• 12 Mayıs 2016, Perşembe 8:50
KemalettinKılıçaslan

Kemalettin Kılıçaslan

KAZANCILAR YOKUŞU
 KAZANCILAR YOKUŞU kentimizin en eski tarihi mekânlarındandı.
Bir zamanlar dik yokuşun iki yanında el emeği göz nuru işlemeli bakırların sergilendiği dükkânlar, kalaycı ustalarının adeta belli bir ritim ve tempo halinde melodi çalar gibi çıkardığı tak- tuk çekiç sesleri, körükle alev çıkaran duman tüten kalayın kokusu sarardı etrafını.
Baba mesleğini sürdürmeye çalışan 1-2 usta inatla dirense de zamana zor yaşam koşulları nedeniyle önce bakır – kalay ustaları terk etmek zorunda kaldı ardından dükkânlar kapandı.
Giresun'umuzun kendine has bakır ürününün sergilendiği Giresun İbriği,  Giresun Göğümü, Giresun Tavası, Fındık Mangalı ve sanat değeri taşıyan kap – kacakların bulunduğu Kazancılar Çarşısı da yok oldu.
Bakırcılık mesleği de bitmiş oldu.
Kentimiz kimliğine kavuşacaktı ama atalarımızın bıraktığı bu mirası da koruyamadık.  
Şimdilerde ise geçmişe dair eser yok.
Zamana yenik düştü tarihi kazancılar yokuşu.
Ömrünü tamamladı ne yazık ki.
BELEDİYEYE ÖNERİ
Tarihi kazancılar yokuşunda düzenleme çalışmaları yapan Giresun belediyesine çağrıda bulunan Giresun'un geçmişinden miras kalan kültürü tek başına yaşatan Bıçak ustası Haluk Kemal Yücesan altın değerinde önerilerde bulundu.
Haluk Usta Kazancılar Yokuşu için önerisini kısaca şöyle anlattı:
“2-3'er katlı bina harika olur. Üst katın önüne de veranda gibi hafif geniş, insanların rahatça dolaşabileceği önden girip arkadan çıkacağı yer harika olur. Giresun'a özel öyle ürünlerimiz var ki aklın hayalin durur bu el yapımı ürünler dükkanlarda satışa sunulabilir.
GİRESUN BICAĞININ SON TEMSİLCİSİ
GİRESUN'da bakırcılık gibi kentimize has 3000 yıllık kültür mirasımız olan bıçakçılık da yok olmak üzere
Giresun'da bıçakçılığın son temsilcisi olan Haluk Kemal Yücesan'a bir dokunduk bin ah işittik. Sokakbaşı'ndaki minik bıçak atölyesinde 3 bin yıllık mesleği yaşatmaya çalışan Haluk Usta “Dükkân vermekle iş bitiyor mu? Giresun bıçakçılığı benle beraber bitecek. Başka illerden gelen teklifleri kabul etmedim burada yaşasın burada olsun meslek bitmesin diye devam ediyorum, bu mirası gelecek nesle aktarmamız lazım” dedi.
El emeği göz nuru Giresun bıçağının yapış öyküsünü göstererek anlatan Yücesan “Giresun'a ait geleneksel bıçaklar isteğe göre el yapımıdır, ustura bileme yöntemiyle yapılan dövmesi, su vermesi, zımparası, körükten çıkması vs 7 işlemden geçen en az yarım günümüzü alan el emeği özel bıçaklardır” diyerek Giresun'un binlerce yıllık geleneksel markası olan bıçaklarının bazılarını şöyle tanıttı:
“YILAN DELİĞİ ÇUBUK BICAĞI ince ve uzunluğundan adına Yılan deliği çubuk dediğimiz bıçak,
 KANUN BIÇAĞI eskiden sivri uçlu bıçakları yasaklamışlar ucunu yuvarlaştırıp kanuna uygun hale getirdik batırma amaçlı değil yemek yapımında kullanılan bıçak.
LAHANA BIÇAĞI özelliği ağzının boydan boya yere basıyor olması.
ÇUBUK BIÇAĞI fındık sepeti yapımında çubukları örmede kullanılmaktadır.
KOBRA BAŞLI ÇUVALDIZ Eskiden sadece hamal başlarının beline zincir takarak dolaştığı gümüş ve deriden kını olan ve fındık çuvalını dikince mühür sayılarak hamallara parası ödenen kobra başlı çuvaldız kültüründen hiç kimsenin haberi yok. Ustası olduğum için sadece ben biliyorum. Çuvalı öyle bir dikiyorsun ki fare girmesin diye iğnenin geçtiği yerden arkasındaki de geçiyor en ufak bir açıklık kalmıyor birkaç tane numune yaptım birilerinde duruyor isteyen olursa yine yaparım ama eski çuval kalmadığı için talep yok.
Giresun öyle bir kent ki, geçmişinde hep var olan ama bugün farkında olmadığımız için komşu illerin eklemeler uydurmalarla siyasi ve medya gücünü de kullanarak ilk fırsatta kendilerine mal ettiği çok zengin bir mirasa sahiptir.
Bölgemizin en eski kent kültürüne sahip olan Giresun, ilk şehir tiyatrosundan el sanatlarına kadar, türküsünden farklı yemeklerine kadar 4 bin yıllık geleneklerin yaşatıldığı şehirdir.
Giderek yayılan, önü alabildiğince açık bırakılan yabancı hayranlığı bizi milli benliğimizi yitirme milli kültürümüzden vazgeçme noktasına sürüklemektedir.
Kültürel değerlerimizi yaşatmak istiyorsak Haluk Usta gibi değerlerimizin değerini bilerek hareket etmek zorundayız. 
En azından yanından geçerken bir selam vererek dinleyin bakalım ne diyor Haluk Usta gibi eli sanat- emek kokan insanlarımızı.
Yoksa yarın mumla arasan bulamazsın.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık