• 31 Mayıs 2014, Cumartesi 10:16
İsaÇolaker

İsa Çolaker

İNSAN GÖNLÜ DİPSİZ DENİZE BENZER
 Eskimez eserlerimize olan ilgimiz hamasî düzlemde gerçekleşiyor . Yıllardır Kutadgu Bilig der , dururuz . Eserin orijinal tıpkı basımını bile yeni yapabildik ! Prestij baskı kitap , Kültür Bakanlığımız tarafından yayınlandı . İslamî Türk Edebiyatının ilk mesnevisi kabul edeceğimiz eserin , Yusuf Has Hacip tarafından kaleme alındığı bilinen bir şeydir . Ama , o kadar . Kitabın kendisini ya da örnek metinlerini topluca görmek , ayrı bir uğraş gerektiriyor . Bir çok edebiyat bölümü öğrencisi , klasik yapıtı görmeden ya da kapağını açmadan fakültesini bitiriyor . Bu beni çok rahatsız ediyor .
Kutadgu Bilig , kut veren bilgi anlamına gelen bir başlıktır . Aslında bir öğüt kitabı kitabı olan felsefi yapıt , aynı zaman da bir siyasetnamedir de . On birinci yüzyılda kaleme alınan eser ;manzum olarak , 6645 beyit ve 124 kasideden oluşur . Adı çok duyulan ama , üzerine fazla konuşulup yazılmayan şaheseri tanıtmak ve ondan anlamlar devşirmek , biz yeni kuşağın ödevi olsa gerektir . 174 de bağımsız dörtlük vardır . Mutluluk veren bilgi anlamına gelen baş yapıt , tam bir bilgi antolojisi gibidir .İlim alemine ilk tanıtan :Pierre Amedee Emilien Jaubert adlı şahıstır . Tanıtım yılı 1825 ' tir .Dönemine göre de , oldukça kapsamlı bir öğretici metinler toplamıdır . Bugün de yararlanabileceğimiz dil , din , oyun , şiir , politik içerik taşıyan yapıtı tanımak ve tanımak da bizlere düşüyor . Bu gerçekten hareketle eseri ve muhtevasını tanımayı deneyelim derim .
Didaktik bir mantıkla ve şiirin ruhuna pek dikkat edilemeden kaleme alınan eser ;- tıpkı 'divan-ı hikmet' parçacıkları gibi ,-okuru bilgilendirmeyi esas almış bir metindir . Bu açıdan baktığınız zaman eserden bir çok hikmetli , filozoifik değerler alabilirsiniz . Mesela :"kişi köngli tüpsiz tengizdin teg turur / (insanin gönlü dipsiz denize benzer ) / bilig yinçü sanı tüpinde yatur / (bilgi ise dipte yatan inci gibidir) / tengizdin çıkarmasa yinçü kişi / (insan inciyi denizden çıkarmazsa) / kerek yinçü bolsun kerek say taşı / (ister inci olsun , ister çakıl taşı). Bilgiyi bir inciye benzeten usta , bilgisiz insanı çakıla benzetir . Gönül kelimesinin dünyamızdaki en eski kullanımlarından birisi de bu dizelerdedir . Dipsiz denize benzetilen gönül , keşfedilmeyi hala beklemektedir !
Reşit Rahmeti Arat tarafından üç cilt çevirisi yapılan eser , H.Vambery tarafın 1870 yılında batı ilim alemine tanıtılmış ve kazandırılmıştır . Liselerde ve üniversitelerde yüzeysel geçildiğini düşündüğüm eserin , Kabalcı yayınından alıntıladığım ilginç bölümlerini , ilginizi çekeceğinizi düşünerek paylaşayım .Yusuf Has Hacib'in bu kitapta kadınlar için söylediklerini hayatta mutluluğun formülünü arayan bütün erkeklerin çok iyi bellemesi gerekmektedir. Şimdi kimse gidip bu kitabı alıp oralara bakamayacağına göre , bazı bölümleri alıntılayayım :"kadını boş bırakma kapalı tut. / korkak insanlar kadınlara benzerler ./ yemekte- içmekte kadını erkeklere katma ,katarsan ölçüyü kaçırırılar (beyit 4517) / kadının aslı ettir, eti muhafaza etmeli, gözetmezsen et kokar./ evinin kapısını kilitle, eve erkek sokma (beyit 4519) / erkek insan sözünden dönmez, dönenleri sen kadın bil (beyit 4520-4522)" Buradan bakıldığında bir pendname ya da kişisel 'gelişim kitabı' olarak da görülebilir .
Başlangıç kısmında iki adet önsözü bulunan eser , ne zaman dönüp baksam , beni cezbeden bir derinliğe sahiptir . Eserde toplum içinde yaşayan insanları maddi ve manevi yönlerden mutlu edecek yolların , iyi ve doğru bir yönetim olduğu anlatılmaktadır. İyi bir yönetim sayesinde insanlar , hem bu dünyada , hem de ahiret hayatında mutlu olacaktır. Eserin verdiği evrensel mesaj ;  sosyal bir düzen içinde hukuk prensipleri, yönetim disiplini ve insan hakları sistemleştirilerek tüm yöneticilere duyurulmalı ve yöneticiler bu kurallara uygun bir yönetim sergilemelidir.Alegorik bir dille yazılan eser , siyasilerimize de epey bir yol gösterir . Onlara da acilen tavsiye ederim . Biraz da onlar için seçtiğim parçalar : "İnsanı dil kıymetlendirir ve insan onunla saadet bulur. İnsanı dil kıymetten düşürür ve insanın dili yüzünden başı gider. / İnsanların seçkini insanlığa faydalı olan insandır. Halk nazarında muteber kimse, merhametli olan insandır./ Kara toprak altındaki altın, taştan farksızdır. Oradan çıkınca, beylerin başında tuğ tokası olur. /Kötülük değersiz bir şey olduğu için, onu yapan da değersizdir. / Menfaat sandalyeye benzer; başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir. / Öfke ve gazapla işe yaklaşma; eğer yaklaşırsan, ömrü heder edersin. / Söz ağızda iken sahibinin esiridir, ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esirdir. / Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül bağlama. Fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç." Adeta günümüz dünyasını resmeden dizeler değil mi , ey okur ? Kime ekmek atsan , o sana taşa atan bir dünya .
Dilimizi Araplara anlatmak amacında olan eser , hakeza Türkçe bir baş yapıttır. Ondan seçtiğim bir cümleler toplamıyla bitireyim : "ölüm olmasa ne iyi olurdu , ne güzel olurdu insan ölmese! oysa ölüme hayret edilmez. / bu kocakarı dünyanın adeti bu ,beğensen de beğenmesen de." Türkçe sevdalıları için bir şaheser olan Kutadgu Bilig ' i biz nebze tanıtabildimse , ne mutlu bana .

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık