• 31 Temmuz 2014, Perşembe 10:08
İsaÇolaker

İsa Çolaker

KUTUYA GİREN YAŞAMLAR
       Avrupa 'da istenmeyen ve sahipsiz bebekler, hastane ve sosyal merkezlere bırakılan kutulara bırakılmaya başlandı. Batı medeniyetinin son ürettiği çözüm(!), gazete sayfaları arasında gezerken dikkatimi çekti ve irkildim! Acaba insanlığın dibe vurduğu nokta burası mı diyesim geldi? Önce Macaristan 'da başlayan uygulama, AB ülkeleri arasında da yayılmaya başlamış. Önceleri kilise ve sokaklara bırakılan çocuklar, son dönemlerde, belirlenen yerlere konulan kutulara bırakılmaya başlanmış. Uygulama doğu toplumlarına da sıçramış vaziyette. Japonya, Çin, Hindistan'da kutuya giren yaşamlara merhaba demişler! Bize gelir mi orası da ayrı bir tartışma konusu!
Posta kutusuna benzeyen bebek kutuları, hastane ve sosyal merkezlerin duvarlarına asılı vaziyette bulunurmuş. Küçük pencerelerin arka kısmındaki ısıtılmış özel yataklar dikkatimi çekti. Fotoğraf altı yazısında belirtildiğine göre, bebek bırakıldıktan sonra harekete geçen bir sensör, otomatik olarak hemşireyi göreve çağırıyormuş! Buyur buradan! Almanya ' da yaklaşık  seksen merkezde başlayan uygulama yıllardır sürüyormuş... Tüketim toplumunun bir çözümü gibi gözüken uygulama, aslında batı medeniyetinin insanı kutuya sokan yaşamlarının bir örneğidir. Bizdeki kürtaj perest ekibin çözümleri de böyle değil mi? Beden benim, çocuk benim size ne lafları gibi!
Kutuya sokulan çocuk yaşamlar, artık çözüm değil, bir toplumsal afet duruma dönüşmüştür. Çünkü adı geçen çocukların sahibi belli olmadığı gibi, sahipsiz sokak çocuğu profilinin de artmasına sebep olmaktadır. Buraya bırakılan istem dışı bebekler, belki toplumun malı olmakta ve devlete emanet edilmekte gibi gözükmektedir ama nihayetinde bu çocuklar yasa dışı bir aile yapısının sonuçlarıdır. Aileyi güçlendiren batı, bu işi daha iyi kotarırdı diye düşünüyorum. Çocukları ya da bebeleri posta kutusu formatına sokmak, ne kadar insani bir yapıdır. Buralara bırakılan bebekler, sekiz hafta sonra, eğer anne kararından vazgeçmezse, evlatlık veriliyormuş! Değilse, bu kimsesiz çocuklara devlet bakıyor.
Bebek kutularına bırakılan bazı bebeklerin, yasa dışı yollardan ülke dışına satıldığı da oluyormuş. Bebeklerinin kaybolduğunu düşünen bazı kişiler, uygulamanın kalkması konusunda görüş belirtmişler. Sosyal çözümleri yaparken, insanı ve manevi yapıyı dikkate almakta yarar var diye düşünüyorum. Uygulamanın sakat ve sorunlu bir tarafı da, çocuğun babasının bilinmemesi ve babasız çocuk yapmayı teşvik edici olmasıdır. Bu tarz çözümleri haber yapıp, bize dayatan kafalara da bir çift sözüm var: Yaşamı bebek kutusuna sokacak kadar, vicdanımızı yedik mi? Müslüman bir milletin çözümleri bunlar mı olmalı? Bu yapı bize uyar mı? Aile ve sosyal politikalar bakanlığımız, devlet aklına böyle bir çözüm(!) önerebilir mi? Öneremez. Her çocuk bir dünyadır.
Avrupa' da modern insanın geldiği son nokta olan bebek kutusu meselesi, bizim için düşünülmesi bile facia olan bir öneridir. Sevgi evleri, bağımsız çocuk evleri vs.  gibi çözümlerimiz daha ilerici ve bize hastır. Bebek kutuları vahşi batının bir efsanesi olarak kalsın. Onlar da çocuklarını kutularda bulur olmuşlar! Biz değerlerimizi ve vicdanımızı yitirmeden, daha insani ve çocuğa uygun çözümleri konuşmaya devam edelim. Bu ara benim de moralim bozulmuyor değil! Yitirilen, öldürülen, sokağa bırakılan sahipsiz çocuklarımıza üzülmüyor değilim. Devletin şefkat eli, bebeklerimizin üstünden kalkmasın. Cami kapılarına bırakılan, kürtajla katledilen çocuklarımız olmasın. Her çocuk muhteşem ve canlı bir varlıktır.
Batının sosyal gibi gözüken çözümleri, her şey demek değildir. Batıcıl birçok çözüm, dün olduğu gibi bugün de, insanlığın pek hayrına olmamıştır. Mesela; ötenazi taleplerinin çocuklara uygulanır hale gelmesi gibi! Düşünebiliyor musunuz, bebeklere 'çocuk ötenazisi' kabul ediliyor. Yani iradesi ebeveyninde olan çocuk, kendi yaşamı için ölüm kararını, babası ve annesine bırakıyor. Bu mu gelişmişlik! Canlının öldürülmesi düpedüz katilliktir. Çocuğun kendi yaşamını ötenaziye bırakması, ne derece kabul edilebilir bir durumdur? Ötenazinin kendisi Tanrı' ya karşı gelmektir. Kaldı ki çocuklara ötenazi tam bir faciadır. Ötenazi ya da bebek kutusu yan yana geldiği zaman ortaya çıkan durum, tam bir insanlığın dip yapmasıdır. İnsan yaşamından daha kutsal bir şey yoktur. Çocuk ötenazisine de, bebek kutusuna koyulan yaşamlara da itiraz ediyorum. Çocuklara sahip çıkalım.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık