• 15 Kasım 2018, Perşembe 17:05
İsaÇolaker

İsa Çolaker

EĞLENMEK MASUM BAĞIMLILIK ASLA

Modern yaşam kalitemiz arttıkça,eğlenme sektörü ve alanları genişlemektedir. Buna bağlı olarak da,bağımlılıklarımız arttı. Yirmili yıllarda kurulan Yeşilay çadırını görünce, bağımlılıklarımızla ilgili yazı yazmak farz oldu.İyi bir sosyal koruma müessesesi olan Yeşilay, bağımlılıklarla mücadelesini dört ya da beş ana başlıkla sürdürüyor. Kumar,alkol,sigara,internet bağımlılığı  gibi başlıklarda anlattığı mücadelede başarılarının devamını dilerim. Bu büyük mücadelede kalem erbaplarına da sorumluluk düşmektedir. Çocuklarımızın,gençlerimizin öldürücü bağımlılıklarla yok olduğunu gördükçe içim yanmaktadır. Televizyonlarda haber öldürücülüğüne kurban giden gençler,bizim gelecek değerlerimizdir. Kısa bir video konusu olan bağımlılıkları tartışmakta ve meseleye çözüm üretmek zorundayız.
Benim ilk dikkat  çekeceğim bağımlılık,aile içi bir hal alan,kumar ve e-kumar bağımlılığıdır. Artık nur topu gibi e-kumar sitelerimiz de var. Gençler internet ortamında oynadıkları bu sanal olamayan sahici kumara binlerce lira akıtmaktadırlar. Ülkenin yüzlerce doları yurtdışı ya da yurtiçi kumar sitelerine akmaktadır. Kutsal da haram olan kumar,artık bir medeniyet meselesi olmuş,oynamayanların salak görüldüğü bir kof yapıya doğru gitmektedir. Oysa kumarın aile içi bir bağımlılık olduğunu eğlenceci dizilerde bile görüyoruz. Ekranlarda,sanal başlayan kumar sokağa ve okul bahçelerine kadar inmiştir!Kumar artık bir memleket meselesi ve ekonomi sorunudur. Bağımlılık bir tekrar ve kendini yinelemedir. Ruh sağlığını da bozar. Çocuklarımızı ve nesilleri kumar bağımlılığından uzak tutacak meşguliyetleri ya da hayırlı eğlence yollarını bulmalıyız. Eğlence masum,kumar  bir bağımlılıktır.
Ülkemizdeki bağımlıkların ikinci ve en tehlikelisi de,sigara ve alkol bağımlılığımızdır. Anasından doğan sigaraya koşuyor desek,yanlış söylemiş olmayız. Alkol olmayanı erkek saymayan faşizan bir medeniyet anlayışımız oluştu. Rakı,balık,dans figürü sosyetik bir kabul oldu! İçki almamak yobazlık kriteri oldu!Hiçbir bağımlılık kentsoylu bir davranış olamaz.İçki ve sigara bağımlılığı artık bir ulusal meseledir. Gençlerin içki,sigara bağımlılık yaşı,düştükçe düşüyor. Sigarayla mücadelede epey mesafe alsak da,sigara yalnızlığı derecesinde sert bir mücadele yok. Devlet kurumlarında sigara yasağını takmayan sabıkalı içiciler, hala sigara içmeye devam diyor!Sigara yasağını takmayan kapalı cafeler çalışıyor. Alkol tüketimi okullara on metre mesafede devam ediyor. Yüz metre yasağını takan yok. Ailede sigara ve rakı içen veliler,çocuklarının bağımlı olmasına yardım ediyorlar. Ailede birlikte rakı içmenin nasıl bir çağdaşlık aracı olduğunu anlamakta zorlanıyorum. Bu resmen aile boyu bağımlılık halidir!
İnternetin topluma saldığı bir bağımlılık da var: Zorba erotizm ve porno salgını. Bireyler bu cinsel saldırının tarafı oldukları halde, bu bağımlılığı ve insan ruhuna verdiği zararı konuşan yok. Toplumdaki bireysel ve örgütlü tacizlerin altında, bu sinsi erotik saldırganlığın yattığını düşünüyorum. Dizideki taciz ve internetteki soft erotizm, kitleleri ve gençleri ruhsal olarak kirletmektedir. Siber zorbalık dediğim erotik saldırı, milletimizin genlerine saldırıdır. Okullarda eğitim yoluyla verilen cinsel konulara amenna.İntenet cafelerdeki tüm önlemlere rağmen,gençlerin internet yoluyla ulaştığı erotik siteler ve videolar, onları gönül dünyasından uzaklaştırmaktadır. Kalbiyle eğitilmesi gereken gençlik,sapma belirtilerine yol açan hülleli sitelerle meşgul edilmektedir. Bu milletimizin değerlerine saldırıdır. Bu bağımlılıkla mücadelede devlete ve maarif erbabına çok iş düşmektedir.
Ülkemizde iki milyon çevrimiçi oyuncu  olduğunu düşünürseniz,başka bir bağımlılığın kapımızı çaldığını düşünebilirisiniz. Dünyada yıllık elli milyar geliri kontrol eden  oyun piyasası, artık bağımlılıkların merkezi durumundadır. Gençler için eğlence olan oyun, beş saati aşınca bağımlılıktır diye düşünüyorum. Bu oyunlar ve oyuncalar nasıl faydaya dönüştürülür. Bunun yolunu bulmalıyız. Çocuklarımıza oyun seçmek,saat sınırlaması gibi önlemleri düşünmeliyiz. Dijital oyunlara ders materyaline de dönüştürebiliriz. Çocuk oyunlarında verilen bonus, kerdi  para gibi unsurlar bal gibi para tuzağıdır. Aynı zaman da kumardır. Bu paraların da veli kontrolünde  olması gerektiğini düşünüyorum. Bilgisayardaki sosyal medya sitelerine düşkünlük de, ayrı bir bağımlılık alanıdır. Kurucularının şeffaf olmadığı siteler yoluyla yapılan arkadaşlık siteleri,gençlerin evden kaçmasına ve kötü yola düşmesine yol açmaktadır. Bilgisayar masasının evin görünür yerinde olmasında fayda var diye düşünüyorum.
Bağımlılığı reddeden birisi olarak, eğlenmenin ve eğlendirmenin de yollarını bulmalıyız. Çünkü eğlendiremediğimiz ve sokağın insafına bıraktığımız her genç,potansiyel bağımlılık adayıdır. Çocukları gençlik kulüplerine, spora, kütüphaneye, kontrollü bilgisayara, kültürel çalışmalara yönlendirmeliyiz. Küçümsediğimiz kumar,sigara,e-kumar bağımlılığı geleceğin önemli meseleleridir. Gönlü eğlendirmek,sevmek varken başka bağımlılıklara ne gerek var? Yeşilay'ın farkındalık yarattığı etkinlikler vesilesiyle yazdığımız yazıyı iyi bir eğlence dizesiyle nihayetledirelim: "Bî-çâreyim İlâhî benim çâre-sâzum ol/Dil-hasteyim tabîb-i gam-ı cân-güdâzım ol"Çaresizim Allah'ım, benim çare bulanım ol. Gönül hastasıyım, can yakıcı derdimin tabibi ol. Nesip Dede'nin dizeleri gönül sıkıntılarımıza, buhranlarımıza,bağımlılıklarımıza şifa olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık