• 01 Mart 2013, Cuma 9:29
İsaÇolaker

İsa Çolaker

MESAFELİ YAKINLIK
  Sevgililer günü demiyorum.Sevgililer dünü diyesim geliyor.Sevmek yalın ve çıplak bir duygu değildir.Oysa batı kültürü sevgiyi yalın bir duygu olarak görür.Aşkın dününü değil, bugününü görürler. Onun için batılı sevgiyi tüketime dönük algılar.Sevgililer günü de Romalı Valentin’den gelen bir tüketim aracıdır.
     Oysa biz doğulular ya da yüzünü batıya yeni dönenler, bir türlü sevgililer gününe ısınamadık. Onun için “sevgililer dünü” kelime gurubunu daha ihtiyatlı buluyorum. Mesafesiz yakınlık imkansızdır. Mümkün olan,sevdiğini kaybetmemek için koyduğun mesafedir. Aşk, biraz da bu samimi korkunun adıdır. Kaybetme korkusuyla gelen aşktır yani. “Sevgililer dünü” dememin nedeni de aşkın içinde dünü barındırmasıdır. Hatta dünü barındıran aşklar daha uzun ömürlü olur.
    Aşkın doğasında; merhamet, sevgi, cinsellik,saygı,cömertlik,vefa,endişe ve birçok talî unsur yan yanadır.Bugün tele aşklar ve mesafesiz aşklar zamanıdır. Yani bir çakma aşklar durumuyla karşı karşıyayız. Mesajla gelen aşkların boşanma ve soğuk aşkları tetiklediğini düşünüyorum. Aşkın gözünün kör olma hali ve modern yorumuyla karşı karşıyayız.
   Aşkın aşkın bir hali de, her türlü uzaklığı yakın etmesidir. Mesafeli yakınlık dememin nedeni burada gizlidir. Yani siz aşka yakınlaştıkça, aşk sizden uzaklaşarak başka bir hale dönüşüyor. Vuslatın dili ya da kavuşamamanın büyüsü de burada gizli. Aşk biraz da acımadır. Yani sevgililerin birbirine acımasıdır. Acımak burada erdem halidir. Sevgililer birbirine acıdığı zaman, aşkın adaleti de tecelli eder. Karşılıklı eşitlenenlerin meşk halidir bu.
   Ne diyor Latin Amerikalı ozan Louis Aragon, Mutlu Aşk Yoktur adlı nefis şiirinin bir dörtlüğünde:
…..“Bir tek aşk yoktur acıya gark etmesin  Bir tek aşk yoktur kalpte açmasın yara  Bir tek aşk yoktur iz bırakmasın insanda  Ve senden daha fazla değil vatan aşkı da  Bir tek aşk yok yaşayan gözyaşı dökmeksizin  Mutlu aşk yoktur ama  Böyledir ikimizin aşkı da”
    Kalpte yara açmayan bir aşk yoktur. İz bırakmayan ve yaralı olmayan bir gönül yoktur diyor.Vatan aşkı bile senin bireysel aşkına ancak benzer.Mutlu aşk yoktur ama, aşk biraz da bu mutsuzlukta gizlidir demeye getiriyor.Kendi aşkını tarif eden ozan, aşkını neredeyse yurtseverliğinin bile önüne koyuyor.Aşkın çileli halini bundan iyi anlatan metin zor bulunur.
   Sevgililer günü ve “sevgilinin dünü” diyerek geldiğimiz nokta, aşkın ne kadar çileli ve zor bir yol olduğudur. İlahî bir kaynaktan yere inen aşk, böyle ulvî bir halin hikayesidir. Gökten yere indirilen aşkın, ayaklar altına alınmasına da itirazım var. O daima baş tacı bir yerde ve insanüstü bir heyecanla kalsın. “Sevgililerin dünü “için güzel bir aşk şiiriyle bitirelim.”Yeşilgiresunlu” hemşerim Can Yücel’in o güzel metniyle:
ÖZLEDİM SENİ
Özledim seni... Ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. Beynimi uyuşturuyor özlemin... Çok sık birlikte olmasak bile Benimle olduğunu bilmenin Bunca zamandır içimi ısıttığını Yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp Mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları Akşamları her işi bir kenara koyup Seninle başbaşa konuşmaları özlüyorum; Oynaşmalarımızı, Yürüyüşlerimizi, Sevimli haşarılığını, Çocuksu küskünlüğünü... Nasıl da serttin başkalarına karşı Beni savunurken; Ve ne kadar yumuşak Bir çift kısık gözle kendini Ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde Buna mecbur olduğunu görmek Ve sana bunları söylemeden ''Git artık'' demek ''Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa'' Demek sana ne de zor Seni görmemek ve belki yıllar sonra Karşılaştığımızda Bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....   İnternet notu:www.kırkikindi.com

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık