• 03 Ekim 2019, Perşembe 16:37
HüseyinGazi Menteşeoğlu

Hüseyin Gazi Menteşeoğlu

Fındığın Başkenti Giresun’da, Fındık Üzerine Bir Araştırma (V)

    Türkiye Cumhuriyeti Devlet Arşivleri Başkanlığı, Osmanlı Arşiv Belgeleri’ne baktığımızda; fındık, fındık üretimi, fındık iç ve dış satımı, fındık kaçakçılığı, fındık hırsızlığı, fındık üzerinden alınan vergiler, fındık bahçeleri… ve fındık fidanlarının civar illere gönderilmesi ile ilgili yüzlerce evrak bulunmaktadır. Yurtdışına kaçırılmaya çalışılan fidanların yanında, resmi yazışmalarla çevre iller tarafından istenilen fidanlar kimi zaman gönderilmiş, kimi zamanda çeşitli bahanelerle bu istekler göz ardı edilmiştir. 
    DH.MKT.1279.22.0 numara ve H-14.07.1326 tarihli belgede İzmit Mutasarrıflığı tarafından Adapazarı ve Karasu’ya istenilen Giresun fındık fidanları bölgenin bazı köylerinin sel sularından kurtarılması düşüncesini taşırken, DH.MKT.2614.17.0 numara ve H-27.08.1326 tarihli belge ile bu talep, dikim zamanı olmadığından fidan gönderiminin gelecek mevsime ertelenmesi cevabını almıştır. 
    BEO..2939.220358.0 numara ve H-17.09.1324 tarihli belge ise Sinop ve Kastamonu merkez sancakları arazisine dikilmek üzere Giresun’dan fındık fidanı gönderilmesi (Orman ve Maadin ve Ziraat 227058) talebini içermektedir.   
    Ulaştığım önemli belgelerden biri ise, komşumuz Ordu ile ilgilidir. H-05.12.1311 tarih ve Y..PRK.UM..30.8.0 numaralı belgede “ Ordu kazasında pirinç ekiminin yasaklanması ve yerine faydalı bir mahsul olan fındık yetiştirilmesi” talimatı bulunmaktadır. 1894 yılına tekabül eden bu evrak aslında çok yakın iki ili olmamıza rağmen yüzlerce yıldır Giresun’da var olan fındığın Ordu’da doğal yollardan yetişmediğinin de delilidir. 
Son günlerde fındıkla ilgili her platformda karşımıza çıkan, hem fındığın başkenti hem de fındık üretiminin merkezi olarak lanse edilen komşumuz Ordu, aslında fındık tarımıyla en geç tanışan şehirlerimizden biridir. Ordu’yu fındığın başkenti ve üretim merkezi ilan edenlere aslında en güzel cevabı yine Ordu Belediyesi tarafından yayımlanan ve İbrahim Dizman’ın kaleme aldığı 20. Yüzyılda Ordu (1900-1999) adlı kitap vermektedir. Dönemin gazete haberlerinden derlenen bilgilerle dolu olan kitapta, 1900 yılı konu başlığında, fındığın o yıllarda Giresun yöresine özgü bir ürün olduğu belirtilmektedir.  
“1850’lerde Gülyalı, Mustafalı, Kestane, Alibey ve Sayacabaşı yörelerinde yetiştirilmeye başlanan fındık, yeni yüzyılda Ordu’nun diğer kesimlerinde de yaygınlaşmaya başladı. Yüzyıllardan beri Giresun’da bilinen ve yetiştirilen fındık, sadece o yöreye özgü kabul ediliyordu. Ordu’da Türkler çiftçilikle, sebze, meyve yetiştiriciliğiyle, hayvancılıkla uğraşırken, Rum ve Ermeniler daha çok ticaretle ve küçük imalatla uğraşıyordu. Ancak yüzyılın başında Avrupa’da çikolata sanayisinde fındığın kullanımının artması, Avrupalı tüccarların Ordulu tüccarlar aracılığı ile fındık talebinde bulunması, bu ürünün yaygınlaşmasına neden olacaktı. ” (17)
Bununla birlikte 1900 yılı içinde yer alan başka bir haberde ise “Yörede buğday yetişmemesi nedeniyle, kentin gereksindiği ekmeklik un Romanya ve Rusya’dan gemilerle getirilmekteydi. Bu ülkelere de deri, yumurta ve çok az miktarda fındık satılıyordu” ifadelerinin yer alması Ordu’da o yıllarda fındık üretiminin olmadığının bir kanıtıdır. (18) 
Yine aynı eserde 1901 konu başlığı altında ise “ Birkaç yıldır kıyıya yakın köylerde üretilen fındık, Ordu yöresinin temel geçim kaynaklarından biri haline gelmeye başladı. Fındığın Romanya ve Rusya’ya yüksek fiyatla ihraç edilmesi, Orduluları bu yeni ürüne yöneltti. İç kesimdeki köylerde de fındık bahçeleri oluşturulmaya başlandı.” haberi yer almaktadır. (19)
    Yukarıdaki açıklamalar, fındık fidelerinin Ordu’ya da Giresun’dan gönderildiği tezini kuvvetlendirmektedir. Ordu’da büyük alanlarda pirinç çeltiği ekimi yapılması, sivrisinek ve sivrisineklerden kaynaklanan hastalıkların artmasına neden olmuş ve Belediye Başkanı Felekoğlu Süleyman Ağa bu alanların kurutulması ile ilgili önemli çalışmalara imza atmıştır. Ordu sahil bölgesindeki sazlık alanların kurutulması yönünde yapılan bu çalışmalarda fındık ekimi önemli rol oynamıştır.   
    Bu bilgi ve belgeler ışığında akla gelen ilk soru şu olmalıdır. Osmanlı’dan bu yana neden fındık fidanları sadece ve sadece Giresun’dan istenilmektedir. Fındığın başkenti ve üretim merkezinin neresi olduğu da işte bu sorunun cevabında saklıdır.  

Kaynaklar
Kaynak Kitaplar:
(17) (18) (19), 20. Yüzyılda Ordu (1900-1999), Ordu Belediyesi Yayınları, İbrahim Dizman, , Ordu, 2010 (2. Baskı), s.15,16,17
Fotoğraflar
Hüseyin Gazi Menteşeoğlu Arşivi    


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık