• 02 Ağustos 2013, Cuma 9:29
İsaÇolaker

İsa Çolaker

EKSİK MERHABALAR OLACAK
 Giresun'a iş yoğunluğum nedeniyle az gidebiliyorum . Ne zaman Giresun ' a gitmeye kalksam bir merhabam eksiliyor ! Nasıl mı ?  Yaşımız kemale erdi ve işin kötüsü , çevremizden arkadaşları bir bir kaybediyoruz . Ölümün insanı eksiltmesi kadar , selam ve merhaba dediğimiz  arkadaşlar da eksilmeye başladı . Kaderin kazaya veya ölüme dönüştüğü anları yaş ilerleyince daha iyi anlıyorum . Telefona sarılıp baş sağlığı dilediğim zaman da , bir merhaba ve arkadaş eksildiğimizi anlıyorum . Ne yaparsın ölüm apansız ve trajik olarak kapımızda . Ne kadar hazır ve donanımlı olduğumuz da tartışılır! Doğarken ölümün arifesinde olduğunu bilen birisi olarak ölüm değil de , ayrılık ve eksik merhabalar beni yoruyor ! Ölümün bir varlık nedenimiz olduğunu da biliyorum . İnsanlar bir birini yaşatarak yaşar der Monteigne . Yani doğan biri , ölen birinin yerini alır kısaca !
Ölümün hakikati beni sarsmaz ama , yakın dostlarımın ölümüne çok da üzülüyorum . Çocukluğumun Söken ' i ve arkadaşlarımın ölümü . Yalçın Tozlu ,   İbrahim Hafızoğlu , Öcal , Orso Kemal , Cengiz Albayrak  vs . Bu arkadaşlarımı kaybedeli epey olmasına rağmen , hala dün gibi aklımdan çıkmıyor . Deniz gezmeleri , futbol , bahçe sohbetleri vb . yaşadığınız tüm ayrıntılar aklımın bir köşesinde duruyor . İnsan unutmakla mükellef bir varlık ama , gel gör ki ölüm unutulmuyor . Söken çayırındaki kovalamaca ve Köymenlerin bahçesindeki Amasya elması aşırmaları nasıl unutulur ? İnsan hatıra ve hafıza deposudur . Unutmakla malul olmamıza  rağmen , arkadaşlıklar ve ayrılıklar unutulmuyor . Unutmak da istemiyorum . Yaşadıklarıma saygım ve sevgim bunu gerektiriyor . Ne diyor Yunus Emre : “Yalancı dünyaya konup göçenler / Ne söylerler ne bir haber verirler / Üzerinde türlü otlar bitenler / Ne söylerler ne bir haber verirler .” Giden dostlarım Hakka yürüdükleri zaman , bizi arkada bırakıp gidiyorlar ama , her gidiş bizi de onlara yaklaştırıyor . Bunu da idrak ediyorum .
Şehrin öbür yakasında , yani  Yeniyol 'da ki çocukluğumuz daha taze ölümlere gebe olmuştur . Değerli arkadaşlarımızın yalın ve apansız ölümleri burada da devam etmiştir . Ölümün biteviye soluğunu ensemizde hissettiğimiz anlarda hep Yeniyol aklıma düşer . Yaşın gençliğe dayandığı bir dönemde yaşadık Yeniyol ' da . Çekekteki ada ve deniz turları arasında sürdürdüğümüz ömür diliminde , Kız Meslek Lisesindeki maçlarda yükselttik dost ve arkadaşlıklarımızı . Hep diri tuttuk ilişkilerimizi . Üniversite öncesi ve on sekiz yaşın hoyratlığında karşıladık arkadaş ölümlerini : Ringo , Canan , Davut , Mustafa Şahin , Hıdımo , Yunus , Hüsnü vb. Tüm bu arkadaşları dar-ı bekaya oldukça genç ve zamansız uğurladık . Gerçi her ölüm erken ölümdür ama , sonuçta dost ve arkadaşlarınızı öte âleme yolluyorsunuz . Bir kısmının cenazesinde bulunmamama  rağmen , içimde hep bir zamanda buluşacağız hissi hasıl olmuştur ! Çünkü bir merhabanız vardı ve şimdi bir merhaba eksildi . Aynen bir merhaba eksilmesi yaşıyorum .  Memlekete her geldiğimde bir merhaba diyecek arkadaşım eksildi , ne acı ! Allah yine de bir dayanma gücü de veriyor . Özlemlerimizi aileleri ve akrabalarıyla gideriyoruz.  Kime merhaba diyeceğim ya da daha az merhaba diyecek arkadaşım kaldı sorusu beni bu yazıyı yazmaya itti .
Süreç içerisinde kaybettiğimiz  Dr. Ali Hakan Güvenç , Dr. Ali Menekşe  ve bu sene kaybettiğim İlhan Cinel  ,  Mehmet Güleç hocaları da unutmamalıyım . Merhaba kaynaklarım arasında olan bu kişiliklerle yollarım epey kesişmişti … Hepsinin ruhu şad ve mekanı cennet olsun . Her ölüm bir parça hüzün ve hatıradır . Sevenlerini ve arkadaşlarımı daha fazla üzmemek için , merhaba diyecek dostlar eksilmesin diyerek , sevdiğim dost ve arkadaşlarıma ithafen bir şiir armağan ediyorum : “Damla damla oluşuyor hayat / Ölüm kımıl kımıl  / Duymak kolay  / Anlatmak değil  / Her an / Farkındayım  / Az az öldüğümün / Bilincindeyim doğan ayın  / Eriyen karın akan suyun  / Ve usul usul tükenen zamanın.” Ölüm Risalesi adlı şiirinde Erdem Bayazıt usta böyle diyor . Usul usul tükenen zamanı ve sevdiklerimizi alan feleği buradan selamlıyorum . Her şeye rağmen hayat devam ediyor ve biz ölümlerin gerçeğinden hareketle Allah ' ımıza şükrederek yaşamaya ve ölülerimize hürmet ve taziyeye devam ediyoruz .
Merhabalarımın eksilmeyeceği ve dostlarımızı kaybetmediğimiz günleri yaşamak dileğiyle , kaybettiğimiz ve dar- ı bekaya uğurladığımız arkadaş ve dostlara Allahtan rahmet dilerim . Arkada bıraktıklarına sabr-ı cemil  olsun .
Günün şiiri : “Ne doğan güne hükmüm geçer / Ne halden anlayan bulunur …” Cahit Sıtkı

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık