• 02 Eylül 2013, Pazartesi 9:07
İsmailŞefik Aydın

İsmail Şefik Aydın

ÖNCE ORDUMUZU KAFESE KAPATMIŞLAR!
 CIA Türkiye Uzmanı Henri Barkey, Utah Üniversitesi'ndeki “Felâketle Flört: Türkiye-Irak-ABD” adlı bir konferansta şu itirafta bulunmuş: “Türk Ordusu ABD'ye güvenmiyordu. Irak'a ABD'den bağımsız girmek istediler. Avrupa Birliği adaylık sürecinde müzakereler yoluyla orduyu çok sıkı bir kafese kapattık. İktidar ile anlaşarak TSK'yı kafesledik!” Hiçbir zaman üye olamayacağımız Avrupa Birliği Üyeliği'nin nasıl bir tezgâh olduğu meydanda değil mi? Bu 'AB Üyeliği Hayali' bize pahalıya mal oldu. Yapılan bir araştırmaya göre, 1995'de Tansu Çiller'in imzaladığı Gümrük Birliği Anlaşması yüzünden uğradığımız zarar tam 221 milyar dolar! Bu ekonomik faturanın yanında bir de, Müzakere Süreci'nin Türkiye'nin millî yapısını gevşeterek, direncini kırmak ve operasyonları kolaylaştırmak için de kullanılması hadisesi var! Sayın 'Devlet Büyüklerimiz' bu süreç boyunca demek ki, hep uykuda imişler. Yazık!
Emekli Hâkim Ümit Kardaş Taraf gazetesinde, Ergenekon Davası hakkında şu değerlendirmeyi yapmış: “Ergenekon'u devlet içinde derin bir yapılanmadan çok devletin kendisi, yani asker-sivil bürokrasi ve ona eklemlenmiş bir sivil yapı olarak görmek daha doğru. Cumhuriyetin tekçi ideolojisini tahkim etmeye yönelik çelikten bir yapı!” 
Evet! Hedef Millî Devlet'ti! Yıllarca sinsi bir şekilde devlet kötülendi. Sandık kutsallaştırıldı. 'Halkın seçtikleri ülkeyi istedikleri gibi yönetebilmeli' gibi anti demokratik bir anlayış halka da benimsetilerek, hukuksuzluklara direnecek Millî Bürokrasi yok edildi. Devleti savunanlara 'faşist' etiketi hemencecik yapıştırıldı! 'Ergenekon' ve 'Balyoz' davaları sürecinde Faili Meçhûller, Asit Kuyuları, Derin Devlet, Gladyo, Jitem tartışmaları ile devlet itibarsızlaştırıldı. Sonra bu tartışmalar birden kesildi! Derken önümüzde, hani şu bölgemize Barış, Kadın Hakları, Eğitim Özgürlüğü v.s. getirecek diye pazarlanan Büyük Orta Doğu Projesi'ni bulduk!
'Suriye'nin çökertilmesi' bu meşûm projenin hedeflerinden sadece bir tanesidir. Sırada başka 'sürprizler' de var! Televizyonlardaki yorumculara bakılacak olursa, Suriye ha vuruldu ha vurulacak! Dışişleri Bakanımız “Suriye'yi vuracak 'Gönüllüler Koalisyonu'nda biz de yer alırız” diyor! Meclis Başkanımız, 50 ülkenin Meclis Başkanı'na gönderdiği bir mektupta, bu konuda daha aktif olunmasını istiyor! Yandaş Medya, birkaç sağduyulu ismin dışında, histeri nöbetine tutulmuş gibi savaş çığlıkları atmakta! Allah aşkına! Bu nasıl Müslümanlık? Dünyada emperyalizme karşı ilk İstiklâl Harbi'ni kazanan ve tüm mazlûm milletlere örnek olan Türkiye'nin, bugün mazlûm milletlere kan kusturan Haçlı Emperyalizmi ve Siyonist İsrail'le aynı ittifak dairesinde bir görüntü vermesi ne hazin! Suriye çökecek diye sevinenler; bunun bizi nasıl etkileyeceği üzerinde de düşünmelidirler. İttihat ve Terakki'nin basiretsizliği bize bir imparatorluk kaybettirmişti. Bu partinin rakibi olan Hürriyet ve İtilâf Partisi siyasetini benimseyen bir zihniyetin basiretsizliği yüzünden şimdi de Cumhuriyetimiz parçalanma tehlikesi ile yüz yüzedir! Ey sağduyu neredesin?
 24 Ağustos gecesi Haber Türk kanalındaki bir tartışmada Yenişafak gazetesi yazarı Hilâl Kaplan Hanım,  'Kemalist yönetim devleti gayrimüslümsizleştirdi' diye bir cümle sarf etti. Bu çok uzun bir konu fakat biz bu Hanım kızımıza şunu soralım: Farz-ı muhâl, İstiklâl Harbi'ni kaybetseydik, bu topraklarda biz değil, gayrimüslimler yaşıyor olacaktı. Peki, o zaman, bugün gayrimüslimler için ağlayan, bu, örtülü başı ile 'Dindar' bir görüntü veren Hanım kızımız, acaba 'Gayrimüslimler Müslümanları tasfiye etti' der miydi? Hiç sanmıyoruz! Çünkü bugüne kadar, bu zihniyet sahiplerinin gözlerinden, zulme uğrayan Türkler için bir damla gözyaşı aktığını görmedik! Anlaşılan o ki, bu zihniyet sahiplerinin Türklükle bir meseleleri var. Evet, var! Mutlaka var! Mesele, milletimizin bunun farkında olmamasıdır!

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
yukarı çık