• 02 Nisan 2018, Pazartesi 8:52
İsmailŞefik Aydın

İsmail Şefik Aydın

PKK'YI NASIL BİTİRİRİZ? (4)
'EŞİT VATANDAŞLIK' EMPERYALİZMİN TUZAĞIDIR!
Temel sorunumuz saydıkları 'Kürt Sorununun' çözümü için, ilk aşamada 'Eşit Vatandaşlık' önerisinde bulunanlar var!
Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi uzmanı olan Prof. Birgül Ayman Güler, Aydınlık'taki 14.02.2018 tarihli makalesinde, 'Eşit Vatandaşlık' hakkında şu önemli uyarıyı yapmış: “Öcalan patentli HDP programındaki Eşit Vatandaşlık eski bir Azınlıkçılık Teorisi. Bunun meşhur teorisyeni Otto Bauer! Avusturyalı! Daha 1900'lerin başında etnik topluluklara ayrı bir devlet değil, 'her devletteki milliyetlere kültürel özerklik' istiyordu! Tek Ulusun değil, Çok Milliyetli toplumun siyasal düzeni kurulsun önerisinde bulunuyordu! Bu Avusturya Marksist'i Rusya'da Menşevikler üzerinde etkili olmuştu. 1910'lu yıllarda, Rusya'daki Menşevik-Bolşevik mücadelesinde yenilgiye uğradı. 'Demokratik Toplum, Demokratik İktidar, Demokratik Siyaset' diyen Menşeviklere, Bolşevikler tarafından söylenen bir söz çok etkiliydi. Bolşevikler demişlerdi ki, 'Kültürel özerklik kültürel değil, dört başı mamur siyasal bir taleptir; dürüst olun, 'Kültürel'lik arkasına saklanmayın, herkesi aptal yerine koymayın!'
Sonra da, bu talebin bir ya da birkaç etnik topluluğun iktidarlarını garanti ederken, toplumun bütünü için mutlak bir dağılmaya yol açacağını göstermişlerdi!
Otto Bauerci öneriler 1918'lerde toz olup gitti. Bu fikir 1970'lerde, bir Avrupa Birliği kurmayı düşünen Alman vatandaşı Jurgen Habermas tarafından işlendi. Ondan da ortaya 'Ulusal Vatandaşlık' yerine 'Eşit Vatandaşlık' önerisi geldi! 1990'ların Post Modernizmi bunu aldı 'Çeşitlilik, Farklılık, Öteki, Çoğulculuk, Katılımcılık' vb. kavramlarla birlikte yüceltti. 1990'larda sosyalist sistem dağılınca, profesyonel anayasa yazıcılar, 'yakaladıkları ülkelere', Mozaik Anayasalar biçmeye giriştiler! 1rak'ta 2005'te, 'Iraklı İnsanlar'dan söz eden anayasa bunlar tarafından yazıldı. Her etnik topluluk, her inanç grubu anayasal-siyasal kimlik sahibi oldu! Her yerel ve bölgesel parçaya istiyorlarsa, başka bir dili 'Resmî Dil' olarak kabul etme yetkisi verildi. Şimdi PKK/HDP siyasal programı nefes alamıyor. Çözümcü AKP, Davutoğlu döneminden kalma bu siyasal program yerleştirmelerine sırtını dönmüş görünüyor. Ortada tek sahip CHP'deki özgürlükçü; yani 'Neoliberal Demokratlar' kaldılar! Kurultay ve Parti Meclisi bildirilerine müdahaleleriyle ses veriyorlar. Bildirgelerde hem Cumhuriyetin temel değerlerine dayanmaktan hem de ulus bilincinin ve ulusal vatandaşlığın reddi anlamına gelen 'Eşit Vatandaşlık' tan söz ediyorlar!”
Evet, Birgül Hoca, bir bilim insanı olarak gereken uyarıyı yapmış!
Eşit Vatandaşlık PKK ve HDP'nin de talebi! HDP kongresinde asılan bir pankartta şu yazılıydı: “Eşit Yurttaşlık, Ortak Vatan!”
'Eşit Vatandaşlık' kulağa hoş geliyor; bunun arkasında nasıl bir hinlik yattığını bilmeyen 'Demokratlar' da hiç düşünmeden kullanıyorlar! Allah aşkına, bu ülkede herkes eşit vatandaş değil mi? Bu ülkede 'Siyahlar ve Beyazlar' diye bir ayrım mı var? Tekrar edelim: Bizim temel meselemiz emperyalizmin kıskacında kurtulmaktır. Bu da ancak güçlü bir Millî Devlet çatısı altında birleşmekle olur. Etnik temelli haklar peşinde koşmak bizi böler parçalar!
AB üyesi İspanya'nın Katalonya'da yaptıklarını; Irak'ta Barzani'nin düştüğü durumu ve Irak Devleti'nin yeniden, Millî Devlete dönüşün yollarını aradığını hatırlatalım! Habur sınır kapısı, Erbil ve Süleymaniye havaalanları yeniden Irak yönetimine devredildi!
'Eşit Vatandaşlık' bir Küresel Proje! Prof. Birgül Ayman Güler'in belirttiğine göre, AKP'nin 1 Kasım 2015 seçim beyannamesinde de Eşit Vatandaşlık savunulmaktaymış!
Ana başlıklar şöyle: “Yeni Türkiye'de şiarımız; etnik kimliği, mezhebi ve inancı ne olursa olsun herkesi bağrına basan, onları Eşit Vatandaşlık ile evrensel ilke ve değerler temelinde demokratik bir ortak yaşam bilincine ulaştıran bir anlayışı….Yeni anayasa milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan, herhangi bir Etnik veya Dinî kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacaktır…”
Bu Eşit Vatandaşlık talebinin içinde neler gizleniyor?
Kültürel haklar, Anadilde eğitim, Özerklik!
Peki, bu nereye varır? Bir Devlet İki Millet!
Tekrar hatırlatalım ki, bu tavizlerle bölücüler aslâ tatmin edilemezler; onların hedefinin 'İki Millet İki Devlet' olduğu unutulmamalıdır.
Peki böyle bir şey mümkün mü? Kesinlikle hayır! Türkiye içinden çıkılamayacak bir kaosa sürüklenir!
Zaten “Kürt Sorununu çözün” diye bize akıl verenlerin amacı da bu!
Bir Beyaz Saray yetkilisi, tehditten farksız şu değerlendirmeyi yapmıştı: “Seçim sonrasının gündemi yeni bir anayasa ve Kürt sorununun çözümüdür. Eğer bu sorunun çözümü ötelenirse Kürtler ayaklanabilir!”
Yani, Batılı 'dostların' amaçları belli! Peki siyaset bunu nasıl göremiyor?
Fakat ne ise ki, 7 Haziran seçim sonuçlarından alınan dersle, AKP şu anda, geçmişteki fantezilerinden vazgeçmiş gibi görünüyor. Umarız böyle devam ederler.
Tuhaf değil mi, İyi Parti de Eşit Vatandaşlığı programına koymuş!
Parti programında, “Partimizin Güneydoğu sorununa ilişkin öncelikle tüm ülkede Eşit Vatandaşlık zeminine oturan sağlam bir demokrasi ve özgürlük ortamı geliştirilecektir” deniyormuş!
Bu savrulmaların nedeni, Batı ittifakı içinde Kuvayı Milliye Ruhu'ndan uzaklaşmış olmamızdır. Bize 'Kürt Sorununu Çözün' diyen Batılı 'dostlara' şu soru sorulmalıdır:
Siz Kıbrıs'ta, 500 yıldır bir arada yaşamalarına rağmen kız alıp kız vermeyen Türk ve Rum toplumunu bir araya gelmeye zorluyorsunuz. Fakat bize gelince, bin küsur yıldır bir arada yaşayan, iç içe geçmiş Türklerle Kürtleri ayırmak istiyorsunuz?
Peki neden?
Avrupa Birliği ülkelerinde Anadilde eğitim söz konusu değilken, Batılı 'Dostlarımız bize Anadilde eğitim için bastırıyorlar; ülkemizin devşirilmiş aydınları da, Anadilde eğitimi savunuyorlar!
Fransız Anayasası Md. 2. “Cumhuriyetin dili Fransızcadır” diyor!
Alman Anayasasının önsözünde: “Bu anayasa bütün Alman Milleti için geçerlidir” diye yazılı! Md. 56- “Bütün gücümü Alman Milletinin mutluluğuna adayacağıma…” Madde ll6- “Resmî dil Almanca” diyor!
Amerika'da, Amerikan bayrağını selâmlamayı reddeden, bağlılık yeminini etmeyen öğrenciler okuldan uzaklaştırılıyor (William Blum, Haydut Devlet, s. 316)! Fakat bizim ülkemizde, okullarımızda andımızın okunması kaldırılıyor; çocuklarımızın, Atatürk'ün, “Ne Mutlu Türk'üm Diyene!” vecizesini söylemeleri yasaklanabiliyor! ./…

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık