• 21 Nisan 2017, Cuma 16:40
HayrettinGünay

Hayrettin Günay

ZEKİ KURUCA'NIN KÜNYESİ
 Tirebolulu ozan Zeki Kuruca'nın tüm yapıtları elimizde. Dosyasında belirlediği adı, yayıncı "yasakmeyve" oylumla yapıta ad olarak vermeyi uygun bulmuş: "Elin kapıları".
"Elin kapıları" deyiminin yöremizde yaygın kullanıldığı düşünülürse,1928 doğumlu Ze­ki Kuruca'nın çocukluğuna, çocukluğunu geçirdiği topraklara değin anılara gönderme ol­duğu çıkarılabilir.
Kuruca'nın iki perdelik oyunuyla tüm şiirlerini kapsayan yapıt 500 sayfaya yakın. Ya­pıtın bölümlerini Kuruca'nın dosya notlarıyla, yayıncının eklemeleri oluşturmuş.
İlk bölüm "elin kapıları".1956 notuyla oluşmuş. Ozanın ilk dönem ürünleri. İkinci bö­lüm "şiir yıllıklarında yayımlananlar". Yeşilgiresun'da geçtiğimiz Cumartesilerin birin­de yayımlanan "Tirebolu'yu Özlemek"te anmıştım. Kuruca'nın kimi şiirleri Varlık Yıllık'rına girmişti. Bu bölüm o şiirlerin toplamı.
"elin kapıları"nın üçüncü bölüm başlığı" künyem".
Okuma alışkanlığı edindiğim 1960'lı yıllardan beri yazarların, ozanların yaşam öykülerini öğrenme dürtüsü giderek güçlenmiştir bende. Tüm şiirlerini sindire sindire okudu­ğum, şiir güzelliklerimi kanatlandıran birçok ürünle karşılaştığım Zeki Kuruca "künyem de dizelere dökmüş yaşam öyküsünü:
"Babam Yunus, anam Sıdıka/Doğum yerim Tirebolu/Boyadım Kuruca/Lakabım Abbasoğlu//Doğum tarihine gelince/Üzüm ayının yirmisi/Binüçyüz otuz sekiz/Cuma günlerin iyisi.//Yürümeye başlayınca/Yürür gidermişin/Kasabanın dışına/Gece yatağa işermişim.//Kale'de oldu sünnet düğünün/Mallaç nene okuduydu/Ya da başkası/Gün: 0 günüm.//İlk-orta-lise/Sonra Mül­kiye mektebi/Elimden tutmadı benim/Devletten başka kimse//Sonra devlet hizmeti/Bitti diyemem borcum/Temmuz bin dokuz yüz yetmiş dört/İsteğimle emekli oldum.//'Balığı çok severim/ Bir de karımı/Canımdan ayıramam/Canım çocuklarımı//Burada sözü keselim/Bu kadar değil künyem/ Son olarak yazalım/Künyem: Renim Türkiyem. "
Dört bölüm daha var Zeki Kuruca'nın yaşam öyküsünde. Onlar dörtlük biçimiyle değil.
9.,10.,11.,12. bölümler düzyazışiir biçimli. 9.da önünde gidin çocukluğunun düşlerini ya­şıyor. İncir ağaçlarına tırmanış, fındık bahçelerinde onu gözleyiş... 1O.da kumlarda oynayış, denize sevinçle dalış, balıklar gibi derine... 11.de ilk şaşkınlığı... Fındık bahçeleri, iki öğretmen, menekşeler... 12.de olayların geçtiği Tirebolu. Sonra oralardan kopuş, İstan­bul, minareler, Haydarpaşa, geride bırakılan kardaşlar, az ağlamaklı çok mutlu...
Ozanların dizelerine girer anılar, yaşanılan topraklar. Oralar anılarak yazının sonsuz­luğunda yer edinir dereler, yollar, topraklar, çamurlar, köyler... 1.1.1983'te yazılan Bade­nin Bayırı bu tür ürünlere örnek:
"Yurdumun toprağı çamur/Kepekle karışık hamur/Bazı yörelerinde hiç/Bazı yörelerinde dinmeyen yağmur .//Yağmurda yürüyüp giderken/Saat belki sabahtan da erken/Hamal gibi bulutları/Taşıyorum sırtımda/O kadar dik ki Bada Bay irs/Esen rüzgar ve yelken/Beni götü­rüyordu yukarı.//Bu yolu ben yapmıştım/Dedemin ve babamın hayrına/Kolay çıkılsın diye Kolay uçulsun diye/Ev yolu ben yapmıştın/Bada bayırına./
Zeki Kuruca'nın "Tirebolu Sevdaları" şiiri çok yönlü gördermeleriyle imgeleriyle çok kez, gün geçtikçe okunası şiirlerden:
"Tirebolu sevdaları/Fındıklı ve menekşelidir/Karları eriten ılık rüzgarlar/Açar kapa­lı kapıları kalplerin/Uzanan doğanın sıcak elidir/Hemen yeşerir bahçeler, bayırlar.// Kimseler bilmez/Menekşeler bilir sevdaları/Titreşirler yerinden kopartılırken/Beyaz ger­danlara takılırken/Gebe bırakır sıcak toprakları/Şarap ve pekmez.//'Tirebolu sevdaları bitmez/Yeşerir durur fındık bahçeleri/Türküyle dolar çeyiz sandıkları/Bitmez ümitleri geleceğin/Güzelleşir dallarda çiçekleri/Seven, sevilen bilinmez.//Sonra ud ve keman sesle­ri/ Sevda yaratan İstanbul şarkıları/Hüzzam dolu eski plaklan/Ve sahibinin sesi gramofon/ Gittikçe artan ahlar vahlar /Ve ince hastalık ve acı son."
Yöremizde yetişenler şiirlerinde, yazılarında imeciye, horana değinirler. Yaşam biçimin geçmişte üretimsel yürek çırpınışlarıdır bunlar. Horana da horan derler yöremizde. Zeki Kuruca'nın dediği gibi: "imece/birlikte sizlerle/harmanlarda horan"...
Hangi şiirden tat alırsanız alın yüreğinizi, beyninize dokunacak ürünler var Zeki Ku­ruca'da. "Künyesinde" Tirebolu yazmasına bakmayın; yerel, ulusal, evrensel var onda. Bizi anlatıyor. Onu okumak için geç kalmadınız. Haydi...

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık