• 25 Temmuz 2014, Cuma 9:28
İsaÇolaker

İsa Çolaker

DİNİN MEDYATİK HALİ
 Ramazan programları vesilesiyle , medyatikleşen bir din dili hali var. Her iftar ve sahur programını izleyemesem de, dinin medyatik dilini televizyonlarımızda görebiliyorum. Tek kanallı günlerin trt'sinde ki soğuk din programlarını aşmış olsak da , artık tv'den din öğrenen yeni müminler kuşağıyla karşı karşıyayız ! Yani, yarının müminlerini medya yetiştiriyor desek yanlış söylemiş olmayız. Durum böyle olunca , dinin medyatik haliyle karşılaşmış oluyoruz .Medyadaki dinin başını da medyatik hocalar çekiyor .Medyamızın din dilini biraz da bu hocalar belirliyor .
Akademisyen Mete Çamdereli Hocanın belirttiği gibi ;medya ikonları olan hocalarımızı da guruplara ayırmamız mümkün. Bunu da kullandıkları din dili ve üslubuna göre yapıyoruz.  Medyanın  dini duruşunu anlamak için, tvlerin din adamlarına bakmak lazım. Genelde din , özelde İslam'a soğuk duran merkez medya , artık iftar ve sahur programları yapmaya başladılar . Star , Kanal D, Atv vs . Bunlar güzel  gelişmeler. Dini televizyonların da imkan bulması ve reyting yapması, büyük dizi kanallarını arayışa ve dini programlara yöneltmiş olabilir. Önemli olan, iyi ve kaliteli din bilginlerinin burada yayın yapması ve konuşmasıdır .Atv'de Ekrem Demirli, Show da Mustafa Karataş  gibi.
Televizyonlarımızın geçmişine şöyle bir baktığımız zaman; dindarlara ve dini tutumlara karşı epey bir olumsuzlama görülebilir. Bugün dizilerde görülen oruç, daha dün senaryolarda bile görülemezdi. Buna da şükür. Yılların 'Bizimkiler' dizisinde hiç ramazana ve pideye rastlamazdık. Senaristi dizisinin çok laik olduğundan bile bahsetmişti . Orucu ilk kez Çocuklar Duymasın dizisinde ve Birol Güven sayesinde görmüştük. Demek ki medyanın dini de böyle oluyormuş ! Artık dinin de medyası var .Hilal , Dost,Semerkand vb . Bu kanallar yedi yirmi dört dini yayın yapıyor. Özgürlükler açısından ne güzel.İsteyen istediği kanala angaje olsun .
Medyanın din ikonlarının ya da hocalarının dini öğretmeye çalıştıkları günleri yaşıyoruz. Medyanın İslam'a olan mesafesinin azaldığına sevinirken, sahih dini geleneğin yerine medyatik dini ritüellerin geldiğine şahit oluyoruz. Yani hocalar eliyle medyatik bir din inşasına doğru gidiyoruz. Kaş yapalım derken, göz çıkarma hali. Medyaya dini açalım derken, medyatik hocaların dini teslim alma hali .Sorular ve kıssalarla İslam'ı yorumlayan Yusuf Kavaklı, Nihat Hatipoğlu gibi. Sadece  vaazla din anlamak ne derece etili bir yöntemdir? Amerikan din adamları gibi sürekli bir kıssa anlatma hali! Hukuk ve değerlerin fazla anlatılmadığı bir medyatik din dili !
Medyadaki din ikonlarımızın ve hocalarımızın bir kısmı da parmak sallayarak bizi tehdit ediyor. Cüppeli Ahmet Hoca ve Yaşar Nuri Öztürk gibi. Dinin sahih kaynaklarını anlatan bu medyatik hocalarımız itikat zümreleri yaratarak, bizi dinli ve dinsiz kategorisine sokuyorlar .Bunun belki farkında değiller ama , dinleyici ve izleyicilerin yargılandığı bir din dili kullanıyorlar . Çok doğru kurallar vaz etseler de böyle . Gerçekler arada güme gidiyor. Tıpkı Hatipoğlu Hocanın göz yaşları sonrasında olduğu gibi . Öztürk ve Cüppeli Hocaların sert dili bizi yoruyor. Biraz daha sakin ve dingin bir dini söyleme ihtiyacımız var. İki Hocaefendi de televizyon yüzleri olarak, dini camidaki yerlerini eleştirel de olsa koruyorlar.
Medyatik din diline katkı yapana ama , farklı yerde duran din alimlerimiz de var. Faruk Başer ve Hayrettin Karaman gibi .Bu iki akademisyenin din dili de medyatik ama , sorunlu değil .Gazetelerde yazan , fetva veren , tvlerde boy gösteren ikili, aynı misyona ve vizyona sahipler . Başer ve  Karaman din kurallarını eğip bükmeden ama , sakin ve kararlı bir dille anlatıyorlar. Kimsenin nabzına ve meşrebine göre konuşmuyorlar . Gayet dikkatli ve kaynaklara bağlı bir din dili kullanıyorlar. Atıfları ve sahih  geleneğe bağlı duruşları, medyadaki din dilinin nadide örneklerindendir. Epey kitapları olan hocaların dinleyici ve okur kitlesinin de farklı olduğunu görüyorum.
Medyatik din ikonlarının ve hocalarının dışında kalan ama , seyirci ve dinleyicinin çok sevdiği iki Ramazan sunucusuyla bitireyim. İsmail Kılıçaslan ve Serdar Tuncer . Şair ve edip iki kardeşimizin medyadaki görünürlükleri biraz dini hassasiyetleriyle oldu sanırım. Kılıçaslan, Kafa Dengi programıyla ünlendi. Aslında kendisi edebiyatçı. Ramazan programlarının aranan sunucusu olması , din alanına hakim olmasındandır . Demek ki medya ikonu hoca olmadan da din işine kafa yoruluyormuş. Çok mutluyum. Kendisi tvnet'te. Serdar Tuncer de, iyi şiir yazan ve okuyan bir sunucu arkadaşımız . Kendileri , Amasya Üniversitesi ve Amasya Belediyesini de şereflendirmişti. Çok iyi bir sahne performansı olan arkadaşımız 'Kurbanım' şiiriyle de ünlüdür. Cnntürk 'de dini ve milli içerikli programlar yapıyor. Harika bir iftar ve ramazan programı sunucusudur. İbrahim Sadri ve Bekir Develi'yi de unutmayalım . Dinin medyatik halini böyle gördüm .

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık