• 02 Ocak 2014, Perşembe 9:36
İsaÇolaker

İsa Çolaker

YİNE YENİDEN EDEBİYAT
 Edebiyat , hayatın içinde olduğu müddetçe , yaşamımızdan eksik olmayacak bir olgu . Sanatın insan hayatındaki varlığı , bizim yaşamı anlamlandırmamıza hizmet eder . Hiçbir sanatçı iş olsun diye sanat ürünü icra etmez . Edebiyatın bütün şubeleri ve kendisi de böyledir . Eğlenme aracı da görülen edebiyat , yaşamı kuşatan bir yapının da adıdır . Edebin olduğu her yerde , edebiyat ve ürettiği ürünler olacaktır . Yaşamının şartı yazmaksa , sanatın şartı da yazmak ve üretmektir . Okunası her metin , anlamanın kapısını açar ve insanın bilinçle ilişkisine yol açar . Bilen âdemse , ilim sıfatı ve sahibine daha yakın olur . Onun için yine ve yeniden edebiyat diyerek , yazmanın ve okumanın erdemine inanıyorum . Yazmanın da en az okumak kadar sahici ve özel olduğunu biliyorum . Yazma eyleminin pratiği , okumanın soyutluğunu örtmeye yeter . Kim okuya kim yaza , tarihe kalacak olanlar onlardır .
Edebiyat tarihsel süreçte var olmanın adı olmuş bir alandır . Yaşadığını sanatından anlayan nice ozan ve ustalar bilirim ki , onlar , tarihe kalmanın ancak edebiyat ve sanatla olduğunu kavramış insanlardı . Bunu anlamak için çok da sanat dostu olmaya gerek yok ! Şuara suresi bile tek başına sanatı ve sanatçının gücünü anlatmaya yeter . Kurandaki sanatın bir ayağı bu ayette gizlidir . Çevremizdeki bir fotoğraf karesi dahi bunu anlamamıza yardım eder . Nazilerin Polonya 'da yaktığı kitabevinin ünlü fotoğrafı hala hafızalara kazılıdır ve iyi savaşın olmadığını en iyi anlatan sanat ürünüdür .  Bâkî ' nin günümüze kadar etkisini sürdüren didaktik dizesi , şiirin ve sanatın gücünü çok iyi anlatır : “Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal, / Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş... “ Âlemde sesin Davut gibi çınlasın!  Gök kubbede baki kalan bu sada ya da söylenen güzel sözlermiş … Gerçekte de öyle değil mi ? İhtişamı yüksek Kanunî dönemini , sanatı ve kalemiyle güçlü Bâkî gibi şair ve yazarlarla anımsamıyor muyuz ? İyi ve güçlü iktidar dönemlerinin ardında da edebiyat ve sanatın gücü vardır 
Edebiyatın ve sanatın şubelerinin hayata müdahalesi ve gücü olmasa , iktidarların hoyratlığını kim durdurabilir ? Roman , şiir , fotoğraf olayları ve hayatı sıradan görse ; kim yaşamın eğlenceli ve manevî tarafını görebilecek ? Aykırı olan sanat çeki düzen veren bir değerler toplamı mutlaka olmuştur ve olacaktır . Hiç birimiz Kılıç Yarası romanındaki tadı kaçmış erotizmi ya da Can usta şiirindeki küfrü veya Küçük İskender şiirindeki   bazı cinsel metaları kullanmaya kalkmasın ! Edebiyat üretimindeki  fantezi veya yanlışları savunma gibi bir lüksümüz yok . Edebi olanı edebiyattan arî tutmak gibi bir değersizliğin içerisinde olamam . Tüm okuma ve yazmalarımda buna özen gösteren biriyim . Öğrencilerime salık verdiğim kitap ve edebiyat ürünlerinden de geri çektiğim metin ya da kitaplar da olmuştur . Bundan sonra da olacaktır . Her şeye rağmen yaşasın edebiyat diyenlerdenim .
Yıl içinde az kitap yayınlanan ya da çok az kitap basan bir ülkenin okuru olarak yeniden yazmak ve yine okumak için epey gerekçemiz var . Edebiyat ürünlerinin bizi eğittiğini ve zenginleştirdiğini hep düşünmüşümdür . Yazılan onca şiir ve bestelenen yüzlerce metin , söylenen türküler , insanımızın yer üstü kültürüne ne kadar katkı verir ? Bunu hep merak etmişimdir ? Bu düşünme ameliyelerim sonrasında gördüm ki , edebiyat ve sanat mayası insanımızı en az kutsal kadar dönüştürüyor . Yeter ki , iyi kullanalım ve değerlerimize saygılı gösteren bir edebiyat üretelim . İskender Pala ' nın divan ürünlerini , Elif Şafak ' ın yerli romanı , Nazan Bekiroğlu Hanımefendi ' nin denemelerini kim sevmediğini ve özümseyemediğini iddia edebilir ? Hep olumlu tepkilerle okuttuğum yazar ve edebiyatçılarımızdan bazıları bunlar . Demek ki iyi işlere vesile olduğunuz zaman , okur sizi bırakmıyor . Yine edebiyat , yine edebiyat diyor ve yüzlerce baskı peş peşe geliyor , değil mi ?
Erinmeden ve bıkmadan diyorum ki , Türk okuru iyi sanata ve edebiyata aç . Popüler metinlerin çöplüğüne dönen bu dönemde bile ,  bu böyle . Siz iyi bir kurmaca metin yazdınız da , edebiyat ve sanat alemi size dönmedi mi ? Hayır . İyi okur ve yazar sizi hep sanata ve edebiyata yöneltti . Senaryo ve tiyatro gibi alanlarda bir daralma varsa , bunun nedeni edebiyat ve sanat ürünlerinde değil , alan hizmet edecek yazar tayfasının aşırı görselliği ya da batıdaki gibi gereksiz beden metaını aşırı kullanmalarıdır . Yoksa Türk edebiyatı ve sanat ortamı kendi doğal mecrasında akmaya ve yeni edebi metinler üretmeye devam ediyor . Edebiyat dergilerinin sayısal çokluğu bile buna örnektir . Bir de ekonomik şartlar iyi olsa da yaşatabilsek ! Yeni ve güçlü bir edebiyat alemi için , gençlere dönük yayınlara ve edebî eserlere ağırlık vermekte de yara var . Çünkü gençlik yeni ve üretken olana çok düşkün . Deve Dergisi gibi bol çeşitli ve farklı sanat ürünlerini barındıran dergilerin satış rakamlarında bunu görebiliriz . Bir de demokratik ve çoğulcu bir yazar ve edebiyatçı yapısı edebiyat ortamını güçlü kılıyor . Kendi çalıp kendi söylemek istemiyorsak , yeni edebiyat anlayışı böyle olacak .
Edebiyatın iyi bir retorik ve eleştiri gerektirdiğini bilen bir olarak ; her şeyi göze alarak yazmaya ve yeni ürünler meydana getirmeye devam edelim çünkü , sanatın alanının  sadece bu alemle sınırlı olmadığını düşünüyorum . Yerle gök arasındaki her ortam ; edebiyatın ve sanatın doğduğu mekandır  şuuruyla , Osman Nihat Akın'ın eserini dinliyorum: “  Geçti hayal içinde bunca yıl bir gün gibi / En eski hâtıralar daha henüz dün gibi /  Neden gönül bu içli hayata küskün gibi /  En eski hâtıralar daha henüz dün gibi.” Edebiyat ve sanatta her şey bu gün gibi oysa ! Muhabbetle ve sanatla çoğalmak dileğiyle hoşça kalın .
Günün şarkı dizesi : “ Gözlerinin içine başka hayal girmesin .” Zeki Müren

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık