• 20 Haziran 2016, Pazartesi 8:56
KenanÖzkaya

Kenan Özkaya

BİR ÇINARIN GÖZYAŞLARI
 Baba evim Hacıhüseyin Mahallesi'nde. Haftada en az üç dört ziyaretlerine giderdim anamın ve babamın yanlarına. Yarım saat, bir saat hal hatır sorardım onlara, sohbet ederdim.
Apartmanda kimler oturuyor diye sorduğumda, hiç yerlisi yok oturanların diye cevap verirlerdi.
Eskiler, bir bir göçüyor bu dünyadan, yerlerine köyden kente akın edenler geliyor, derlerdi. 
Esna Teyzeyi, Mediha Teyzeyi, Hamalbaşı Osman Amcayı, Emine Teyzeyi, Kel Hasan'ı, Akkız Teyzeyi sorardım. 
Sekseni aşmış Emekli Zabıt Katibi babam, sağ elinin baş parmağını aşağıya doğru göstererek: şu “Çoğu toprağın altında” derdi.
Ona, Osman Nuri semtinden eski hamamı inen sokakta oturan arkadaşlarını sorardım. Gözleri nemli bir noktaya bakardı evin içinde.
Ağabey de Eyüp de gitti öbür dünyaya, gelme vakitleri oldu, derdi.
Yeniyol'da ne var ne yok baba, derdim. Bıyıklarının altından tebessüm ederdi acı acı. 
Yeniyol, benden artık uzak oğlum, derdi. 
Marangoz Kon Kon Hasan, Bit Ömer, Tüccar Sabri Aksoy, Motosiklet tamircisi Ali Hıdımoğlu, Berber Niyazi, Boyacı Harun, Hortlak Yurduşen, Gıdı, Kahveci Daz Ali, Şaban Mumcu, Lâz Fırıncı Osman, Bakkal Bahri Erkut, Hasan Sütlaş, Koyun Baba (Süleyman Abi), Bakkal Sadi İpek, Müfit Nefesoğlu, Berber Ali Osman'ı sorardım. 
Hepsi rahmetli oldu. Kala kala üç beş kişi kaldık derdi ve başlardı saymaya: 
Ben, Kuş Mehmet, Emin Çankaya, Nihat Tek, Naci Pamuk, Sabri Erez..
Allah uzun ömürler versin derdim ve ayrılırdım yanından.
Şu an ne babam var hayatta ne de o sıraladıkları üç beş kişi. Yalnızca Naci ve Sabri Abi hayatta bildiğim kadarıyla.
…………………………………………..
Eskinin Hacıhüseyinini ve Yeniyolunu özlemlerimle bırakıp Sokakbaşı, Çınarlar ve Kumyalıya  varıyorum. 
Sokaklar, caddeler beton yığını olmuş her taraf. 
Şehir hava alamaz olmuş. 
Köyler, kente akın etmiş. Şehir zaptedilmiş. 
Debboy da Söken de her yer kuşatılmış.
Eskilerden kalan var mı buralarda acaba? 
Bir yaşlı insan bulsam da konuşsam. Sorsam ana. 
Biraz da onun gözünü nemlendirsem babam gibi. 
Ona, kayıkları boyalı Kumyalıyı, Çınarların söğüdünü, Kale bayırı düzünü, Sokakbaşı Meyhaneyi sorsam. Giresunun eski delilerini sorsam.
Deli Nebiyeyi, Deli Seniyeyi, Deli Mehmet'i sorsam.
Eski Giresunum nerede desem o yaşlı insana. 
Eski, temiz, yeşil yaşanası Giresunum nerede desem…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık