• 26 Aralık 2019, Perşembe 17:15
HüseyinGazi Menteşeoğlu

Hüseyin Gazi Menteşeoğlu

Fındığın Başkenti Giresun'da, Fındık Üzerine Bir Araştırma (XVII)

Fındık dediğimizde benim aklıma ilk gelen isim Hasan Öğütçü'dür. Konu ne olursa olsun memleket meseleleri ile dertlenen ve Yeşilgiresun Gazetesi'ndeki haftalık başmakalelerinde, yıllarca fındık konusunu işleyen O'dur. Giresun'da fındık üzerine yazılmış nadir kitaplardan biri olan “Fındık Budama ve Gübrelemesi” de Hasan Öğütçü'nün fındık dünyasına en büyük armağanlarından biridir. Bu kitabın önsöz bölümünde düşüncelerini: 
“Fındık bölgelerinde zaman zaman yaptığımız gezilerde budama ve gübreleme işlerinin genellikle tekniğe uygun olarak yapılmadığını müşahede etmekteyiz.
Ocakların budanması çiftçilerimizin çok eski bilgilerine dayanmakta, gübrelenmesi ise birkaç senelik maziye sahip bulunmaktadır. 
Memleketimizde birim sahadan alınan mahsulün az oluşunda; bahçelerin tekniğe uygun olarak kurulmayışı ve yıllık bakım işleri arasında bilhassa budama ve gübreleme gibi iki önemli işlemin layığı ile yapılmayışı büyük rol oynamaktadır.  
Fındık müstahsillerinin elinde bu konuda pratik olarak yazılmış bir eser bulunmadığından, şimdiye kadar yapılan denemelere ve edindiğimiz tecrübelere dayanarak çiftçilerimiz için bu kitapçığı hazırladım. 
Müstahsillerimize bu konuda faydalı olabilirsem bahtiyarlık duyacağım. Mayıs 1969.” şeklinde ifade etmiş ve ziraat mühendisi olarak memleketine vefa borcunu da ödemiş oluyordu. (69)
Türkiye'de yetiştirilmekte olan fındıklara, budama, gübreleme, toplama ve kurutma açısından gereken teknik özen gösterilmese de, ürün çeşitlilik açısından büyük bir zenginliğe sahiptir. Bu çeşitlerin tamamı dünya ülkelerinde yetiştirilen fındıklara oranla daha kalitelidir. Güncel kaynaklarda; Acı, Allahverdi, Cavcava, Çakıldak, Foşa, Giresun Melezi, Ham Fındık, İncekara, Kalafat Yabanisi, Kalınkara, Kan, Kara, Kargalak, Kuş, Mincane, Palaz, Sivri, Tombul, Uzunmusa, Yassı Badem, Yuvarlak Badem gibi fındık çeşitlerinden bahsedilse de, Kemal Peker tarafından genel olarak onbeş çeşit üzerinde durulmuştur. 
Tombul fındık: Kabuğu ince, randımanı fazladır.
Sivri fındık: Kabuğu uzun ve yassıdır. İki çeşittir. Kara sivri, gök sivri.
Badem Fındık: Sivri fındıktan daha uzun ve yassıdır. İki çeşittir. Ham badem ve has badem.
Kara Fındık: Kabuğu kalın ve rengi esmerdir. Yağ bakımından oldukça düşüktür.
İncekara: Kabuğu ince, randımanı yüksek, iç bademlerinin bir kısmı ikizdir. 
Palas Fındık: Rengi koyu kırmızı, kabuğu çizgili, yağ oranı fazla ancak çoğu boş ve deliktir. 
Kan Fındığı: İç zarı kırmızı randımanı fazladır. Nadir bulunur. 
Foşa Fındık: Gayet iri, rengi parlaktır. Trabzon'da yetişir. 
Kuş Fındığı: İçi yağlı, randımanı yüksektir. Sadece Piraziz'de yetişir.
İkiz Fındık: İç bademi çift parçalıdır. Genellikle Ordu bölgesi ve Ünye'de yetişir. 
Ham Fındık: Kabuğu sert ve çoğunun içi boştur. 
Kargalak Fındık: Foşa fındığa benzer gayet iridir. 
Mehmet Akif Fındık: Akçakoca tombul fındığıdır. Bölgeye götüren kişinin adı ile anılır.  
Kalafat Yabanisi: Trabzon'da bulunur yabani bir cinstir. 
Mincane: Trabzon'un tombul yerli fındığıdır.
Yukarıda belirtilen fındık çeşitlerinin dışında yetiştirildiği bölge özelliğini taşıyan birkaç çeşit daha olsa da onların üretim miktarı dikkate alınmayacak derecede düşüktür. (70)
Hasan Öğütçü; kitapları, makaleleri ve şimdiki adı Fındık Araştırma Enstitüsü olan Giresun Bahçe Kültürleri İstasyonunda yaptığı 25 yıllık başarılı çalışmaları ile fındık dünyasına adını altın harflerle yazdırmıştır. Yukarıda bahsettiğimiz kitabında, üretim yapılan bölge ve üretilen fındığın çeşidi ne olursa olsun, daha kaliteli ve daha fazla ürün alabilmek için 17 maddelik bir tavsiye bölümü oluşturmuştur: 
1.Fındık bahçelerini setlendirilmiş arazilerde kurmalı ve bahçenin kuruluşunda toprağın iyi bir şekilde hazırlanmasına, fidan seçimine, baba çeşit bulundurulmasına dikkat edilmeli. 
2.Bu bahçelerde budama, gübreleme, hastalık ve haşerelerle mücadele işleri zamanında ve tekniğe uygun olarak yapılmalı. 
3.Dikilişinden itibaren 40-50 sene geçmiş olan fındık ocakları bir plan dâhilinde sökülerek tekniğe uygun olarak yeniden dikilmeli.
4.Fındık bahçelerinin içerisinde bulunan meyveli ve meyvesiz ağaçlar çıkarılmalı, arazinin başka bir yerinde ayrıca meyvelik ve orman kurmalı.
5.Taban suyu yakın olan arazilerde tefcir hendekleri açılarak bu sular akıtılmalı.
6.Budamayı son baharda girebi ile değil testere yâda makas gibi aletlerle yapmalı.
7.Ocakların altında fazladan dal ve filiz bırakılmamalı.
8.Meyilli arazilerden kesilen dallardan ocağın bir metre önüne çit yaparak akan toprağın burada birikmesi temin edilmeli. 
9.İyi bir gübreleme yapabilmek için toprak mutlaka tahlil ettirilmeli.
10.Sonbaharda Eylül-Ekim aylarında hayvan gübresi, fosforlu gübre kullanılmalı ve yeşil gübre tohumu ekilmeli.
11.Eylül-Ekim aylarında toprak kurtları ve cipsonoma haşerelerine karşı ziraat teşkilatının tavsiye edeceği ilaçlar kullanılmalı.
12.Fındık bölgesi bilhassa bahar aylarında yağışlı olduğundan azotlu gübreler süzek topraklarda Mart ve Mayıs aylarında iki defa verilmeli. 
13.Gübreler hiçbir zaman ocağın içine ve dibine değil, dibinden 40-50 cm uzakta, dalların uzandığı yere kadar serpilmeli ve muhakkak toprağa karıştırılmalı.
14.Mart-Nisan aylarında fındık gülü (kozalak)'a karşı kükürt, Mayıs ayında fındık kurduna karşı sevinli ilaçlar kullanılmalı, gövdesi delinmiş olan hastalıklı dallar sonbaharda kesildikten sonra hemen imha edilmeli, bahçede bırakılmamalı.
15.Hasadı, fındıklar tamamen olgunlaştıktan sonra, mümkünse yerden toplama sureti ile yapmalı, dalları sıyırmak sureti ile fındık toplanmamalı.
16.Harman yerini mevcutlardan biraz daha büyük, çok güneş alan yerlere, betondan yapmalı.
17.Fındığı iyice kurutmadan pazara getirmemeli, hava almayan yerlerde muhafaza etmemeli. (71)
Fındık tarımı açısından yukarıda belirtilen tavsiyeler, aradan geçen 50 yıllık süreye rağmen geçerliliğini ve güncelliğini hala korumaktadır. Kaliteli fındığın aynı zamanda ekonomik değerinin de yüksek olduğunu unutmamak gerekir. Tavsiyelere uyulması, fındıkta kaliteyi artırmada önemli rol oynayacaktır.
Fındık çeşitlilik açısından, birçok isimle anılsa da, Türkiye'de ve dünyada kalite açısından esas olarak iki ana sınıfa ayrılmaktadır. Bunlar; Giresun kalitesi ve Levant kalitedir. Birinci kalite fındık Giresun Tombul Yağlı fındığıdır. Türkiye'nin diğer illerinde ve dünyanın farklı ülkelerinde yetiştirilen fındıklar ise ikinci kalite olarak nitelendirilen Levant adını almaktadır. (72)  
 
Kaynaklar
Kaynak Kitaplar:
(69),(71), Fındık Budama ve Gübrelemesi,  Hasan Öğütçü, Yeşilgiresun Matbaası, Giresun, 1969, s 4, 42, 43
(70),(72) Fındık Tarihçe, Ta-rım, Kültür, Ticaret, İstihlak Ba-kımlarından, Kemal Peker, Yeşil-gireson Matbaası, Giresun, 1947,1948, s.80,81
Fotoğraflar
Hüseyin Gazi Menteşeoğlu Arşivi


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık