olarak kullanılan ve adını bu depodan alan debboyu tanımak mümkün değil. Belediye ek binası ile üniversite ek binalarının olduğu yerde yıllar önce rahmetli babamın da küçük bir rolde oynadığı Topal Osman Ağa filmini hatırlıyorum da, halâ o günleri ve çocukluğumu yaşıyor gibi oluyorum.
Eski askerlik şubesi ve askerî depo, bugün belediyenin su ve emlâk binasına dönüştü. Ya da deponun olduğu yere bu bina yapıldı.
Çok heybetli görünürdü bu depo o yıllarda bana. Etkilenmemek bir çocuk olarak mümkün değildi.
Hamsi ve diğer balıkları satan balıkçılar bu binanın önündeydi.
Dondurmacı Ali Dayı ile sinema afişleri de daha yukarıda Osmaniye Mahallesi'ne çıkan yolun başlangıcındaydı.
Renkli buzdan şerbetli dondurmalar…
Neriman Köksal ile Orhan Günşiray'ın Fosforlu Cevriye film afişleri…
Üç film birden…
Lale Sineması…
Bir tarihti ÇARŞI…
Ve biz o yaştaki çocuklar, bu tarihi teneffüs ediyorduk ciğerlerimize.
Ferahtı çarşı, tenhaydı.
Sürtünerek yürümüyorduk çarşıda.
Bizler farkına varmadan ÇARŞI ne kadar değişmiş. Kaybolmuş…Nüfus çoğaldıkça çocukluğumun çarşısı yok olmuş.
Biz Giresunlular, bugün bu aksak yapılaşmada, kaybolan çarşıda Atapark – Debboy arasında volta atıp eskilerden kalmış birkaç insanla selamlaşıyorsak hep geçmişe duyduğumuz özlem sayesindedir.
Boyalı buzdan şerbetli dondurmasını unutamadığımız Ali Dayı ve Fosforlu Neriman Köksalla onun bıçkın sevgilisi Orhan Günşiray sayesindedir.
Ben şahsen, şehrimde bugünle yaşamıyorum.
Geçmişle yaşıyorum.
Çocuklarıma, geçmişten kalan birkaç izi göstermek için yaşıyorum.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık