• 08 Nisan 2016, Cuma 8:56
KemalettinKılıçaslan

Kemalettin Kılıçaslan

HARŞIT ÇAYI'NDA YAZILAN DESTAN
 HARŞIT ÇAYI boylarında kadını ve erkeğiyle savunma hattı kurup Ruslara geçit vermeyerek ilimizi ve ülkemizi işgalden kurtaran aziz şehitlerimizi bir asır sonra da olsa hatırladık.  101 yıl önce Çanakkale'de 7 düvele karşı yazılan destana benzer bir zafer de Harşıt muharebelerin-de yaşanmıştır.
Merkezi İstanbul'da bulunan Giresun Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Kuğu Harşıt savunmasının yapıldığı bölgede şehitlik için yer arandığını, Giresun Milletvekili Sabri Öztürk 'ün de kültür bakanlığının desteğini isteyerek çalışma başlatıldığını açıklamasını geç kalınmış bulsam da topraklarımızı kurtarmak için canlarını hiçe sayan, şehit düşen atalarımıza bir vefa borcumuz gereği önemsiyorum
Öyle ki milli mücadelede işgale uğramadığı halde gönüllü alay çıkaran tek il olan ilimizde Tirebolu'da kurulan 42 Alay Komutanı Binbaşı H.Avni Alpaslan Bey ve Giresun'da kurulan 47 Alay Komutanı Milis Yarbay Topal Osman Ağa liderliğindeki kahraman Giresun uşaklarının torunları olarak önce biz tanımalı ve yöre insanı olarak sahiplenmeliyiz
***  ***  ***
Harşıt Çayının hemen yanı başında Tirebolu Karakaya Bölgesi'nin çocuğu olarak Harşıt savunmasını okulumuza ve köy kahvehanesine gelerek anılarını anlatan Cellioğlu Emin Karakaya gibi gazilerimizi dinlerdik can kulağıyla 
Rus saldırılarında kardeşlerini kaybeden, annesiyle kaçarak Harşıt savunması sayesinde kurtulan ve Tirebolu kasabasına sığınarak muhacirliği yaşayan açlık ve sefalet yüzünden bir aileye evlatlık verilen, yıllar sonra olsa köyüne dönebilen babaannem defalarca anlatırdı o mezalim yılları
Kocaeli – Başiskele Yuvacık'ta ikamet ederken Rus işgali sırasında Artvin, Rize ve Trabzon'dan oluşan Müslüman Türk halkının muhacir olarak bir kısmının Kocaeli, Sakarya, Düzce ve batı illerine başka bir grubun da Samsun ve Sinop'a yerleşerek bir daha geriye dönmediklerini gözlemledim
Yıllar süren araştırmaları ve belgeleriyle yakın tarihimize ışık tutan Gazetemiz Yazarı Erden Menteşeoğlu, belgesel programlarla geçmişin izlerini gün ışığına çıkaran Gazeteci – Yazar İsmail Karaman Osmanlıca bilmesi sayesinde tozlu arşivlerden çıkmayan Yazar Ayhan Yüksel gibi üç beş araştırmacı yazarlarımız da olmasa açlık ve sefaletin, salgın hastalık ve göçün, zulüm ve katliamın yaşandığı işgal sırasında bölgemizde neler olduğunu,  ecdadımızın nasıl kahramanca çarpışarak vatanımızı savunduklarını bilemezdik.
***  ***  ***
Birinci Dünya Savaşının Doğu cephesinde Erzurum'dan başlayarak Erzincan. Bayburt, Rize, Trabzon ve Tirebolu  Harşıt çayına kadar bölgemizi  1916-1918 yıllarında yaklaşık 3 yıl işgal eden Rus ordusundan kaçan çoğu yaşlı kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 2 milyon Türk halkı muhacirlik trajedisini yaşadığını biliyoruz
1916 yılında başlayan Rus saldırılarında 6 Mart'ta Pazar ve Çayeli, 8 Mart'ta Rize, 26 Mart'ta Of, 14 Nisan'da Sürmene, 18 Nisan'da Trabzon işgale uğramıştır.
Vakfıkebir,  Görele ve Çanakçı derelerinde mevzilerinde şehit düşen erkeklerin yerine kadınların almasıyla sapanı, süngüsüyle inanılmaz büyük direniş gösterildi. Ruslar 27 Temmuz'da Görele'yi işgal etti, Ordumuz düşmanın üstün silahlarıyla ancak 23 Ekim'de Harşıt Çayına kadar çekilmek zorunda kalmıştır.
Çocukken Haşıt vadisinden Doğankent istikametinde Gümüşhane sınırındaki yaylalarımıza giderken sarp tepelerden ürkerdim 
Oysa bu sarp araziler aşılması zor ormanlar Erzincan- Gümüşhane- Tirebolu arasında konuşlanan ordumuza siper, mevzi olmuş Harşıt savunmasında Ruslara karşı. İki vadi arasında akarak Tirebolu'dan denize dökülen Harşıt Çayı her bakımdan saldırıların durdurulması için savunma hattı olmuştur
Aynı zaman da Güneye geçişin en kolay güzergâhı olan Tirebolu – Torul yolunun asker açıdan bugün dahi stratejik öneme sahip olduğu bilinmektedir
Harşıt vadisinin batı yakasına konuşlanarak savunma mevzileri olan Güvendebaşı, Kabaktepe, Naldöken, Balıklı granı, Gerdanlık tepelere yerleşen, siperler kazan askerlerimiz direnerek  düşmana geçit vermediler
Harşıt boylarından geçemeyeceğini anlayan Ruslar, Ermeni ve Rum çetelerinin de yardımıyla işgal ettiği  köylerimizi yakıp yıktılar, kıyılarımızı günlerce topa tuttular zırhlılarla Tirebolu Kasabasını bombaladılar
Harşıt savunma hattına çok yakın yürüme mesafesinde olan Tirebolu Kasabası, Rusların acımasız ve zalimce saldırılarından kaçan halkımızın ilk sığanacağı, barınacağı tek mekan oldu.
Harşıt Çayına yakın köylerimizden aralarında babaannemin ve dedelerimizin de bulunduğu kalabalık grup kaçarak Tirebolu kasabasında boş binalarda konaklamışlar günlerdir aç  yoksul ve sefalet içinde yaşamışlardır
Bugün Suriye savaşından kaçan mülteciler gibi Rize, Trabzon ve doğudan muhacir olarak göç edenlerin de geçtiği sığınma merkezi olan Tirebolu kasabası açlık ve sefalet, salgın hastalıklar yüzünden yüzlerce ölümlerim sahipsiz mezarlıklarıyla doludur
Muhacirlerin kimi deniz yoluyla kayık ve takalarla, kimi sarp dağ, tepe ormanda patika yollarda yürüyerek Samsun ve Sinop'a ulaşmışlardır
Karadeniz kıyısı ve Harşıt cephesine koşan askere alınmayan 40 yaş ve üzeri erkekler de savaşa katılmışlardır.  Ruslar geçmesin diye bir kadın milisimizin Harşıt nehri üzerindeki asma köprüyü uçurduğu söylenir 
Milli kahramanımız Osman Ağa'nın Kara zıpkalı uşakları, H. Avni Beyi'n cesur yiğitleri eline süngü, kazma, sapanını alan gönüllü milislerimiz kahramanca çarpıştılar. Rusya ve Ermeni – Rum çetelerine geçit vermediler 
1917 yılında Çarlık yıkılınca Rusya çekilmeye başladı ve yaralı bacağı ile Osman Ağa ve kara zıpkalı Giresun uşakları karşı taaruza geçtiler, işgal edilen topraklarımız tek, tek kurtarılmıştır
Harşıt Savunma hattının doğu cephesi olan Harşıt – Çömlekçi deresi arasındaki Tirebolu Karakaya Bölgesi 'nde milli mücadeleye katılan Mehdioğlu Bekir Ünal, İmamoğlu Ahmet Ali Demir, Mahmutoğlu Ali Bayrak, Cellioğlu Emin Karakaya, Keloğlu Mehmet Kuş, Emir Hasanoğlu Dursun Kaya, Sünnetçioğlu Yusuf Can, Hıdıroğlu Ali Semiz, Kara Mehmetoğlu Ali Büyüktürk, Kel Hasanoğlu Ahmet Kılıç, Purtuloğlu Mevlüt Purtul, Halepli Ali çavuş köyümüzün kahraman gazileridir
Bugün mahalle ve köylerimizde, şehrimizin cadde ve sokaklarında ayağımıza çelme takılmadan dolaşıyorsak bu özgürlüğü Atatürk ve silah arkadaşlarına, milli mücadeleye gönülden katılan şehit ve gazilerimize borçluyuz 
Afyon şehitliği gibi il dışında şehitliği olan tek vilayet olan Giresun, kurtuluş savaşında iki gönüllü alay çıkaran tek il olan Giresun, Çanakkale'den sonra ikinci destanın yazıldığı atalarımızın  “Harşıt geçilmez”  dediği siperlerin, mevzilerin hala daha canlı olduğu Harşıt boylarında şehitlik çalışmasının düşüncede kalmayarak hayata geçirilmesini yöre insanı olarak istiyor ve bekliyoruz
Tirebolu Yukarı Ortacami Köyü Kayadibi Mahallesindeki evimin tam karşısında gördüğüm ay yıldızlı bayrağımın, tarihi Bedrama Kalesi'nde asılı olan Türk bayrağımızı  bir daha inmemek üzere dalgalandıran Harşıt şehitlerimizi ve bugün hayatta olmayan gazilerimizi rahmet, saygı, şükran ve minnetle anıyoruz.
Ruhları şad olsun…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık