• 10 Aralık 2015, Perşembe 8:53
İsaÇolaker

İsa Çolaker

AKŞAM KARAKTER GÜNDÜZ KULLANICI
 Uyuşturucu kullanmak ve temin etmekten gözaltına alınan birçok ünlü ismin, "Çekimlerin ağır çalışma temposundan dolayı içiyoruz." martavalı kimseye inandırıcı gelmiyor. İşin vahim tarafı da; bu sanatçı (!) geçinenlerin akşam karakter, gündüz kullanıcı (!) olmalarıdır. Bunları kendine idol seçen doksan kuşağının vardığı yeri siz tahmin ediniz! Tarkan, Nehir Erdoğan, Barış Güney, Sarp Apak, Şahin Irmak, Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu, Köksal Engür, Eray Özbal, Engin Günaydın, Rıza Kocaoğlu, Engin Altan Düzyatan, Uluç Bayraktar Berrak Tüzünataç, Murat Yıldırım, Koray Candemir, Burçin Terzioğlu vb. şahıslar toplumun gözü önünde eroin ve esrar içerek filim ve dizi çekimi yapıyorlar! Bunların yapıp ettiği karakterlerden ve ürünlerden hangi sanatsal verim çıkar? Ya da ne kadar sahici bu adamlar? Yukarıda adı geçenlerin gezici, seyyar tayfadaki katılımcı karakterlerini de unutmayalım! Bunlara güvenen ve kendini onlarla anlamlandırmaya çalışan gençlerin davranışlarındaki bozukluk normal değil mi?
Akşam karakter, gündüz kullanıcı olan bu lümpen tayfanın ülkeye ve millete ne faydası olabilir ki? Ara ara tetikçilik yaparak ecnebiye piyon olurlar, o kadar. Vatandaki emniyet binasından çıkarken söyledikleri de, pek manidar “hep yurtdışında içerdik, kullanıyorum, satmıyorum!” nerden bilelim satıp da para kazanmadığını? Yılların hocası olarak benim bir dairem yok!  Bu sanatçı güruh Nişantaşı ve Cihangirdeki evlerinin terasına eroin ekiyor. Ne güzel bir düzen ve sanatsal durum! Baskı balata edebiyatı yapan sürü kılıklı adamlar da bunlar değil miydi? Şort giyemiyoruz felan gibi? Eroin ve esrara yatkın bir kafa istediğini giyer ve yapar, korkmayın.  İşte esrar, eroin alıyor ve satıyor sonra da akşam filmlerde oynuyorsun. Bundan daha özgür bir ülke olabilir mi? Yurtdışında olsa bu arkadaşlar işsiz kalır. Tam bir Hasan Sabbah durumu!
Merkez medyanın ağır televizyon ya da gazeteleri için iyi bir medya malzemesi olan olaylar, halkımızın zehirlenmesine ve kötü örnekler yoluyla gençlerin yaratılan fantezi alemine düşmesine yol açıyor. Küçük kentlerde lise köşelerine kadar ulaşan eroin ve esrar gerçeğiyle karşı karşıyayız. Tinerci gençlik, tıpkı akşam karakter gündüz kullanıcı sanatçılar gibi zenginlere özenme yoluyla kötü alışkanlıklara ve yanlış yollara tevessül ediyorlar. Kanal D, Shov, Star vb . beylik tvlerde görünen sahte kahraman sanatçı tayfası kısa yoldan ülke gençliğinin ve değerlerimizin ırzına geçiyor. Nerde anlı şanlı RTÜK üyeleri, nerde dindar nesil yetiştireceğiz diyen iktidar? İktidar maalasef muhafazakârların cebini doldurdu ama insanımızın boşaltılan kafasını dolduracak millî bir kültür politikası inşa edemedi! Acı ama gerçek bu. Ortalık sanatçı görünümlü, modern üfürükçü, esrarcı tayfaya kaldı. Bu esrarcılardan ne sağa, ne sola fayda gelir! Sadece elli bin dolar kefaleti, onların cebine koyan Fox'a yarar! Mustafa Kemal 'in dahilî bedhahlar dediği adamlar ve maşaları bunlardır
Bu arada ünlü isimlerin nezarethanede İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nü kastederek "Her ünlü bir gün Vatan'ı tadacaktır" diye espri yaptığı ve emniyet teşkilatımızı ve hukukumuzu itibarsızlaştırmaya çalıştığına da tanık oluyoruz. İyi polis, kötü polis muhabbeti. Sen esrar içer ve eroin çekersen iyi, polis de seni yakalarsa kötü değil mi? Onun için bu kesimde gözle görülür bir polis ve devlet düşmanlığı vardır. Bunların pek gezici olan eylemlerinde degördük aynı manzarayı. Utanmaz adamlar, sizi esrarın kötü sonuçlarından yine o polis kurtaracak bunu bilesiniz. Hukukî boşluk ve yasal mevzuatın yetersizliğinden yararlanarak aramızda dolaşan bu sanatçı müsveddelerine yüz vermeyelim. Gündüz külahlı, gece silahlı sanatçı olmaz olsun. Sanat, edebin ve irfanın ürünüdür. Sanatçı ve ürettiği sanat, ortak değerlere sahip olmalıdır. İsmiyle müsemma olamayan sanat ve sanatçı gurubu (!), milletimizi tarihin çöplüğüne atmaya matuf olur.
Coninin yaşam tarzını ve ikiyüzlülüğünü bize yutturmaya çalışan, çakma sanatçılara karşı duyarlı olalım. Onların dizi ve yayınlarını izlemeyerek, her şeyin reyting olmadığını bilen yapımların yolunu açalım. İyi ve düzgün tv kanallarımız da var. Onları izleyerek maddi ve manevi destek çıkalım. Kötü alışkanlıkları kabullendirme gibi bir misyonu olduğunu düşündüğüm bu çakma dizi sanatçılarına karşın, usta sinema ve oyuncu karakterlerimize de sahip çıkalım. Serdar Gökhan, Ahmet Yenilmez, Hülya Koçyiğit, Kadir İnanır vb. İçici tayfanın içinde bu çapta sanatsal oyuncu var mı? Yok. Gece değerlerimizi söven dizi oyuncuları, gündüz kullanıcı olarak gençlerimize rol vermeye çalışıyorlar, mesele bu . Bu çakma lümpen içici tayfanın oynadığı senaryoların hiç biri de yerli değildir. Kültür ve senaryo fakiri bir dizi aleminin oyuncusu da basit olacaktır. Adamın olmadığı yerde, Abdurrahman Çelebi muhabbeti.
Sadece özel yaşamı ve içicilikleriyle magazin aleminin aracı olan çakma sanatçı ve onların peydahladığı dizilere inat, yaşasın gerçek sanat ve edebiyat diyerek; siz aziz okuyucularımı daha sahici sanatçı ve edebiyat ürünlerine yönelmeniz konusunda uyarıyorum. Sanatın ve sanatçının aslı varken, çakma ve özensiz olanına itibar etmeyelim. Gerçek sanatçı; bir sessiz alemde, sizi ve dostlarını bekliyor. Bunu bilesiniz. Sanatçı ve aydının hasını anlatan bir Arif Nihat Asya şiiriyle bitirelim : "her kim ki bu halk için yazar, halkın olur; / aydınlatabildiyse eğer, aydın olur.../ muhtaç değildir eli, altın kaleme; / kullandığı her kalem onun, altın olur!” O kadar basit.
Şiir: “gel gel berû kim savm- u salâtın kazası var; /sensiz geçen zaman-ı hayatın kazası yok.” Nesimi

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık