• 01 Haziran 2018, Cuma 16:14
İsaÇolaker

İsa Çolaker

ÇAĞIN SORUNU İLETİŞİMSİZLİK
Akademik ortamda farklı derslere giren birisi olarak, bu çeşitliliğin faydasını da görmüyor değilim.
İletişim becerilerinin ya da beceriksizliğinin, insanı nereye taşıdığını görmek için, bu derslerle tanışmamız gerekiyormuş. Anlama, Okuma, Dinleme Eğitimi, Etkili İletişim vs. Birbirinin tamamlayıcısı harika dersler. Ders seçerek neyi ıskaladığını göremeyenlerin kulakları çınlasın! Çağın sorunu olan iletişimsizlik, aslında, belirli faktörlerle ortaya çıkan toplumsal bir sorundur. Sosyal medyanın arttığı, televizyon ve internetin hızla yaşamı teslim aldığı bir çağda, iletişimsizlik sorunu olur mu? Olur. İletişimsizliğin sosyal bir fobi olduğunu görmek ve hastalıklı hale nasıl geldiğimizi anlamak için, meselenin kaynaklarına inmekte fayda var.
İletişimsizliği ortaya çıkaran ortamlara baktığımız zaman: İletişememe sorunun kaynaklarından ilkinin, akademik ortamda da çok gördüğümüz, suçlayıcı ve dışlayıcı konuşmalardır. Eğer birine “sen her zaman…” ya da “hiçbir zaman…” diye başlayan cümleler kurduysanız iletişim yanlışlarından birini yapmışsınız demektir. Birini suçlamak, o kişinin hemen savunmaya geçmesine neden olur ve siz bu kişiye saldırmak niyetinde değildiyseniz bile, karşınızdaki kişi bunu bir saldırı olarak algılayacaktır. Bu hataya düşememek için, kesin yargılı konuşmalardan sakınmamız gerekir. İnsanları eleştirirken bile, ucu açık ve politik konuşmalar yapmakta yarar var. Yoksa muhatabınızı öteki haline getirirsiniz ve ilişki alanınızın dışına atarsınız. Bunu da hiçbirimiz istemeyiz.
İletişimsizliği artıran diğer bir unsur da, alaycı ve üstenci bir dille konuşmaktır. Kibrin diğer bir hali olan durum, parayla birleştiği zaman, sorunun kendisi haline geliyor. Doğru zamanda ve doğru kişiye yapıldığı zaman alaycı olmak, eğlenceli ve neşeli bir durum olabilir ama, ciddi ve gergin bir konuşma yapıyorsanız, alaycı kelimeler kullanmamaya dikkat edin. Hukukunuzun izin verdiği kadar şakaya sufiler de olumlu bakarmış! İrdeleme ve aşağılamaya dönüşen bir alaycı dil, muhatabınızın kırıcı olmasına yol açabilir. Bu da iletişiminizi ortadan kaldırır. Düşman ortamlar da yaratır. Alay etmek kutsalda da yasaktır. Açığınızı arayan, alaycı insandan dost da olmaz: "Tekmil-i kusur etmektir âyin-i muhabbet / Noksâna nazâr eyleyen ahbâb değildir… "Muhabbetin gereği kusurları tamamlamaktır. İnsanların eksiklerini görenler dost değildirler diyen Abbas-zade Haşmet,ne güzel söylemiş.
Karşısındakinin her lafına doğru diyen insan, gizli bir iletişim hatası içindedir. Karşınızdakinin her istediğine tamam demek, muhatabınıza yapacağınız en büyük kötülüktür. Muhatabının eleştiri alanını ve anlama çıpasını düşüren bu anlayış, bireyin anlama alanını da kapatmış olur. Kendi fikirlerinizi de karşınızdakiyle paylaşmaktan çekinmeyin, gerektiği zamanlarda hakkınızı savunun ve karşınızdaki kişinin sizi manipüle etmesine müsaade etmeyin. Sürekli savunmada kalmak, iletişimin de düşmanıdır. Aktif bir konuşma dili, iletişimin anahtarı olarak görülmelidir. Manüple konuşmaları önlemek için, temkini ve güveni de elden bırakmamak lazım. Her söze evet derseniz, özgüven kaybına uğrarsınız. Kişiliğiniz ve itibarınız erozyona uğrar.
Sizi ezen ve düşüncelerinize önem vermeyen kişilerle ilişkilerinizi kesin. Egoist kişiliklerle iletişmek zordur. Hatta onları anlamak da mümkün değildir. Kibri boyunu geçmiş kişilikler, sizi ezmeye ve yönetmeye talip olurlar. Bunun için kariyer faşizmine de başvurabilirler. Abi,abla, yönetici vb. kariyerist kişilikler, sizi sözle ya da tavırla ezmek isteyebilirler. Dinlenmediğiniz yerde, konuşmanın ve varlığınızın fazla değeri yoktur! Modern bir hastalık da olan dinlememe hali, çağdaş insanın en feci iletişim hatalarından birisidir. Ekonomik gücünü de yedeğe alan bazı tipler, önemsizleştirdikleri insanlara karşı iletişime de gerek duymazlar. Tam bir ekabir tezahürü olan bu davranış sahiplerine karşı bir hadisi hatırlatalım: “Kibre kibir sadakadır." Zorla güzellik olmaz, sana önem vermeyene sen de mesafeli dur.
Her zaman istediğinizin olmasını beklemek de sorunlu bir iletişim dilidir. Her şeyin her zaman sizin dediğiniz gibi olmasını istemek bir problemdir. Başkalarına karşı saygılı ve nazik olun. Kendi dünyasının bencilliğini, başkalarının etki alanına yansıtmak isteyenler, iletişimin dilini anlamayanlardır. Çünkü iletişim iki kişiliktir. Unutmayın, herkes birbirinden farklı! Bundan dolayı insanları anlamaya ve gerekli durumlarda empati yapmaya çalışın. Bu şekilde insanlarla iletişiminizi kuvvetlendireceğinizden emin olabilirsiniz. Eskilerin diğerkamlık dediği, bugünün empatisidir. Yani kendi bencilliğinizle, başkalarının anlaşma dilini engellemeyin.
Tüm bu iletişim hatalarına karşın, abartılı bir iltifat ve şımarıklığa dayanan gevezeliğe de pirim vermeyelim. Ne demiş atalar sözü: "Her iltifata itibar etme, kurban kesilmeden önce de başı okşanır." Evet, her yüzüne gülenle iletişme!
Sağlıklı iletişimin ve günümüzün ders cümlesi de, bu olsun.

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık