• 21 Kasım 2019, Perşembe 16:28
HüseyinGazi Menteşeoğlu

Hüseyin Gazi Menteşeoğlu

Fındığın Başkenti Giresun’da, Fındık Üzerine Bir Araştırma (XII)

    Yüzyıllardır fındıkla iç içe yaşayan Giresun’da, fındığın halkbilimdeki yeri küçümsenemez. 
Fındık imecedir. Fındık genç kızların çeyizidir. Delikanlının askerliği, damadın düğün parasıdır. Sonlamacı çocukların kara önlüğü, beyaz yakalığıdır. Fabrikada elleri nasırlı anaların ekmek parasıdır. Giresun fındık, fındık Giresun’dur. Bu denli köklü, bu denli hayatın içinde olan fındık, Giresun’a özgü sözlere, manilere ve türkülere de konu olmuştur. 
Fındıkla ilgili güzel sözlerden, unutulmaya yüz tutmuş birkaç örnek vermek gerekirse, aşağıdaki cümleleri sıralamak yerinde olacaktır. 
    “Her yıl kırk ocak fındık dikenin, ahirette yeri cennettir.”
    “En önce dikilecek ağaç fındıktır, en sonra da yine o…”
    “Her gün bir avuç fındık yiyende, lokman hekim dert aramış da bulamamış.” (37)
“Fındık yiyen satandan karlıdır.”
            “Fındık ağacının yazın gölgesi, kışın ateşi tatlıdır.” (38)

Giresunlu naziktir. Giresunlu kıymet bilir. Giresunlu sevdası için can verir. Hasret dolu manilerde, duygu yüklü türkülerde, sevdanın büyüklüğünü o küçücük fındığa sığdıracak kadar da kıvrak zekâlıdır. Giresunlu, sevdası ile bırakın bir dilim ekmeği, fındığı bile bölüşecek kadar ince ve duyguludur. Muzaffer Sarısözen tarafından derlenen bir Giresun Türküsünde Osman Kalyoncu’nun dizeleri şöyledir.
“Bir fındığın içini,
Yar senden ayrı yemem.
Bugün gördüm yârimi,
Öldüğüme gam yemem.
Aldır aslanım aldır,
Al yanakların baldır,
Kınalı ellerinle,
Beni uykudan kaldır.” (39)
İçinde fındık kelimesi geçen farklı türkülerimizden örnek dörtlükler ise şöyle sıralanabilir.
Giresun’da kayıklar,
Kızlar fındık ayıklar,                            
Sevenler sevdiğini,                                 
Gece gündüz sayıklar.  
----------
Bu yıl fındık çok oldu,                           
Doldu serenti doldu.                               
Ne yapalım sevdiğim,                             
Bize Allah’tan oldu.      
----------
Çıkma fındık dalına,
Düşersin sırganlığa,
Fistanımı kestirdim,
Koydum ceviz sandığa.     
----------
Bu yıl fındık çok oldu,                           
Doldu serenti doldu.                               
Ne yapalım sevdiğim,                             
Bize Allah’tan oldu
----------
Giresun’un içinde,
Yeşil fındık bahçesi,
Vurdular Feride’mi,
Yere düştü bohçası.
----------
İn dereye dereye,  
Kuru fındık bulursun.
Yalvarırken al beni,
Sonra pişman olursun. (40)
        
Giresunlu, yürümenin bile neredeyse imkânsız olduğu dik yamaçlarda, olumsuz hava şartlarında, fındığı imece usulü toplamayı, gavsak ayıklamayı, seçmeyi ve kurutmayı zevkli hale getirmek için türküler ve maniler söyler. Halk edebiyatımıza ve musikimize bu kadar malzeme olmuş başka bir ürün daha yoktur. Sevdaların ve hasretlerin fındıkla anlatıldığı türkülerde kullanılan fındık manileri saymakla bitmez. 
Ancak bu manilere ulaşmak gün geçtikçe zorlaşmaktadır. Dönemi ve dörtlükleri bilen yaşlılarımız araştırmacılarla, akademisyenlerle buluşamadan bildiklerini, dinlediklerini aktaramadan aramızdan ayrılmaktadır. Bu da yok olan kültür, yok olan miras demektir.  
Her bir kıtasını kültürel miras olarak gördüğümüz bu manileri, tekrar gündeme getirmek ve yazı dizimizi renklendirmek amacıyla küçük bir kısmını sizlerle paylaşıyorum. 
Giresun dedikleri,                                
Fındıktır yedikleri.                              
Hiç aklımdan çıkmıyor,                      
O yârin dedikleri
                                
Fındığımı iç ettim,
Giresun’dan göç ettim.
Oğlan senin yüzünden,
Evi barkı hiç ettim.

Kalın fındık dalından,  
Kömür yaparım kömür.
Yakında kavuşuruz,   
Mevla’m verirse ömür.

Fındık daldan asılsın
Halam kızı nasılsın
İkimizin sevdası,
Gazeteye basılsın.

Fındık toplarım daldan,       
Yârim geçiyor yoldan.    
Gel seni bir öpeyim,
Dudağındaki baldan.   
                        
Fındık dalda el değmez,
Sevdalı siyah giymez,
Bu gönül seni sevdi,
Sultanlara baş eğmez.

Giresun’un fındığı,
Yüklenir limanından.
İnsan hiç ayrılır mı?
Sevdiğinin yanından. (41)

Kaynaklar
Kaynak Kitap:

(37)Fındık Tarihçe, Tarım, Kültür, Ticaret, İstihlak Bakımlarından, Kemal Peker, Yeşilgireson Matbaası, Giresun, 1947,1948, s. 32

(38),(40),(41), Giresun Halkbilimi, Ö. Erden Menteşeoğlu (Yayımlanmamış)  

(39) Bir Fındığın İçini
Yöre         : Giresun
THM repertuar sıra no: 586
Veren         : Osman Kalyoncu
Derleyen         : Muzaffer Sarısözen
İnceleme tarihi: 15.03.1974

Fotoğrafar:
Hüseyin Gazi Menteşeoğlu


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık