• 11 Aralık 2018, Salı 17:16
İsaÇolaker

İsa Çolaker

TÜRKÜN OKUMAYLA İMTİHANI

Okuma ile arası iyi olan bir toplum değiliz ama , kitaplarıyla arası iyi olan biri olarak , bazı okuma önerileri olacak. Bunları anlatmaya çalışırken de nereden başlayacağımı bilemiyorum. Kitap okumanın biraz da kitaplıkla ilişkisi var diyebiliyorum. Evinde ya da ofrisinde labirentvari kitaplığı olan biri okumaya ve yazmaya kışkırtılmış demektir. Kendimi bildim bileli , bir kitaplık oluşturma kafam vardır. Bunun da faydasını görüyorum.
 Parşömen , deri , kağıtla birlikte gelişen kitap fikri, e-kitaba dayanmış vaziyette.Biz kitap sahibi olmanın ve ona hükmetmenin yararını hissetmedikçe iyi okur olamıyoruz. Üç bine yakın kitabı olan biri olarak kitapların altını çizmeyi ve aralıklarla okumayı seviyorum. Bir denemeyi , romanla aynı tip okuyamayacağımızı düşünüyorum. Deneme gibi kısa yazıları parça parça ve limitli okurken , roman, gibi kurmaca eserleri ağır ve derin okumanın gereğine inanıyorum. Sultaniye olmadan kitap okumam. Ayraç , benim kitabı okuma eylemimi düzenleyen bir ayrıntıdır. Mutsuz olduğum zaman daha iyi kitap okurum.
Kitaplı bir oturma odası ve yüzlerce beni izleyen ve okumayı bekleyen kitabı hayal etmişimdir. Kitabın yalnızlığını ancak okur giderir.Kitaba eşlik ettiğim zaman, Tanrı'ya daha çok yaklaştığımı düşünürüm. İkra emri sürekli aklımın ve duygularımın bir yerinde durur. Müzikle kitap okumayı ve yazmayı da ayrıca severim. Kitapların kompleksimi giderdiğini de düşünüyorum. Kitap bana daima özgüven aşılamıştır. Sanırım kitabın böyle bir özgüven aşılayıcı tarafı da var. Bilgisayar kitabın tahtına göz dikse de , daima kağıt kokusunu arayacağım. Her daim kitaplı bir toplum hayalim olmuştur.
Türkün kitapla imtihanı hala sürüyor. Halide Edip 'in eserinden mülhem attığım bu başlık , bizim hala kitapla ilişkimizin iyi olmadığını anlatır. Biblo kitap tarafında da değilim. Tüm kitaplarımı okuyamasam da , kitap koleksiyonumun sarsıcı dereceye ulaşmasını sürekli kuruyorum. Çocuklarıma para ve maldan ziyade kitaplık bırakmak ve ona saygı isterim. Umberto Eco Türkiye röportajlarında , İtalya ve bir başka ülkedeki evlerinde elli bin kitabı olduğunu söylüyordu. Ahmet Cevdet Paşa , altmış bin civarında kitaba sahipmiş. Yani kitabın görselliği de tefekküre yansıyor. Her iki adam da akil ve yazardır.
Henüz bir  ev sahibi olamadığım için , kitaplarım dağınık ve tasnifini de pek yapamadım. Kitaplığın beni okur ve yazar olmaya teşvik ettiğin akademisyen odamda yaşıyorum. Kitaplarla çevrili bir ofis ve beni okumaya ve yazmaya teşvik eden kitap figürü. Aynı şeyi evimde daha yapamadım. Tahayyül etmeme rağmen özel bir okuma ve yazma odam yok. Dilerim olur ve kitapla imtihanımı başarıyla tamamlarım. Oturma salonunda ve televizyonla birlikte okumaya ve yazmaya devam ediyorum ! Allahtan tv ye arkam dönük bir masa pozisyonum var. Kitabın düşmanı bir figürle mücadelede başarılıyım. Tv ye yenik düşmüyorum.
Okumayla imtihanımızın önemli araçlarından olan kitabın , daha iyi bir yeri olması için değişik kitabî ortamlarda tesis etmeye çalışıyorum . Kitap toplama ve kitap yardımı kampanyalarına omuz çıkıyorum. Burada öğrencilerimin de hakkını teslim etmem gerek. Kitapla yatıp kitapla kalkmadıktan sonra , kitapsız ortama ve okuma düşmanı unsurlara yenik düşersiniz .Camilerimizin de sosyal işlevine uygun olarak , bilgisayar ve kitapla buluşturulması gerekir.Cami de okuma alanlarına girmeli , tıpkı Osmanlı misyonundaki gibi. Sadece ibadet edilen camiden , okunan ve okur yazara konuk eden cami kadrajına geçmeliyiz.
Okumayla imtihanımın pek de kötü geçtiğini düşünmeme rağmen , kitapkolik bir alıcı da olamadım! Hala kitap alırken bütçe kaygısı taşıyorum. Evin rızkını bozmadan , kitap temin etmeye ve kitapsever olmaya çabalıyorum.Her il benim için bir kitabevidir. Kentin ilk kitapçılarına bakarım. İleride yeme-içme ritüelinin yanına , kitap da eklenebilir. Kitaplı kahve , kitaplı avm , kitaplı cafe , kitaplı fesfutlarla karşılaşabiliriz. Yaşamın akışı oraya doğru gidiyor. Kitap ve okur, bilgisayara yenilirse kitaplığım da antika olur, sorun yok! Kent yaşamında okumaya yer açmaya devam edelim. Fuarlarla yürüyen kitap edinme alışkanlığını , internete taşımakta fayda var. Ucuz kitap temini için adres internete doğru kayıyor. Kitapyurdu , idefix , prefix vb . kurumlar işini iyi yapıyor. Öğrencilerime de bu yolu öneriyorum.Okur hala bakkala gider gibi kitapçıya gidiyor.
Kitaba ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir ortamda kitapla ve okumayla imtihanımız dilerim , iyi olur.Türkün kitapla ve okumayla imtihanı bu kadar güzel olmamıştı. Okuma ve kitap alım rakamları hızla yükseliyor.Kitabı eline verilecek bir İslam kültüründen gelen toplumun , kitapla ve okumayla imtihanının ahiret ve ukba boyutu da var. Burada ve ötede yenik düşmeyelim.Her imtihan başarı ister.Ben de kitapla ve okumayla imtihanı iyi vermek istiyorum. Umberto Eco'nun kitapla ilişkisini merkeze aldığım bu yazı okuma yazısı olarak değil de , okumayla imtihan yazısı olarak da alabilirsiniz. Dilerim siz de okuma sınavını geçer ve eline kitap verilenlerden olursunuz. Okuma ve yazmamıza engel olan dünya meselesini iyi anlatan bir şiirle bitirelim : 
”Ya Rab! Nedir bu keşmekeş-i derd-i ihtiyaç 
İnsanın ihtiyacı ki bir lokma nânedir.”

Ziya Paşa."


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık