• 06 Ağustos 2015, Perşembe 9:39
İsaÇolaker

İsa Çolaker

RAYİHALARIN YAZISI
 Eskiler kokuya rayiha derlerdi. Sevdiği kokuları şiire ve nesre kaydeden yüzlerce edibimiz vardır. Benim için de önemli kokular vardır. Çocukluğumdan beri sevdiğim rayihaları konuşayım dedim. Nazan Bekiroğlu'nun Kelime Defteri'ni okuyunca renkleri ya da kokuları yazmak fikri hasıl oldu. Nazım Hanım kırmızı, siyah vb. renkleri yazsa da, ben kokuları düşüneyim dedim. Bir çoklarınızın tanıdık bulacağı kokularım, harcıalem seçtiğim günlük kokulardır. Bunlar benim kokularımdır aynı zamanda. Değişik zaman ve zeminde yaşadığım ve kokladığım kokularımı anlatınca, ilgi duyacağınızı ve hımm diyeceğinizi düşünüyorum. Sizin de farklı koku ve rayiha dünyanız olabilir. Size onları hissettirebilirsem, ne mutlu!
İlk rayiham, yaşamın içinden ve oldukça güncel bir koku, ekmek kokusu. Aldığım ekmeği kokladığımı ve onu çocuk gibi sevdiğimi çok hatırlarım! İş, aş, ekmek ilişkisini anımsatan ekmeği ve kokusunu muhterem bilirim. Francala, koltuk, mısır, kepek gibi türleri olmasına rağmen, ekmeğin sıcacık kokusunu hep özlemişimdir. Ilık ılık ele aldığımız sıcak ekmeği nasıl öpüp okşamam? Ondaki kutsal sıcaklığı nasıl tarif edeyim. Tabiatın buğdayıyla karılan her sıcak ekmek, bana emeği ve yaşamın sıcaklığını anlatır. Hasan Ali Yücel'in ekmek adlı şiiri ne güzeldir:" Güzel kokulu ekmek/Olmaz seni sevmemek/Sensin yemeklere baş/Her yemeğe arkadaş" Tulum peynirine arkadaş olan sıcak ekmeğe hangimiz dayanabiliriz? Fındık bahçesinde tereyağıyla karılan sıcak ekmeğin iş kokan rayihasına ne demeli? Benim içim sıcak ekmeğin çağrıştırdıkları bunlardır.
Sevdiğim ikinci ve özel koku, deniz kokusudur. Haşin bir Karadeniz çocuğu olarak, deniz kokusunu hiç bir rayihaya değişmem. Denizin dingin yosun kokusu da bir başkadır. Deniz kokusunu havadan alırım desem inanın! Denizin maviyle birleşen rayihası beni sarhoş eder. Denizin kokusu hüzün de verir. Sizi alır bir başka aleme götürür. Kayalıkların üstünde, sert bir dalgayla gelen deniz kokusu, sizin göğsünüzde yumuşar ve hüzne dönüşür. Denizin kokusu sizi mest ettiği kadar dinlendirir de. Yeter ki siz denize olan ihtimamınızı gösteriniz. Deniz rayihası belki de, en iyi anlamını dalgalarda gösterir. Haşmetle çarpan deniz dalgası, sizi dalgaya inat duygulara taşır. Sesle gelen deniz kokusu, oldukça tezat duygulara sürüklenmenize sebep olur. Tabiattaki en iyi karşıtlıklardan birisi buradadır.
İyi kokulardan birisi de kitap kokusudur. Kitabı sevgiliye nispetle düşünen biri olarak, onu karıştırmayı ve ilgili olmayı severim. Kitabın küflü, nemli, yanık gibi hissedilen kokusu, her zaman cezbedicidir. Arkaik bir kokusu olan kitap, sizi geçmişten geleceğe taşıyan bir rayihanın adıdır. Kütüphane olan üniversite odamda, her daim bu koku vardır. Özellikle kışın daha bir artan kitap kokusu, dostlarımı da duyarlılığa itmektedir. Kitabın kendine çeken kokusu, sizi kitabın okunma ortamına taşır. İyi okur, kitabı kokusuyla birlikte algılar. Sahaflardaki kitap kokusu da, ayrı bir derinliktedir. Eski kitapların verdiği koku, sizi biraz da kitabın tarihine götürür. Kitabın kokusu kadar, kendisi de özel olduğu için, sizi kendine çeken bir tarafı vardır. Ciltler dolusu kitapların olduğu kütüphaneler ve onların güzel kokusunu yaşayabilmeniz dileğiyle.
Dikkatimi çok çeken kokulardan birisi de aşk ve sevgili kokusudur. Sevdiğiniz insanları gördüğünüz de ortaya çıkan rayiha, birçok şiire konu olmuştur: "Adalardan gelen bu mektupta./Oradan, bir sihirli râyiha var; / İşveler sezdiren bir üslûpta, /Bir güzel şarkı söylüyor rüzgâr,/Adalardan gelen bu mektupta. "Yahya Kemalin mektup şiirindeki rayiha, rüzgarla gelen sevgili kokusudur. Sevdiklerimizin böyle güzel kokuları da vardır. Sizin rayihayı aldığınız zaman, sevdiğinizi anladığınız andır. Sevildiğinizi de kokudan anlarsınız diye düşünüyorum. Rayiha aynı zaman da, bir kur yapma aracıdır. Gül, menekşe, lale, sümbül vb. çiçek kokuları sevgiye atfen birçok güzel şiire ön ayak olmuştur.
Güçlü bir koku da, evlat kokusudur. Allah kimseye eksikliğini yaşatmasın. Evladımı kokladığım çok gece hatırlarım. Evlat kokusunu iyi bilen birisi olarak, evladınızın değerini iyi biliniz derim. Kaybedilmiş, şehit evlatların kokusu unutulur mu? Hayır. Ne kadar şehit annesi dinledimse, hepsi çocuklarının kokusunu özlediklerini anlatırlar. Evladını genç yaşta kaybeden anne, çocuk kokusunu ne güzel tarif eder. Birçok anne, kokusunu çocuklarına da verir. Çocuk başlı başına bir rayihadır. Kokusundan çocuğunu tanıyan anne gerçeği de vardır. Trajik evlat kaybını şiirine konu yapan Ümit Yaşar Oğuzcan da, Vedat'ına şöyle seslenir: "Çiçek açar, kuşlar öter/Yüreğimde diken biter/Kokusu burnumda tüter /Bu can ağlar Vedat diye" İntihar gibi zor bir gerçekle oğlunu kaybeden şairimiz, nasıl da evlat kokusunu burnunda hisseder! Evlat kokusu böyle bir geçekliktir. Allah, imtihanımızı evladımızla yapmasın. Rayihalarımızı anlattığımız yazımı, değişik bir gül yorumlu ilahiyle sonlandıralım. Kul Nesimi der ki:" Gülden terazi tutarlar /Gülü gül ile tartarlar /Gül alır gül satarlar /Çarşı pazarı güldür gül" Buradaki gül nedir? Varın siz düşünün, ey okur? Rayihadan buraya savrulduk, ne güzel oldu.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık