• 03 Ocak 2014, Cuma 9:14
İsaÇolaker

İsa Çolaker

TEFEKKÜRÜN HÜR KALESİ ŞİİR
 CNN Türk ' te Enver Aysever ' e misafir olan İlber Ortaylı Hoca : " Şiir okunur , şiirle duygulanılır , şiirle dilini öğrenirsin , güzel konuşmayı öğrenirsin ama , şiirle düşünülemez . Şiirle tefekkür yapan toplumlar , geri toplumlardır , hödük toplumlardır , yarı gelişmişlerdir " yollu sert ve büyük laflar etmiş . Okuduğumda entelektüel kibri deyip geçecektim ama , işin milletimize ve tefekkürümüze dokunan hacimli bir yanı olduğunu anladım ve sarıldım kaleme .
Anlı şanlı Hocalarımızın böyle cümleleri ilk değil , son da olmayacak gibi . Kemal Gürüz ' ün ' Türkçe bilim dili olamaz' herzesi gibi ! Gelelim İlber Hoca ' nın tefekkür anlayışına ve şiirin alanı meselesine . Şiir bir tefekkür arcıdır . Tarih ne kadar ibretlik ve önemliyse , şiir de o kadar fikrin aracıdır . Şiirin düşünce boyutu olmasa , Halil İnalcık Hoca "Şair ve Patron 'u yazar mıydı ? Şiiri sıradan halkın meselesi olarak görmek ,  bir Cumhuriyet aydını sorunudur . Onun için salt bilimsel bir gözle bakarsanız , şiir bir uyutma aracı olarak görebilirsininiz . Buradan bakıldığında tarih de biraz palavraların aracı olabilir !
Türk halkının şiire ve şaire itimadı tam olmuştur . Düşünce dünyamıza etki eden şairlere ve şiirlerine bakarsanız bunu görebilirsiniz . Nazım , Necip Fazıl , Mehmet Akif nasıl bir tefekkür unsuru olamaz ? En azından Mehmet Akif örneği bunu anlamamıza yeter . İslam adının zor telaffuz edildiği tek parti faşizmi döneminde , İslam ' ın bayraktarlığını kim yapmıştır ? Metinleriyle Kuranı anlamayı bile kolaylaştıran Mehmet  Akif  Ersoy . "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; / Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. / Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! " diyen usta , tam da tefekkürün merkezinde durmaktadır . Şiirde , ecdada yapılacak saldırılara da karşı bir duruş da vardır .
İlber Ortaylı hocanın sorunlu cümlelerinden birisi de , "şiirle tefekkür yapan toplumlar , geri toplumlar , hödük toplumlardır " sözleridir . Öyle midir acaba ? Pozitivist bir mantıkla ve Türk milletinin genetik kotlarını anlamadan söylenmiş bir canlı yayın cümlesidir . Sıkılı yumruk kullanmadan ve aşkla söylenen bir şiir politikada karşılık bulamaz mı ? Bulur . Başbakan Erdoğan  Sezai Karakoç ' tan şiir  okurken , Ecevit kendi şiirini söylerken , hep ruha ve insana seslenmişlerdir . Politik bir  araç olarak şiir okumanın 'hödüklükle' ne alakası olabilir ? Aydın kibri budur . Hödük de sert bir kelimedir . Anglo Sakson politikacı şiir okumaz , çünkü okuyacak şiiri yoktur ! Ya bizim öylemi ? Her tarafımızdan şiir akıyor . Ne güzel . İlber Ortaylı Hocanın tespiti bir Fransız jakoben aydın tespitidir . Fransa şartlarında da doğru olabilir .  Bizim yarı gelişmişliğimizin tezahürü şiirimiz olamaz . Çalışmamak belki !
Nazım söz  tasarrufuna dayanmaz . İlber Hoca bu kem sözleri nazım için söylese , belki insanımız ve ben kabullenirdim . Nazım bile şiire yaklaştıkça güzelleşir . En azından benim için böyledir. Kesik kesik yazılan tarih metinleri bile , şiir tadında yazılınca bir başka güzel oluyor . Şiirle dili öğrenebiliyorsak , nasıl tezekkür ve tefekkür yapamayız ? İşte tam da tefekkürü anlatan şiir dizeleri : Cümle eşyâda görürdüm hâr var gülzâr yok, / Hep gülistân oldu âlem şimdi hiç hâr kalmadı" Niyazi Mısrî ; eşyaya sufice ve gönül diliyle bakan bir ozan , dünyasının nasıl değiştiğini bu kadar mı güzel anlatır . Mekanik tarih belgelerindeki somutluk , bilimsel dilin izahı olamaz . Tefekkür biraz da derinliğin adıdır . Bu tarih yazıcılarında görülemiyorsa , ne yapalım ? İyi şairler iyi yazar olur da ,  iyi yazarlar , iyi şiir yazamayabilirler . Her tarihçinin sanatçı olamayışı , onun sanatı küçümsemesini getirmemeli .
İlber Ortaylı Hoca çokca kitabını okuduğum bir akademisyendir . Bu sözleri söylememiş kabul ederek  önümüze bakalım derim . Şair olmak Türk milleti için bir değerdir . Kabul aracı olan şiir , kolay da yazılamaz . Nazım , biraz daha rafine bir alandır . Yazmak kolay ve aceledir . Oysa şiir , derde devadır . Onun için , 'posta gazetesi' bile şiir köşesi yapar .Halk yığınlarının edebi zevklerini hödüklük ve geri görmek , düşünce dünyamıza bir şey katmaz . Herkes şair olamaz vesselam .
İlber Ortaylı Hoca ' nın Necip Fazıl hakkında kullandığı cümleler de tartışılacaktır .Necip Fazıl ' ın şair ve düşünür olarak yapacağı çok şey vardır diyen Enver Aysever ' e itiraz ederek ; şair şairdir "düşünceye katkı falan yapamaz" demesi talihsizliktir . 'Üç Mesele' yazarı İsmet Özel , bir şair olarak ; medeniyet-teknik-yabancılaşmayı en az tarihçiler kadar iyi anlatır . İsmet Özel ' in ne kadar özel bir tefekkür adamı olduğu da âşikardır . Necip Fazıl , Mehmet Akif Ersoy , İsmet Özel , Nazım Hikmet gibi  ustalardan etkilenerek , düşünce dünyasını geliştiren yüz binlerce insan var . İlber Hoca burada haksızsın . Biz hödük milletlerden değiliz . Sen de bizim bir değerimizsin . Hödüklü mödüklü konuşman olmamıştır ! Biz tefekküre ve tezekküre devam edelim , sen de tarih yazıcılığına devam et. 
Günün kitabı : Şeytanın Ayartması , Kıssa ,İbn-ül Cezvi , Elif Yay ..

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık